BAŞARI AYRINTIDA GİZLİDİR

Bir önceki yazımızda; geçtiğimiz hafta sonu konferans için davet edildiğimiz Frankfurt’ta olduğumuzu yazmış ve bazı yaşadıklarımızı ve tespitlerimizi size aktarmıştık. Esasında, Frankfurt’la ve şahit olduklarımızla ilgili anlatacak çok şey var. Ama yoğun gündem nedeniyle; güncelin de fazla dışına çıkmadan, “son bir Frankfurt esintisi daha” diyoruz bu yazımızda.

Ali Türkşen ile beraber Frankfurt’ta kaldığımız süre içinde, Hessen ADD Başkanı Eren Tiryaki ve Utku Külahçı yanımızdan hiç ayrılmadılar. Gerçekten üst düzey eğitim almış, nitelikli ve vatansever gençler. Almanca’yı bir Alman gibi aksansız konuşabiliyorlar ama; ana dilleri olan Türkçe’ye de aynı seviyede hakimler ve aksan vermiyorlar. Almanya’da yaşayıp dükkanına gelen Alman’a, Türkçe bilmediği için turist muamelesi yapan insanlarımızın da Almanya’da azımsanamayacak sayıda olduğu bilinmeli!

Alpler’in Kızı Heidi

Almanya’da; 3 milyonu aşkın Türkiye kökenli insanımız olmasına ve üçüncü kuşağa ulaşmamıza rağmen, etkinliğimiz çok az. Çünkü nitelikli insan gücümüz çok değil ve cemaatçilik virüsü topluma sokulmuş. Her cemaatin ayrı camii var. Hepsi, birbirine düşman. Bu nüfusa sahip başka bir toplum olsa ve birlikte hareket edebilse; Almanya’nın nefesini keser ve azınlık hakları bile talep edebilir. Almanlar bunu bildiğinden; dinci akımları Türk toplumuna pompalarlar ve paraca desteklerler ama, ADD gibi çağdaş derneklere bir sent bile vermezler. Eren ve Utku’larımız çok olsa; inanın bizi kimse tutamaz!

Frankfurt’a her geldiğimde, aklıma gelen şeylerden birisi de Heidi olur. Televizyonun ülkemizde tek kanallı olduğu, açılışından kapanışına kadar izlendiği 1970’li yıllarda, TRT tarafından gösterilmiş çizgi film kahramanıydı, Heidi. Alpler’in (Alp Dağları) kızı Heidi; İsviçreli yazar Johanna Spyri’nin “Heidi” adlı kitabından uyarlanan çizgi film dizisidir. İlk defa Japonlar tarafından üretilen çizgi film, hala çeşitli ülkelerde gösterimdedir.

Frankfurt

Heidi; bir yaşındayken annesini ve babasını kaybetmiş, minik bir kızdır. Önceleri sorumluluğunu üstlenen teyzesi Frankfurt’ta iş bulunca, Heidi’yi

Alpler’in eteklerinde yaşayan dedesine bırakır. Dede; yüreği insanlara karşı kinle dolu, ihtiyar bir adamdır ve başlangıçta Heidi’yi istemez. Ama siyah kısa saçları, kırmızı yanakları, neşe saçan gözleri, mutluluk yayan gülümsemesi ile Heidi; kısa sürede kendisini sevdirir.

Heidi için dedenin yanındaki mutlu ve güzel günler devam ederken, teyze gelir ve Heidi’yi alarak Frankfurt’a getirir. Artık, orada bir ailenin yanında yaşamaya başlar. Heidi’nin hikayesi; çizgi dizi olarak sürer gider. Alpler’in kızı Heidi; genel olarak yaşam sevincini, en zor durumda bile mutlu olabilmeyi, doğa ve hayvan sevgisini küçük yaşta aşılamaya çalışan bir çizgi film.

 

Akıllı, Eğitimli, Çağdaş İnsan

Evet, daha önce çeşitli defalar Frankfurt’a geldiğimde, hep bu çizgi film aklıma gelirdi. Ama bu sefer, çok önemli bir ayrıntıyı fark ettim Frankfurt’un müzelerini ve tarihi dokusunu gezerken. Bu ayrıntıyı fark etmemin nedeni; bize refakat eden Mimar Utku Külahçı idi. Akıllı, eğitimli-öğretimli ve çağdaş insanın hali, başka oluyor.

Yaklaşık olarak 35 yıl önce üretilen Heidi çizgi filmindeki Frankfurt şehrinin mimari ayrıntıları, birebir şimdiki gibi. Örneğin; çizgi filmdeki bir binanın dış yüzeyinde 45 oluk varsa, gerçeğinde de o var. Eğer bir binanın merdiveni 17 basamaklı ise; çizgi filmde de aynı sayıda. Çocuklar için yapılan ve ne olursa olsun, altı üstü bir çizgi film! Değil çocuklar; büyükler bile anlayamaz ve fark edemez. Bu kadar mı gerçeğine sadık kalınır ve ayrıntılar bire bir çizilir?

Gerçekten; başarı ayrıntıda gizlidir. Japonlar; çocuk da olsa onların yarının büyükleri olduğunun ve çocukları ciddiye almanın önemini bilmektedir. Tüm çağdaş ülkeler ve toplumlar gibi; Japonlar da çocuklara yatırım yapmanın, geleceğe yatırım yapmak ve geleceğe tohum ekmek olduğunun bilincindedir.

 

Sus! Büyüklerin Yanında Konuşulmaz!

Böyle çağdaş toplumlarla, “Sus! Büyüklerin yanında konuşulmaz” ve “Lafa girilmez! Sen ne anlarsın!” diyen toplumlar, gelişmişlik ve refah olarak bir olabilir mi?

Hiç unutmuyorum, 2013’de, İstanbul’u geçerek 2020 Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmaya hak kazanan Japonların Başbakanı Shinzō Abe

yaptığı konuşmada; “Olimpiyat tesisleri için yapacağımız yatırımlar hiç önemli değil. Biz; her şeyden önce, insana yatırım yapıyoruz” dedi. Ya biz! Özellikle son 14 yılda, trilyonları taşa ve toprağa gömdük. İnsana yaptığımız yatırım ise ortada!

İşte Atatürk bu! İnsana ve geleceğimize yapılan yatırımın ve geleceğimize yönelik atılmış tohumun adıdır Atatürk. Bu nedenle; çocukları ve gençleri önemsemiş, ciddiye almış ve onlara yatırım yapmıştır. 23 Nisan ve 19 Mayıs’ın bayram olarak onlara tahsis edilmesinin nedeni budur.

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact