SAĞLIKLI YAŞA, SAĞLIKLI YAŞLAN

Body: 

Her şeyin başı olan sağlımızın, bireysel olmaktan çok, tüm toplumu ilgilendiren bir konu olarak ele alınması gerekir. Yani evde yalnız olduğunuz bir anınızda başınız ağrıyorsa, gripseniz, migreniniz varsa ya da tansiyonunuz yükselmiş se, bu tek başınıza sizin kişisel bir sorununuz değildir ve toplumsal bir problem olarak algılanmalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü 1948 yılında, DSÖ Anayasası'nın yürürlüğe girdiği 7 Nisan gününü her yıl tüm Dünya’da "Sağlık Günü" ve izleyen haftayı ise DÜNYA SAĞLIK HAFTASI olarak ilan etmiştir. Bu haftanın amacı, sağlık bilgisinin ve yardımının geniş kitlelere ulaştırılmasıdır. Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütü her yıl, güncel bir konuyu gündeme getirerek çözüm yolları ve önerileriyle birlikte tüm Dünya'da etkinliklerinin yapılmasını teşvik etmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü bu yıl "Sağlıklı Yaşa, Sağlıklı Yaşlan" sloganıyla yaşlanan nüfusun hızla artmasına ve değişen sağlık ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlamıştır.
1998 yılından bu yana Dünya’da yaşlı nüfus, çocuk nüfusunu geçmiştir. Ortalama yaşam süresinin uzaması ile birlikte yaşlı nüfusun ve kronik/dejeneratif ve yaşlanmaya bağlı hastalıkların ve buna bağlı olarak yeni ve daha önce pek karşılaşılmamış sorunların gündeme gelmesi, yaşlılık dönemindeki sağlık hizmetlerinin nitelik ve nicelik anlamında biçimini ve önemini artırmıştır.
Artık günümüzde insanlar, haklı olarak uzun yaşamanın yanında, ömür boyunca zinde kalmak, kolay hastalanmamak, kısacası sağlıklı yaşlanmak istiyorlar. Şüphesiz ki çok yaşayıp genç kalmak herkesin istediği birşey. Peki bunun için neler yapmak lazım ?
Sağlıklı ve uzun yaşabilmek, bir çok kişisel ve çevresel özelliklere bağlıdır. Önce çevresel faktörleri ele alalım.
Fruktozuyla, GDO lu besinleriyle, soluduğumuz endüstrial havasıyla ve her halükarda bünyemize aldığımız kimyasallarıyla uzun ve sağlıklı yaşamanın nasıl mümkün olacağı bir muamma...
Her anlamda doğaldan uzaklaşan, artık hemen hemen yapay bir atmosferde yaşayan bizler için tek silahımız “bilgi” dir. Hastalıklara yol açan ortamlar ve hastalıkların belirtilerine karşı bilinçli ve bilgili olmak oldukça önemlidir. Bedenimiz, çevremiz, Dünya'mız ve Evren'imiz hakkında edindiğimiz her bilgi zerresi bizi sağlıklı yaşayıp, sağlıklı yaşlanmakta bir adım öteye taşıyacak; bu da kişiye her hangi bir olumsuz durumda bir an önce müdahale edilmesini ve hastalıkların daha başlangıç aşamasında veya başlamadan bertaraf edilmesini sağlayacaktır.
Öte yandan uzun ve sağlıklı yaşamayı etkileyen bireysel faktörlerin başında genetik mirasımız gelmekle birlikte, bunu gereğinden fazla abartmamak; genlerimizi her şikayetimiz için suçlamaya son vermek gerekir. Unutmayın, yaşam biçimimiz bu genlerin etkili olup olmamasında büyük rol oynamaktadır. Bilimsel araştırmalar, hastalıklı gen taşıyan nice canlının uygun ortam ve gerekli düzenlemeler ve müdahalelerle uzun ve sağlıklı bir ömür sürdüklerini göstermektedir.
Bir şeyin değerini elden gitmeden anlamak zordur. Bilinmelidir ki sağlık konusunda, hiçbir şey için, özellikle sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirmek için asla geç değildir. İnsan 60 inde, 70 inde, 80 inde, 90 ında olabilir; önemli olan kalan ömrünü daha da sağlıklı ve kaliteli yaşamasıdır. Böylelikle kronik hastalıkların gelişme riski de azalmış olacaktır.
Tıp bilimi sadece hasta insanları iyileştirmeye çalışmaz, hasta olmadan yaşamak için neler yapılması gerektiğini de araştırır. Bu misyonun bir gereği olarak Dunya Sağlık Günü mesajı olmak uzere “UZUN ve SAĞLIKLI YAŞAMA SANATI” na dair temel kuralları hatırlatalım:
Daha uzun yaşamak ve genç kalmak için temizliğe önem veriniz. Bedenimizin, kullandığımız eşyaların ve yaşadığımız yerin temiz olması çok önemlidir. Sağlığın en büyük düşmanı mikroplardır. Kirli ve pis ortamlarda daha çabuk üreyip çoğalan mikroplar, temas ile, soluduğumuz hava ile, ya da yediğimiz yiyecek ve içeceklerle vücudumuza girerler.
Erken yatın. Gece yarısından evvelki saatler hücre yenilenmesi için en uygun zamandır. Sağlıklı yaşayabilmek için bol bol ve düzenli uyumalı ve vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besinleri almalıyız.
Alkollü içki tüketmek ve tütün kullanmak sağlık için zararlıdır.
Mevsim ve atmosfer şartlarına göre giyinmeli, gerekli miktarda ve sağlıklı su tüketmeliyiz.
Havasız ve güneş girmeyen yerlerde bulunmamalı, her gün en az 1 saat güneş ışığı görmeliyiz.
Bir sağlık sorunumuz olduğunda gecikmeden bir doktora gitmeli, verilen ilaçları doktorun tavsiyesine göre almalıyız. Bilinçsiz ve kontrolsüz ilaç tüketiminin de sağlığı bozduğu unutulmamalıdır.
Mutlu, huzurlu ve stresten uzak bir yaşam tarzı, hastalık riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Kendi sağlığımızı koruduğumuz gibi, çevre sağlığına da önem vermeliyiz. Yerlere tükürmemeli ve çöp atmamalıyız. Zararlı sinek ve mikrop ve parazitlerin üremesini kolaylaştıracak ortamları oluşturmamalıyız.
Bir insan kaç yaşında olursa olsun egzersiz yapabilir, yapmalıdır da... Fiziksel aktivite kan basıncını, kiloyu ve stresi yönetmede etkilidir. Günlük olarak rahatlama hareketleri yapmak kasları, kemikleri güçlendirir; bunama riskini azaltır. Yaşlı insanlar için özellikle yürüyüş ve kararında yapılacak bahçe işleri iyi birer egzersizdir. Yoga ve bunun gibi günlük rahatlama hareketleri, kişinin kendisini daha esnek ve rahatlamış hissetmesine yardımcı olur.
Doğru besinleri tüketmenin ve egzersizin kiloyu sağlıklı bir seviyede tutmada önemli rolü vardır. Beslenirken taze meyve ve sebze tüketimine ağırlık vermek, bağışıklık sistemini güçlendireceği için obezite, diyabet ve kanser görülme riskini de azaltacaktır. Omega-3 yağlarını içeren balıkları haftada en az iki kez yemelidir.
Hastalıklara karşı önleyici önlemler alınmalıdır. Mevsiminde grip aşısı olmayı ihmal etmeyiniz. Belli bir yaştan sonra erkekler prostat, kadınlar meme ve rahim boynu, hem erkek hem de kadınlar cilt, akciğer, tiroid ve bibrek kanseri riskine karşı gerekli tarama tetkiklerini yaptırmalıdırlar.
Sosyal olun ve bol bol gülün. Gülmek bağışıklık sistemini sağlamlaştırır, motivasyonunuzu yükseltir. Yapılan araştırmalarda iyimser ve maneviyatı yüksek kişilerin daha stressiz bir yaşam sürdükleri, kronik hastalıklara daha az yakalandıkları saptanmıştır. Olumlu düşünün. Pozitif insanlarda kalp hastalıkları riski ve bu hastalıklara bağlı ölüm oranları daha azdır. Yale Üniversitesi'nin bir araştırmasında, değişen şartlara çabuk adapte olanların daha doyumlu ve mutlu bir hayat yaşadıkları gösterilmiştir.
Her gün bir bilmece çözmek gibi beyin ve zihin jimnastiğini ihmal etmeyin.
Sağlıklı olmanın değerini bilmek için yaşlanmayı beklemeyin!

Doç. Dr. Şeref Barut
serefbarut@yahoo.com

Add new comment

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact