Afrin’e operasyona çok geç kaldık!..

BUGÜN Afrin operasyonunda şehit veriyoruz. Türkiye yeri geldiğinde elbette ki kavgasını da yapacak... Operasyonunu da... Savaşını da... Ama bu operasyonun yavaş yavaş savaşa dönme olasılığı ve tehlikesi varken... Bir kıvılcım ile veya süper güçlerin anlaşarak yapacağı bir savaş senaryosu tehditi gündemi rahatsız ederken... Nasıl olur da bugünler düşünülerek yıllar öncesinden hareket edilmez?..

ÖNGÖRÜSÜZLÜK İKTİDARIN ELİNİ KOLUNU BAĞLARKEN YARINI DÜŞÜNEREK HAREKET ETMEK GEREKİYORDU... NASIL MI HAREKET EDİLECEKTİ?.. ANLATALIM... Bizim sınır ötesi tehlikeli durumlara müdahale edebilmemiz için yıllar öncesinden bir kırmızı çizgimiz vardı. Bu çizgi hem Birleşmiş Milletler’in 51. maddesiyle bir hakkaniyet duruma dönüşmüştü... Hem de tampon bölge oluşturularak Türkiye’nin sınır güvenliği sağlanmıştı. Peki “Ne oldu da Türkiye bugün Afrin’de şehit veriyor?” derseniz, tabii ki emperyallerin oyunlarına ve aldatmalarına kanıldığı için... Bu kanma öyle böyle de değil. AKP’nin yetkilisinin “Bizi kandırdılar” ifadesiyle yola çıkarsanız eğer, bu “Kandırma”ların süreklilik hale dönüşmesinin tek sebebinin Türk milletiyle barışmamasındandır. Çünkü Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti’ni ayakta tutabilmek için çırpınırken iktidar ne yapıyordu?.. Atatürk heykellerini meydanlardan... Alanlardan... Caddelerden... Hatta ve hatta okullardan kaldırmayı adeta moda haline getiriyordu... Bu moda inatla bugün de devam ediyor... Tabii Atatürk’e karşı eylemler ve çirkin sözler hem Avrupa Birliği ve hem de Amerikan yönetimi tarafından ayakta alkışlanırken... İktidarın “Batı’dan destek almak benim için önemlidir”den yola çıkması vazgeçilmez bir siyaset anlayışı oluvermişti. Fakat ‘Aldanma” projesini benimseyen iktidarın, Türk milletini de karşısına alması kaçınılmaz bir hatayı gündemde tutmasına neden olmuştu. Oysa Türk milletinin, hem sağın, hem solun ve hem de muhafazakâr kanada ait çok çeşitli ideoloji temsilcilerinin yanlış yolda olduğunu açıklamaya devam etmesi hiçbir zaman dikkate alınmıyordu.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TAMPON BÖLGEYE ÖNEM VERİLSEYDİ VE ZAMANINDA SURİYE’YE GİRİLSEYDİ, BUGÜN ŞEHİT VERMEYECEKTİK... HATTA MEHMETÇİK ŞİMDİ AFRİN’DE TURİST OLARAK GEZECEKTİ... Türkiye Cumhuriyeti ne zaman ki tampon bölge politikasından uzaklaştı... İşte o andan itibaren başına çok büyük işler açmış oldu. Bakın Rus uçağının düşürülmesiyle Türk jetlerinin sınır ötesine geçememesinin ve Kilis ilimizin (ve sınır çizgisinde bulunan Reyhanlı ve köylerinin) bombalanmasının sebebi yanlış politikalar yüzündendir. Çünkü Rusya, Suriye hava sahasını bize kapatmasıyla Türk jetleri epey sıkıntı çekmişti. Şimdi tekrardan eski politikanın hayata geçişinin tek sebebinin, Türkiye’nin aldanmasını gündeme getirmesi olmuştur. Bu hatırlatmadan yola çıkarak, eğer bugün Afrin değil de, sınır ötesi siyasetimizin haklılık politikası iyi korunabilseydi ve iyi takip edilebilseydi, Mehmetçik bugün Suriye topraklarında adeta turist olarak gezmiş olacaktı. Şimdi gezemiyor. Neden?.. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni yıllar öncesinden savunanların sürekli “Yapmayın, etmeyin... Suriye devletiyle tokalaşın ve sınır ötesi politikasını tampon bölgeyi canlı olarak gündemden düşürmeyin... Birleşmiş Milletler’in 51. Maddesini de çantaya koyarak Amerikan askerlerinin o bölgeye gelişini engelleyin” dedikçe iktidar Oboma’yı dinlemeye devam etmişti. Peki ne oldu?.. İktidar, yıllar önce bugünü öngörmesiyle Türk Ordusu’nu Suriye devletiyle anlaşarak sınır ve toprak bütünlüğüne karşı tehditlere karşı hazır bulunması gerekirken... Ne yazık ki bunun tam tersini uyguladı ve emperyalizmi engelleme fırsatı kullanılmadı. Hatta İktidar, düşüncesindeki Suriye politikasını tersine çevirerek ve Birleşmiş Milletler maddesini dünya gündeminden uzak tutarak elindeki bütün fırsatları kaçırmış oldu. Ve kozlar Amerikan yönetimine geçti. Şimdi o bölgede değil Amerika’nın, Avrupa Birliği’nin bile burnunu yavaş yavaş sokmak istediği gündemde tartışılıyor. Örnek olarak, İngiltere’nin “kimyasal silah” bahanesiyle Esad’ı bombalama tehditini ağzından kaçırması en büyük savaş senaryosunun bir parçasıdır. Peki İngiltere bunu ne zaman söyledi?.. 6 - 7 gün önce... Eğer Türkiye bundan 5 – 6 sene önce Esad ile anlaşarak Suriye topraklarında bulunarak emperyalizmi engellemiş olsaydı, bugün ne Amerika o bölgede 10’larca üs kurabilecekti. Ne de İngiltere kimyasal silah bahanesini yumurtlayabilecekti. Beraberinde Mehmetçik Suriye topraklarında, Afrin’de ve diğer bölgelerde turist olarak gezmiş olacaktı. Hatta can ve mal güvenliği hem Türkiye’nin ve hem de Suriye’nin kontrolü altına alınmış olacaktı.

BATIYLA İŞBİRLİĞİ YAPMAK ÇOK BÜYÜK HATADIR... HATTA BATILI DEVLETLERİN UÇAKLARININ SURİYE SINIRINA YAKLAŞMASINA DAHİ İZİN VERMEMEK GEREKİYOR... Avrupa Birliği her ne kadar teknolojik manada ekonominin can damarı olarak karşımızda dursa da, devletlerarası hukukta ve silahlanmada yanlış yerleri desteklemeleri her zaman Türkiye’yi hedef haline getirmiştir. Çünkü ne olursa olsun Türkiye, Avrupa’nın hedefinde olmaya da devam edecektir. Batılı ülkeler Türkiye için, “Nasıl olsa Türkiye teknolojide geride kaldığı için bize mahkûmdur. Ankara çantada keklik” diyerek bize havasını atsa da... Bizim de elimizde olağanüstü kozlarımızın olduğu unutulmamalıdır. Hem Ortadoğu, hem Batı ve hem de Doğu ve Uzakdoğu ülkelerine olan merkezi duruşumuz Türkiye’nin en büyük avantajıdır. Bu avantajı ayakta tutabilmemiz için de üretim politikasına geçmemiz gerekmektedir. Eğer bu politika yıllar öncesinden gündeme alınsaydı ve Batılı ülkelere katı politikamızı gösterebilseydik, bugün Suriye topraklarına hiçbir Batılı ülkelenin girmesi mümkün olmayacaktı (Ki, Atatürk bunu yıllar önce Ortadoğu politikasını açıklayarak Batılıların dost olmadığını bizlere göstermişti.) Onun içindir ki tarım politikamız mutlaka şahlandırılmalı. Sadece tarımda da değil. Hayvancılık ve köylerimizin tarım zengini haline getirilmesi ekonominin en büyük amacı olmalıyken... Bu amacı taşımayan hükümetin fabrikaları kapatma veya özelleştirme politikası, Türkiye Cumhuriyeti’ne bir tehdit oluşturmaktadır. Halâ bugün bile bunun tam tersi yapılarak şeker fabrikaları satışa çıkarılıyor. Ama halâ aldanıp yola çıkarak tarımda ve ekonomide böylesine büyük hatalar yapmaya devam edilirse, ülkeyi, büyük bir darboğaza sokulmuş ve milleti karneye bağlanmış olarak görürüz. Onun için bu yıkım politikasından bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Yoksa halimiz duman. Bu düşünceler eşliğinde Türk milletinin vatan sevgisi sürekli ters algılanılarak siyasete devam edilirse eğer, siz bırakın Afrin’i, Suriye’yi ve beraberinde olmayan kırmızı çizgimizle birlikte Anadolu’yu da kaybederiz.

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact