Amerikadan ilk borcu alan Menderes, bir köylü düşmanıydı

BUGÜN ülkemizin en büyük değerlerine saldırılar bitmek bilmiyor. Öğretmenler Atatürk’e hakaret ediyor... Kimisi Anıtkabir’de Atatürk’e olmaz türlü saldırılar yapıyor. Bazıları okullarda bulunan Atatürk heykellerini boyuyor, çiziyor, kırıyor, yerinden söküyor... Hatta heykelin başına çöp bidonunu geçirerek tepkisini sözde demokrasi adına yerine getirdiğini sanıyor... Bunlar yetmiyormuş gibi bazı belediyelerimiz de alanlarda bulunan Atamızın heykellerini kaldırıyor... “Niçin kaldırıyorsunuz?..” sorusuna da, “Alanda düzenleme yapacağız” açıklamasını yapıştırıyor... Oysa alanda temizlik sökülemeyecek kadar sağlam duran heykellerin yerinden sökülerek neresini temizleyeceklerini sorduğunuzda, alacağınız cevap size şu şekilde geliyor: “Alanda yeni değişiklikler yapacağız. Onun için heykeli kaldırdık...” Yani anlayacağınız ne yaparsanız yapın, ne ederseniz edin, Atatürk’e olan düşmanlığı asla yok edemiyorsunuz. Çünkü kafalar başka türlü çalışmakta. Bazı köşelerdeki kişilerin düşünceleri basına yansıdığında, Atatürk’ün karşısına Adnan Menderes oturtulmakta. Bugün de İsmet İnönü’ye karşı Menderes’i oturttukları gibi...

MEHMET ŞİMŞEK 453 MİLYAR DOLAR BORCUMUZ VAR DİYOR, SANKİ BU BORÇ DEĞİLMİŞ GİBİ, “TÜRKİYE’NİN EN AZ BORÇLULAR ARASINDA OLAN ÜLKEDİR... BUNU IMF’NİN RESMİ SİTESİNDEN BULABİLİRSİNİZ” DİYECEK KADAR DA KENDİNİ RAHAT HİSSEDEBİLİYOR... PES DOĞRUSU. Tarihini bilmeyenlere karşı Türk tarihi saptırmaya çalışanlar aslında kendi kabahatlerini de örtmeye çalışıyorlar... Neredeyse CHP iktidardaymış gibi kendi borçlarını İsmet İnönü’nün sırtına yüklemeye çalışarak siyaset yaptıklarını sanıyorlar. Oysa yaptıkları her ekonomik yanlış... Milli kahramanlarımıza yaptıkları her suçlama... Kendi durumlarını saklamaya yetmiyor bile... Bugünkü ekonominin bağımlılığını İsmet İnönü’ye yüklemeye çalışan iktidarın Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 3 Haziran 2018 tarihinde borçlanmayla ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Dolar şu anda kontrol altında ama Türkiye’nin dış borcu da 453 milyar dolar civarında...” Evet AKP’nin bakanının doğruladığı bu borç rakamını herhalde İsmet İnönü yapmadı... Öyle değil mi?.. Ama nedense tarihi gerçekleri saptırarak... Peşi sıra yapılan açıklamalarla kendi ekonomik yanlışlarını örtbas etmeye çalışmak tam bir acemilik olmakta. Oysa, “IMF’nin resmi sitesine girildiğinde, neyin ne olduğu ortaya çıkar” diyen Bakan Şimşek, “...Dolayısıyla TürKiye gelişmekte olan ülkeler arasında en az borcu olan ülkeler arasında” diyecek kadar rahat ve pişkin bir adam... O zaman insanın aklına şu soruyu takılıveriyor: “Yahu hem IMF sitesine girilsin, orada Türkiye’nin en az borçlular arasında olduğunu göreceksiniz diyorsunuz, ama 453 milyar dolar gibi devasa borcumuzun da olduğunu söyleyebiliyorsunuz. Bu nasıl bir mantık?..”

AMERİKA’DAN İLK BORCU ALAN MENDERES’Tİ... BUGÜN DE MENDERES’İ ÖVENLER, “ONUN KÖYLÜYÜ SEVMEDİĞİNİ” SÖYLEYEMİYOR... AMERİKA’NIN MENDERES’E VERDİĞİ TALİMATLARI GÜNDEME GETİREMİYOR... Siyaset arenasında İnönü suçlaması yapıldığında, ona yöneltilen bir suçlama da borçla ilgiliydi. Yani İnönü’nün Amerika’ya borçlanan bir lider olduğu suçlaması yapılmıştı. Oysa tarih kitaplarını bir zahmet araştırıp sayfaları çevirseler, Amerika’dan ilk borcu alanın İnönü değil, Menderes olduğunu görecekler... Peki Menderes’i sürekli baştacı yapanlar, onun yanlışlarını neden görmezden gelirler?.. Çünkü Menderes’in de bir CHP düşmanı olduğunu bildikleri için görmezden gelirler. Ama Menderes’in tarihi hatalarını okusalar, bugünkü Türkiye’nin neden bu halde olduğunu çok iyi anlayacaklardır. Mederes’in sadece CHP’ye karşı düşmanlıkta kalsa iyi... CHP dışında ülke yönetiminde yaptığı büyük hatalar, Türkiye’ye dıştan değil, içten gelen en ağır darbeleri olmuştu. Örneğin: 1) – Amerika’dan ilk borcu İnönü değil, Menderes almıştı. Bu borç alma olayı, hem bizi dışa bağımlı hale getirdi... Hem de siyaseten büyük bir çıkmazın içine sokuverdi... 2) – Kore’ye asker göndererek Amerikan boyunduruğuna girmemizin önü açılıverdi. Kore’ye asker gönderme de demokratik olmadı. Türk Ordusu Kore’ye gönderilirken ne Meclis kararı alındı, ne de siyaseten tartışılarak askerin gönderilme kararı alındı. Sadece tek ses olarak hareket edildi. 3) – Kore’ye asker gönderme yanlışlığı yetmiyormuş gibi, NATO’ya girme kararı da verilerek üçüncü büyük bir hataya imza atılmış oldu. 4) – Sonuç olarak NATO demek, Amerika demek anlayışı inkâr edilemediği için Amerika, Türkiye’de askeri üsler kurmaya başladı. Gerekçe neydi biliyor musunuz?: Komünizme karşı hazırıklı olmak... Oya bugünleri öngöremeyen Menderes’in o günkü hataları ne kadar da teslimiyetçi rol almış... Öyle değil mi?.. Yapılan bu hatalardan dolayı iç poiltikada olağanüstü hareketliliklerin yaşanmasına neden olmuştu. Bu konuları gündeme getiren gazeteleri büyük baskı altına Menderes, 200’e yakın gazeteciyi bir gecede içeri atıverdi. Hatta arşivlerde “Muhalif medyaların bir hafta açık – 3 ay kapalı” yapıldığı da yazar. Hele ki bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlaması da bu hatalar arasında yerini alır. Bunu CHP’nin tek parti döneminde edindiği mallarına “haksız” yere el konulduğu iddiaları izler. “Halkı Demokrat İzmir” gazetesinin matbaasını tahrip durumları... Kırşehir’in haksız olarak ilçe yapılması meselesi... Ve bunun gibi yüzlerce kanun dışı hareketler...

HALK EVLERİNİN KAPATILMASIYLA KÖY ENSTİTÜLERİNİN ÖĞRETMEN OKULLARINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ... PETROL YASASI, MENDERES’İN KÖYLÜ DÜŞMANI OLDUĞUNU GÖSTEREN EN SOMUT BELGELERDİ... Menderes’in en büyük hatalarından biri, Türk köylüsünün bilinçlenmesini istemediğidir. Zaten bunu aldığı kararlarda görmek mümkündür. Hatta, “Köylülerin toprak edinmesini ön gören yasayı kabul etmeyerek muhalefet yapması” köylümüze indirilen en büyük darbe olmuştu. Peşi sıra Köy Enstitüleri kapatarak “Öğretmen Okulları”na dönüştürmesi, devrim yasalarını resmen bitirmiş oldu. Böylelikle Amerika, Menderes sayesinde Türkiye’nin dibine kadar girmiş... Hatta evimizin mutfağına kadar sorumlu hissedilmiş... Yapılan yasalarla Amerika daha da güçlendirilmiş oldu. Hangi yasa mı?.. Tabii ki Petrol Yasası... Bakın, bu konuda tarih sayfaları şu şekilde bize ulaşıyor: “Petrol şirketlerinin çok sevdiği tek adam Max Ball’e bir yasa hazırlatılır. Bu yasanın amacı, petrol üzerinde bulunan devlet tekelini kaldırmak... Evet amaç buydu... Ball’e hazırlatılan (PETROL YASASI) aynı yıl içinde Meclis’te kabul edildi. Tabii bu aynı yasada bulunan 136. Madde de aynen şöyle değiştirildi: (BU YASA, YABANCI ŞİRKETLERİN İZNİ OLMADAN DEĞİŞTİRİLEMEZ) Nedir bu yasanın içeriği?.. Tabii ki Petrol Arama Yasası... Yıl mı?: 1954... Alın size Menderes’in Türk milliyetçiliğine nasıl da çomak soktuğunu... Bağımsızlık anlayışı içinde yapılan yasalarımızın Meclis’imizde nasıl da emperyalist düşünceye terk edildiğini iyi görün...

MADDE MADDE ALINAN KARARLARLA TÜRKİYE’Yİ BİLEREK KÖŞEYE SIKIŞTIRAN AMERİKA, BUNU MENDERES’İN SAYESİNDE YAPMIŞ VE MECLİSİMİZE KARŞI OLAĞANÜSTÜ GÜÇLENDİRİLMİŞTİ... HELE Kİ ABD’YE (TÜRKİYE’YE ASKERİ MÜDAHALE YETKİSİ) VERİLMESİ DE CABASI... Menderes’in 23 Haziran 1954 yılında kanunlaştırdığı Vergi Muafiyetleri Anlaşması tam anlamıyla Türk köylüsüne hayatı zindan edecek kadar vergilendirmişti. Yani bu yasayla Amerikan şirketlerine vergisiz, gümrüksüz, denetimsiz ve yargı organlarından uzak tutulması, bir nevi devlet içinde devlet statüsünü getiriyordu... Bunun gibi, 12 Kasım 1956 yılında Tarım Ürünleri Antlaşması yapılır. Yine Amerika’ya 46.3 milyon dolarlık buğday, arpa, mısır, dondurulmuş et, sığır eti, konserve, donyağı ve soya yağı satma yetkisi verilir. Türkiye’nin ürettiği bu temel ürünler ise bu kanunla adeta yok edilir... Böylelikle Türk köylüsü, ABD gibi gelişmiş bir ülkenin, eşit olmayan rekabetine terk edilmiş oluyordu. Ve en önemlisi de Amerika’ya müdahale etme yetkisi verilmesi, bardağı taşıran en son damla oluvermişti... Düşünün Atatürk devrimleriyle Cumhuriyet kurulacak... Ama sonra bağımsızlığımız resmen bir anlaşmayla Amerika yetkilendirilecek. Nasıl mı?.. Şöyle: “ABD’ye Askeri Müdahale Yetkisi Veren Antlaşma: 5 Mart 1959 Demokrat Parti döneminde imzalanan sayısı ve niteliği bilinmeyen antlaşmalardan en önemlisi, metni tam olarak açıklanmamış olan bu antlaşmada çok ciddi yükümlülükler altına giriliyor, ABD’ye (Türkiye’ye askeri müdahale yetkisi) veriliyordu.” Hadi buyrun bakalım... Kimmiş bizi Amerika’nın kucağına atan?.. Kimmiş bizi, Meclis’i bile umursamadan Kore’ye asker göndererek peşi sıra NATO’ya sokan?.. Kimmiş bizi, petrol anlaşmasıyla kendi topraklarımızda petrol çıkarmamıza imkan vermeyen?.. Kimmiş bizi, Amerikan müdahalesine yetki veren anlaşmayı kabul eden?.. Düşünün, ülkenizi kurtarmak için bağımsızlık savaşı veriyor ve kazanıyorsunuz. Ama Menderes bu bağımsızlığımızı yaptığı yasalarla bozguna uğratıyor ve değişik kavram kargaşasıyla anlaşma metni yapılıp Amerika’ya müdahale etme yetkisi veriliyor. Nereye? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ne. Zaten bunu Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, 4 Nisan 1960’da bu yapılan hatayı kabul etmiş ve bir açıklama yaparak taktir hakkının Amerikalılara ait olduğunu söylemiştir. İşte bu yapılan devasa yanlışlara karşı söylenecek tek şey şudur: Savaş alanlarında kazanıyoruz ama masada kaybediyoruz. İşte Menderes’in hatalarının sadece birazı bunlardır. Onun için İnönü’ye yapılan eleştirilere bakıldığında sadece bir bayrak sallaması onun Amerika lehine yasalar yaptığını göstermez. Bunu yapan Menderes olduktan sonra... İşte bugün neden doların bu kadar arttığını?.. Neden Amerika’nın Türkiye konusunda her şeye burnunu soktuğunu... Neden Türk topraklarında bu kadar Amerikan üssünün olduğunu varın siz düşünün... Ama şu sakın unutulmasın: Amerikadan ilk borcu alan Menderes, bir köylü düşmanıydı... Bugün suçlanan İsmet İnönü savaşlarda Türkiye’yi ve Türk köylüsünü kazandı, Menderes ise masada Amerika’ya hepsini teslim etti...

KAYNAKLAR: BEHRAMOĞLU, Namık (1973), BERBER, Engin (2007), BiRGiT, Orhan (2006), GÜMÜŞ, Okan – SEVi, Aziz (1996), HARRIS, George S. (1972), ÖKÇÜN, Gündüz – ÖKÇÜN, Ahmet (1974), Türk Antlaşmalar Rehberi (1920 -1973), PULLIAM, Eugene (1958), SANDER, Oral (1979), Türk-Amerikan ilişkileri (1947-1964), SÖNMEZOĞLU, Faruk (1996), SÖNMEZOĞLU, Faruk (2006)

 

 

 

 

 

 

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact