Bir itirafçının anıları: Mali Barışlar’dan niye nefret ediyorum?

 

 

Atilla Yeşilada

6 Ağustos 2016

Yüce Meclis’in bu yaz sıcağında kan-ter içinde çalışarak çıkarttığı yasa ile devlete olan can borcu hariç  bütün borçlarımız affa bağlandı. Sizi hiç üzmeyecekler, 36 ayda TOKİ’den konut alır gibi düşük faizle tıkır tıkır ödeyeceksiniz borcunuzu ve bir daha kapınıza polis, vergi memuru, Maliye, icra memuru, bohçacı ve hurdacı dayanmayacak. Aslında bugün de 15 Temmuz gibi milli bayram ilan edilmeli değil mi?  Halkın Devlet’i ile barışıp helalleştiği gün! Helalleşme Bayramı. Mali Helalleşme Şöleni.

Peki öyleyse ben niye kendimi deveden düşerken Kutup Ayısı’nın kucağına oturup gelin olmuş bedbaht çöl tüccarı gibi hissediyorum?  Çünkü keriz yerine konulmaktan nefret ederim ve 16 yıllık sigortalı hayatımda hiç aksatmadan prim ödemişken, 15 yılda 5 kere aftan yararlanıp hala vergisini ödemeyenler etrafımda aval aval sırıtıyor. Ben, Devlet’in namussuzu ödüllendirip, kanunlara uyan vatandaşa yukarıda zikrettiğim Kutup Ayısı’nın yaptığı muameleyi reva gördüğü bir ülkede yaşıyorum çünkü.

Konuya gelmeden size bir iki naçiz vergi anımı nakletmek isterim. 2001’de iş dünyasını terk edip (daha doğrusu artık kovulacak şirket kalmayınca) kendi işimi kurunca, evimin bir odasını da  ofis ilan ettim. Bir kaç yıl sonra kapıya üstünde MALİYE yazılı  dev bir minibüs yanaştı. Komşular da camdan bakıyor, zaten sitede “ne iş yaptığı belirsiz itin biri“ diye namım çıkmış, herhalde tevkif edileceğimi umuyorlar. Ama görevliler nazik, sadece ertesi gün Bilmemnepaşa Vergi Dairesi’ne teşrifimi rica ettiler. Tabi bende Panik Ostrava. Tüm müşterilerim banka ve kurumlar, fatura almadan para ödemezler, hatta onda sonra da ödemezler, o da  ayrı bir hikaye. Korkacak bir şeyim yok, ama İş Bankası ve Doğan Grubu’nun petrol kaçakçılığından yargılandığı bir ülkede yaşıyoruz, ben de AKP hakkında bazen votkalı kafayla nahoş şeyler yazmışım. Neyse, uykusuz bir geceden sonra gittik vergi dairesine, “buyrun emriniz?” “Hiç” dedi vergi memuru, ”sadece hala  o ofisde çalışıyor musunuz diye merak ettik”. Baba, nasıl merak edersin ya?  Daha bir ay önce gırtlağımı sıkıp 3 bin TL vergi almadın mı makadımdan? Ama ben maksadı biliyorum. Şirketten ayrıldığı gün kendini ihbar edip vergi levhası alan, sonra da her ay tıkır tıkr vergisini ödeyen bir hayvan nasıl birşeydir, görmek istediler.

Altı ay sonra, aynı minibüs yine kapıma dayandı, koca bir zarf, tek kelime söylemeden bırakıp gittiler, İcra ihtarı. Suçum? 86 TL muhtasar ödememişim. Kardeşim 2 memur ve bir şöförü Bilmemnepaşa Vergi Dairesi’nden benim Semerburgazda’ki naçiz evime göndermek 86 TL’den fazla tutar be, zaten altı ay sonra da 100 TL altında kamu borçlarına af geldi @#$½{!!!!!!!!. .

Gariplikler bununla da bitmedi. Bir gün yine resmi bir evrak geldi. Altında Mehmet Şimşek’in imzası. “Sayın FÖŞ, yaptığımız tetkikler sonucu banka hesaplarınızda Vergi Dairesi’ne bildirmediğiniz yüksek miktarda tasarrufunuz olduğu ortaya çıkmıştır. Bunları bir an önce kayıt altına alıp, olası vergi ve idari cezalardan kaçınmanız menfaatiniz icabınadır”. Değerli Bakanım, siz benden daha iyi bilirsiniz ki benim tüm kaçak servetim İsviçre ve Kayman Adaları’nda, burda tuttuğumun da kuruş kuruş vergisini ödüyorum-muhtasarı atlamış olabilirim.  Devlete blöflü pişti oynar gibi vatandaşı tehdit etmek yakışır mı?

Neyse, artık emekliyim. Eğer FETÖ ile ilişkim tespit edimezse, emekli maaşım kesilmez ve ben devletle uğraşmaktan kurtulurum. Ama Vergi, Varlık ve Prim Barış’larına nefretim bitmedi.

Çünkü bu Barış’lar tekrarlandığı sürece, bu halka vergi ödetemezsiniz. Bu Barış’lar informal sektörün ucuza sermaye biriktirip benim gibi namuslu küçük esnaf ve Türkiye’de ihracat yapıp teknoloji birikimi sağlayan kayıtlı sermayenin aleyhine pazar payı çalmasına vesile olur. Normal rekabet şartlarında hayatta kalmaması gereken firmalar vergiden çalarak yaşar, namuslu firmalar iflas eder gider. Ahlaksızın erdemliyi kovduğu bir ekonomik sisteme evriliriz.

Ayrıca, Barış’ın gerekçeleri de bir garip. Bakanımız Naci Akbal diyor ki, tahakkuk/tahsilat oranı %88-90’dır, geri kalan da hileli iflas davalarından dolayı gecikir. Hayda, peki o zaman niye 2 yılda bir vergi ve prim affı getiriyorsunuz? Sayı saymayı mı bilmiyorsunuz?

Sondan bir evvelki iki Barış’ta tahsilat oranı %67’de kalmış, yani borçlular yine devlete takmış boynuzu. Hele 2014’te ilan edilen barışta tahsilat iyice düşmüş, %25 civarında. Doğru, daha ödeme süresi bitmedi ama şimdiye kadar ödemeyen, hiç ödemeyecek demektir. Bu kez de aynı şey olacak. Herkes takibattan kurtulmak için Barış’a kaydolacak, 1-2 taksit ödeyecek, sonra yine salla, salla güzelim salla.

Varlık Barışı’na da karşıyım! Size bir kez daha ihtar ediyorum. Kayıtsız, sorgusuz-sualsiz hele üçüncü şahıslar adına Türkiye’ye para getirme yolunu açmak uyuşturucu ve terör finasmanı parasının sisteme girmesine neden olur. Bankalar bu konudaki uluslararası mevzuat ile yerli mevzuat arasında kalır. Parayı kabul etse bir türlü, etmese öteki türlü. Zaten ABD ve AB ile kavgalısınız, yarın FATF Kara Liste’ye alıverir bankaları, bir daha yurtdışında  kredi bulamayız. İki kuruş para girecek sisteme diye evdeki bulgurdan oluruz.

Hele Varlık Fonu’na toptan karşıyım. Neden derseniz, çünkü devlet vatandaşından mal kaçırıyor kardeşim. Bakın Cumhuriyet ne yazıyor:

“Aralarında Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası, Devlet Memurları Yasası, Harcırah Yasası, KİT’ler ile Fonların TBMM’ce Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Yasa, Kamu İhale Yasası ile Devlet İhale Yasası’nın da bulunduğu birçok yasa, fon ve şirket ile bu şirket tarafından kurulacak diğer şirketler için uygulanmayacak. Yani şirket ile fon bu yasalardan muaf olacak.   Şirket ve fonun finansal tabloları Sayıştay Yasası’na tabi olmayacak”.

Niye? Kabile devleti mi lan burası? Devlet halktan topladığı paralarla kendi kurduğu fonu kendi kurumlarına denetletmez mi?  Devlet kendi kurduğu fonun bile bürokrasiye mağlup olacağını düşünüyorsa, zavallı KOBİ’ler ve yabancı sermayenin iş yaparken ne izdiraplar çektiğini düşünmekten aciz mi?

Emekli maaşımı bir İsviçre bankasına transfer etsem, çeyrek altın verirler mi acaba, ya da bir İsviçre çukulatası en azından?

 

FÖŞ

 

Bilumum diğer haykırışlarımı duymak için  Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada

 

Yazarın Diğer Yazıları

Paraanaliz © 2016

 

Adres: Rasimpaşa Mah. Rıhtım Cad.

Deniz iş Hanı NO:79 Kat : 4 Daire 4

Kadiköy İstanbul Türkiye

0532 282 4007

info@paraanaliz.com

 

  

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact