Şeker fabrikalarının yerine neyi koyacaksınız?..

SON günlerde dünyadaki değişiklikler oldukça sırıtmakta. Kuzey ve güney iklimleri yolunu şaşırmışken... Atlantik ötesi ülkelerin ekonomik donanımları gün geçtikçe kriz üzerine kriz yaratıyor. Çelik ürünlerine yapılan olağanüstü zam farkıyla ihracat ve ithalata büyük satış darbesi vuracak olan hamleler batıdan geldikçe, Doğu bloku ülkelerin dolar baskısına karşı direnmeleri, sanayi kollarını genişletmeleriyle nefes buluyor. Veya bulmaya çalışılıyor. Bizde ise durum bunun tam tersi işliyor. “Neden?..” diye sorulduğunda, hemen akla Türk kelimesine olan karşı duruş... Atatürk’e olan kin ve nefret... Türk bayrağına olan sevgisizlik... Ve sonuç olarak da İstiklal Marşı’mıza olan eleştiriler geliyor... Bunların hepsi insanın kanına dokanıyor...

ŞEKER FABRİKALARINI SATMAK MAHARET GİBİ GÖSTERİLEMİYOR... ÇÜNKÜ EKONOMİK OLARAK ONUN YERİNE KONULABİLECEK DEVASA YAPILARIN PROJESİ VE MALİYET PLANLARI DAHİ YOK... Türkiye’nin dört bir yanını saran şeker fabrikaları öylesine ekonomik ki, sağlığa olan katkısının da inkâr edilemeyecek kadar duruşu da sergilemekte. Vatandaşın alım gücüyle şeker fabrikalarında çalışanların dengeli hayatı sürdürmeleri bir o kadar birbirine girmişken... Esnafın ve çarşı pazar ekonomisinin önemi, bu fabrikalarla tavan yapma durumunda eğilim kazanmıştır. Tabii sadece bunlar da değil. Köylümüzün ve çiftçimizin toprak mahsüllerini iyi değerlendirerek şeker pancarı üretmeleri, ülke ekonomisinin ayrı bir kuşağını oluşturmakta iddialı olarak bugüne kadar gelmişken, aniden “Şeker fabrikalarını özelleştireceğim” diyen iktidarın halkıyla böylesine inatlaşmasındaki nedeni bir türlü göremiyorsunuz. Zaten göstermek de istemiyorlar. Öyle ki, binlerce esnaf, binlerce köylümüz, binlerce kamyon işletmecileri ve binlerce traktör araç ve gereçleri sırf şeker pancarından ekmeğini çıkarırken... Bu ekonomik sistemin kapısına anahtarı vurursanız, bunun adına intihar etmek derler. Ama bunu doğru dürüst açıklayamayan iktidar partisinin yetkilileri, sadece zamana oynamakta... Hatta şeker fabrikalarının yerine ekonomik açıdan daha büyük fabrikalar kurmanın derdine düştüklerini dahi göremiyorsunuz. Ne bir proje var... Ne bir maliyet raporu ve ne de istihdam çalışmaları. Ama konu özelleştirme olunca hemen fabrikayı satmanın getirisini tahmin edecek kadar kâğıt üzerinde çalışmaya koyuluyorlar. Fakat problemlere karşı herhangi bir istihdam projesini asla göremiyorsunuz. İşte bunun adına da hükümet özelleştirme diyor.

BAŞBAKAN SATMAK YOK DİYOR... 5 SENE ÇALIŞACAK DİYOR... PEKİ 5 SENE SONRA NE OLACAK?.. DENİLDİĞİNDE, VERECEK CEVAP PEK DOYURMUYOR... AMA SATIŞI KAFAYA TAKMIŞLAR... Şeker fabrikaları Cumhuriyet’in en büyük kalesi... Devasa yatırımlar... Hem köylü için... Hem esnaf için... Hem işçiler için... Ve hem de ülke ekonomisi için... Adeta bir döner sermaye misali... Fakat bütün bunların yanında Başbakan Binali Yıldırım, yeri doldurulamayacak bir ürüne sahip olan şeker fabrikalarının kârını açıklayamıyor. Sadece zarar üzerinden giderek kapatılması gerekliliğine ağırlık veriyor ama bir zaman sonra da, “Kapatmyoruz, sadece 5 sene daha çalışacak” diyerek ekonominin beline hançeri saplayıveriyor. Oysa o fabrikalarda on binlerce insan ekmek yemekte. İşçiler ve köyler sırf bununla ekonomilerinin çarkını döndürmekte. Bu şüphelerden yola çıkıldığında gözler yine Başbakan’a çevrilince, verdiği cevap şu oluyor: “Bu özelleştirmede bütün çalışanların hakları sonuna kadar korunuyor. Fabrikasında 5 yıl çalışma garantisi var. Bu tercihi çalışanın kendisi yapacak. Bu fabrikalar en az 5 sene üretim yapacak. Kapatılmayacak. Fabrikaların değerli arsaları var, satılıyor iddiaları da külliyen yalandır. Bunun doğrusu, fabrikanın ihtiyacı kadar arsa verilecektir. Ayrıca bir fabrika üretim yapmazsa teminatı nakde çevrilecek ve devam edilecek. Şeker fabrikaları özelleştirilince kapatılacakmış, şeker pancarı üretimi yok olacakmış, azalacakmış. Bütün bunlar yalan dolan. Buradan açıkça söylüyorum. Bu fabrikalar daha fazla kapasiteyle çalışacak, daha çok pancar üreticimiz bu işten yararlanacak...” Peki Sayın Başbakan madem ki “Şeker fabrikaları özeleştirilince kapatılmayacak” diyorsunuz... O halde, neden kâr eden fabrikaları satışa çıkarıyorsunuz?.. Mutlaka buralara dokanmalı mısınız?.. Cumhuriyet’in kalesi diye adlandırılan bu fabrikalara, sırf adında “Cumhuriyet’in fabrikaları” olduğu için mi satmak mecburiyetindesiniz?..

BİR ARA BAZI YETKİLİLER, “ŞEKER FABRİKALARI ZARAR EDİYOR. ONUN İÇİN SATIYORUZ” DEMİŞTİ... ZARAR EDEN FABRİKA UCUZA GİDECEĞİNE GÖRE, BÖYLESİNE HATALI BİR ÖZELLEŞTİRMEYİ NASIL YAPARSINIZ?.. Hükümet “Şeker fabrikaları zarar ediyor”dan yola çıkarak özelleştirme çalışmasına yönelik karşı cevap olarak Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, yaptığı yazılı açıklamada, şeker fabrikalarının zarar değil kâr ettiğini söyleyerek şunları eklemişti: “Türkşeker'in kamuoyuna açıkladığı 2016 faaliyet raporunda 25 şeker fabrikasının 28,2 milyon TL, şeker enstitüsünün de 2,7 milyon TL olmak üzere toplam 31,9 milyon TL zarar edildiğini söylüyor... Evet ama bu zararda çalıştırılmayan Ağrı, Alpullu (Kırklareli), Çarşamba (Samsun) ve Susurluk (Balıkesir) fabrikalarının payı çok büyük ve toplam 90,5 milyon TL'dir. Çarşamba ve Susurluk Şeker Fabrikaları 2011/2012, Alpullu Şeker Fabrikası 2013/2014 ve Ağrı Şeker Fabrikası 2014/2015 üretim yılından itibaren çalıştırılmamıştır. Çalıştırılmayan bu dört fabrika hesabın dışında tutulduğunda şeker enstitüsü dahil 21 fabrikanın kârı 103,3 milyon TL, zararı ise 44,7 milyon TL'dir. Sonuçta, sadece çalışan fabrikalar ve şeker enstitüsü üzerinden yapılan hesapta Türkşeker'e ait şeker fabrikaları 2016 yılında 58,6 milyon TL kâr etmiştir, zarar değil!..” Bu ne demek derseniz, çalıştırılmayan şeker fabrikalarının zaten zarar değil, kapısına kilit vurulduğu için zarar olarak gösterilmiş oluyor demektir. Yani ortada zarar değil, aksine zarar etme olasılığının asla olmadığı şeker pancarında, çalışan şeker fabrikalarının kârı kaale bile alınmıyor. İşte kıyamet de burada kopuyor. Yani iktidar partisi, kafaları başka yöne çevirerek kapalı fabrikaları zarar gösterip, çalışan fabrikaları da gündemden düşürerek özelleştirme yoluna girip, fabrikaları yerinden sökmek istiyor.

BUGÜNE KADAR YAPILAN ÖZELLEŞTİRMELERDE YERİNE YAPILAN NELER VARDI NELER... HİÇ BUNLAR AKLA GETİRİLMİYOR, SADECE ÖZELLEŞTİRMELERLE ZARARIN ÖNÜNE GEÇİLDİĞİ SANILIYOR... Sayın Başbakan’a şunları sormak gerekiyor: 1– Özelleştirilen Et Balık Kurumu’nun yerinde şimdi büyük bir beton yığını var. Onun adı AVM... 2– Bilindiği gibi Adana’da Tekel Fabrikası vardı. Şimdi onun yerinde ne var?: Büyük bir rezidans binaları... 3– Aynı şekilde İstanbul Tekel Fabrikası’nın üzerinde ne var?: Onda da rezidanslar yükseliyor... 4– Karayolları’nda da AVM yükselmiş vaziyette... 5– Çanakalle Tekel Fabrikası’nın yerinde de AVM var... 6– Malatya Tekel Fabrikası’nın yerinde AVM... 7– Malatya Sümerbank fabrikalarının (Fabrika da değil, fabrikalar) yerinde de AVM’ler yükselmiş vaziyette... Kısaca söylemek gerekirse bugüne kadar satılan fabrikaların ve Cumhuriyet’i bugüne kadar ayakta tutan altın değerinde fabrikaların yerinde şimdi AVM’ler ve rezidanslar yükseliyor. Siyasi ve ekonomi ağırlıklı bir duruşla sadece özelleştirmelerle ülkenin dibine dinamik koyduğunun farkına varamayan bu iktidarın, dışa bağımlı, ithalata dayalı bir Türkiye’yi bağımsızlığa değil, bağımlılığa götürdüğünün farkında bile değil... Bunun aksini inkâr edenler, bugüne kadar satılan fabrikaların ve özelleştirilen kurumların yerlerine, arsalarına ve mekanlarına gidip baksınlar bakalım... Oralarda şimdi neler yükseliyor, çok iyi görürler...

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact