SONSUZA DEK YAŞAMAK: U-276

Body: 

Yıl 1993.
San Francisco’da, Beyin Tümorleri Araştırma Merkezi’nin 2’inci katında laboratuarda oturuyorum.
Elimde, flask tabir edilen, orta büyüklükte ciltli bir kitap boyutunda, dikdörtgenimsi şeffaf kutucukta, pembe bir sıvı içinde U276 kodlu, insan beyninden alınmış canlı tümor hücreleri var.
Kitap rafından, etiketinde U276 yazılı geniş klasörü alıyorum. İçindeki formda, elimde tuttuğum canlı insan hücrelerinin, yaklaşık 13 yıl önce habis beyin tümörü ameliyatı yapılan ve 5 ay kadar yaşadıktan sonra ölen 65 yaşlarındaki bir hastaya ait olduğu yazılı.
1993 yılında, araştırma laboratuarında, elimde canlı insan hücreleri flaskı ve o tarihten 13 yıl önce ölmüş bu insanı düşünüyorum..
Bir cenaze evinde gayet güzel bir tören yapıldığını, sevenlerinin üzüntü içinde taziyeye geldiklerini, yakınlarının toplumsal gelenek ve göreneklerin gerektirdiği seromonileri tamamlayıp, son görevlerini yapmanın verdiği huzur içinde kendisini toprağa verdiklerini yada yakıldıktan sonra küllerini bir kavanozda sakladıklarını hayal ediyorum.
Ama ölümünden 13 yıl geçtikten sonra bile, hala o insana ait, onun DNA’sını taşıyan hücrelerin canlı olması bana inanılmaz geliyor.
Artık 2011 yılındayız. Ve geçen gün önemli bir beyin cerrahisi dergisinin yeni sayısında bir bilimsel araştırmanın sonuçlarını okurken, söz konusu incelemelerin U 276 doku kültüründe yapıldığına ait kaydı görüyorum.
Benim eski dostumun beyin hücreleri aradan 18 yıl, ölümünden 31 yıla yakın bir sure geçtiği halde bir kutucuğun içinde şuursuz, bedensiz, organsız, ruhsuz bir şekilde ama hala yaşıyor.
Flaskları içinde, beslenmesi için gerekli amino asitler ve ısı vb. fiziksel ve kimyasal ortam temin edildiği ve her 2-3 gün içinde süretle çoğalan hücrelerden belirli sayıdakileri yeni kutucuklara aktarıldığı sürece sonsuza dek yaşayacak.
İşte bu noktada aklım karışıyor..
Sonsuza dek yaşayabilen insan hücresi ne manaya geliyor?
Üstelik bu bir beyin hücresi.. Beyinde yerleştiği konuma gore düsünmemizi, şahsiyetimizi, davranış natürümüzü, sosyal pozisyonumuzu, hafızamızı, kaabiliyetlerimizi, hormonlarımızı, fiziksel aktivitemizi, gülmemizi, ağlamamızı, oturmamızı, koşmamızı, aşık olmamızı, görmemizi, dengemizi, karar vermemizi sağlayan beynimizin asal birimi, bir plastik kutudaki pembe sıvı içinde sonsuza kadar yaşayabilen bir nöron….
Sizce bu eski dostun ruhu nerdedir şimdi? Sizce kendi bedenini terkettiği an, ne zamandı??
Yoksa hala Beyin Araştırma Merkezinin plastik flaskları arasında sonsuza kadar bekleyecek mi?

Doç. Dr. Şeref Barut (serefbarut@yahoo.com)

Yazarin arşivi:
Varlik yada Yokluk
Yalın ve Temel Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

Add new comment

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.
CAPTCHA
Robot degilseniz lütfen şu iki kelimeyi yazınız kutuya.

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact