Bir Yılbaşı Masalı: Çok yanılıyorsun, Buda

Yılbaşı gecesi saat 21:00. Mütevazi çalışma odamın kapısı çalınıyor ve sadık hizmetkarım İhtiyar Dorko-Mundo eşikte beliriyor, “Arınma zamanı geldi Sahip” diyor. “Karanlık geçmişinle yüzleşecek cesareti bul artık, Sefil Zındık.” Her Yılbaşında tekrarladığım, Ruh Rehberim Buda’nın emrettiği beni içimdeki Şeytan’la yüzleştirip zafer kazanmamı sağlayan bir ritüel bu. Kutsal arınma. Biraz önce bütün dünyevi mal varlığımı hizmetkarlarıma armağan ettim. Ağrı Dağının kuytu bir yaylasındaki gizemli şatomun taş penceresinden Van Gölü’nün kıyısında demirli muhteşem ticaret gemilerime son kez göz atıp Arınma Mahzeni’ne doğru yürüyorum. Loş mahzende sakin fakat endişeli gözlerle beni bekleyen hizmetkarlarımın önünde ipek giysilerimi son bir kez çıkartıp buz gibi havuzun içine bırakıyorum kendimi. Dorko-Mundo elime kokarca esansından yapılmış sabun ve zımpara taşı tutuşturuyor. “Acıdan korkma” der Buda, “Acı seni gerçek sandığın sanal dünyadan çekip alır ve gerçekler alemine biraz daha yaklaştırır”. İyice oğuşturuyorum damarları buzdan alev alev yanan vücudumun her köşesini, her günahtan, her küfürden, her suçtan, her hatadan, her yanlıştan, her kusurdan, her eksikten ağır ağır arındırıyorum fani vücudumu. “Geçmişi tamir edemezsin” der Ruh Rehberim Buda. “Ama gelecek emrinde. Eline, beline, diline hakim ol”. “Puşt herif, Zen’e erişmek istiyorsan, sex, uyuşturucu ve gürültülü rock müziğinden vazgeç bu yıl!!!! Tuh sana...”
Biraz aşırı bireysel bir mesaj doğrusu, Buda’dan bu kadar kinci olmasını beklemezdim. Olsun, şimdi kabullenme, af dilenme ve affetme zamanı. İnandığım 38 Tanrı ve Tanrıça’ya beni bağışlamaları ve vizyon bahşetmeleri için yalvarıyorum. HASTanrım Odin’i hiç karıştırmıyorum, onun tek ilgilendiği Valhalla’ya kaç kelle gönderdiğim. Bu sene ona pek trafik üretemedim doğrusu.
Ritüel arınma bitiyor. Dorko-Mundo hela temizliğinde kullanılmış paçavra ve üstüplerinden yapılmış bir havlu veriyor, sessizce kurulanıyorum. Unçuvallarından dikilme beyaz kefenime bürünüp, “designer” ipek kıyafetlerimi sadık hizmetkarlarıma uzatıp, Kehanetler Kulesi’ne giden merdivene yürüyorum.
Onları zengin ettim. Günahlarımdan arındım. Bir kaç saatliğine de olsa, Yılbaşı denen agnostik, materyalist, bencil, fani, sığ eğlencenin dışına attım kendimi ve İlahi güçlerden ilham diledim. “Başkalarının ne yapacağını anlamak için onların hissettiğini hissetmelisin” der Buda. Evet şimdi bazıları fütursuzca eğlenirken acı çeken milyarların yerine koydum kendimi. Hakiki Dünya halini tattım. Dünyanın 2015’teki halini öngörmeye hazırım.
Hizmetkarlarım mobilyasız, soğuk ve loş Kehanetler Kulesi’nin kapısını arkamdan kitliyor. Odada sadece bir döşek ve tuşları aşınmış Remington daktilo var. Daktilo sesi susup 2015 kehanetlerim tamamlanıncaya kadar dışarı çıkartılmayacağım.
Döşeğe bağdaş kurup, kör bıçakla bileğimi kesip, kanı Remington’un tuşlarını damlatıyorum “YAZ” diye kükrüyorum ..Yazıyor.
ABD...Şubat ayında patlak veren karakış yüzünden Mayıs ayına kadar dört Büyük Göl donacak, Teksas’ın Kuzeyi’nde fabrikalar çalışmayacak. Sierre Leone’den dönen bir hemşire 1.500 kişiye ebola bulaştıracak. ABD ekonomisi %2 daralınca Fed parasal sıkılaştırmayı 2017 yılına erteleyecek. S&P500 %20 değer kaybedecek, Dolar Endeksi 70’e, ABD 10 yıllık DİBS’in getirisi ise %1.65’e gerileyecek.
Japonya.....BoJ QE’nin gübresini çıkartacak. Japon 10 ve 30 yıllık DİBS’in getirisi %0.15-0.20’e düşünce, Japon milleti “tikerim tasarruf yapmayı” diyip elde avuçta ne varsa şuşhi, saki, gey-şa ve bey-şa’larla (erkek geşya) yiyip bitirecek. Enflasyon %5’e yükselecek, Dolar/Yen 140 olacak.

Euro-bölgesi...Bir bahar akşamı Merkel Hollandalı, Danimarkalı, Avusturyalı ve Belçikalı meslektaşları ile Draghi’yi Schonenbrun Şatosu’nda dostça bir akşam yemeği ve sülün avına çağıracak. Yemeğin ortasında Spaetlese şaraplar tadılıp tavşan yahnisi yenilirken Merkel aniden konuya girip, “Bir kez dah QE yapmayı ağzına alırsan, biz toplu halde Euro’dan çıkıyoruz ve seni o makarncı, siestacı ve zeytinyağcı beleşçi arkadaşlarınla başbaşa bırakıyoruz, balık göz” diyecek. Draghi bir buçuk saat sessizce Merkel’e gözlerini dikip şarabını yudumlayacak, ardından da “Pas..” diyecek “Ben bu oyunda yokum, sizi anal-obsessive manyaklar sürüsü!”. Senenin ilerleyen aylarında Draghi’nin Las Vegas’da poker turnuvalarında milyonları götürdüğünü duyacağız. Euro/dolar 1.50, Euro-TÜFE eksi %0.5, Yunanistan, İtalya ve Portekiz temerrüte düşecek.
Petrol.... İran Hürmüz Körfezini kapatacak. Rusya’da Bush Ailesi, KGB ve Mossad, yani dünyayı yöneten harbi güçler Putin’in artık işlerine yaramadığına karar verip yerine 52 yaşında feminist bir barış yanlısı olan Ivana Putrifikanova’yı başkan seçtirecekler. Rusya yalnız Kırımı değil, Sibirya’yı da geri verecek (alıcı bulamayacak, o başka). Rusya, ABD, Kanada ve OPEC üyeleri tarihi Viyana Antlaşması ile günlük üretimi 2 milyon varil azaltacaklar. Brent 100 dolar/varile çıkacak.

Altın.....Bir IŞİD taklitçisi olan Ezilen Müslüman Siyahi Biraderleri Savunma Örgütü Los Angeles’in ortasında kimyasal bomba patlacak.....125 bin kişi gripten 2 hafta film çeviremeyecek, rap şarkısı söyleyemeyecek.. MTV, VH1, ve Holywood batacak...Bütün AB ülkelerinde benzer eylemler başgösterecek. Çin iki ufak ada için donanmasını Çin Denizi’ne çıkartacak. Japonlar da karşılık olarak donanmalarını Japon Denizi’ne, Vietnamlılar ise Vietnam Körfezi’ne çıkartacaklar. Aslında her üç deniz de aynı Tanrı’nı cezası deniz olduğu için hoş olmayan hadiseler yaşanacak. Çok sayıda denizci güneş yanığı ve deniz suyu yutmaktan mide üşütmesi nedeniyle uzun süre tedavi görecek. Jeo-politik risk primi artacak, altını 1.450 dolar/onsa taşıyacak.

Remington susuyor. Kanı bitti. Öteki bileğimi de keserken, kulaklarımda Buda’nın bilgelik ve merhamet dolu sesi çınlıyor: “Bu seneye iyi başladın.. bilmiyorum, belki hala kurtarabilirim seni.. Bu sene fakir, iyi, haysiyetli ve erdemli yaşa...harama tamah etme...Şevhete susama... Şu anda bir sonraki hayatında en fazla ebola virüsü olarak geri gelebilirsin. Ama iyi bir yıl..kim bilir? Belki de barsak kurtluğuna terfi edebilirsin”
İç çekiyorum. Ruh Rehberi’min benimle şahsen ilgilenmesi iyi bir şey tabii ki ama ödüller böyle kifayetsiz mi olmalı yani? Bir yıl iyi insan olacağım ve karşılığında bir hıyarın barsağındaki dışkıları hazmederek geçineceğim..
Neyse..Remington’a yumuşak bir sesle “Türkiye!” diyorum. Eskiden tekme atardım, ama onlar Odin’li günlerdi.
“Borsa 120 bin puan, 2 yıllık gösterge tahvillde bileşik getiri %5, Döviz Sepeti/TL 2.10” diyor. Yüzümde şüpheci bir ifade “Nasıl?” diye soruyorum. Cevap gecikmiyor:
8 Haziran..Gazete manşetleri..YSK kesin olmayan resmi genel seçim sonuçları.. AKP-%32—CHP - %42, HDP-%10.2-MHP %18. “Halk 100 çalıp 10’nu ona dağıtana değil, hiç çalmayıp, hepsini dağıtana oy vermeye karar verdi” “Halk Çözüm Süreci diye vatanı çözenlere ders verdi” “Halk çocuk sayısına, karısının doğumuna, kızının bekaretine, çocuğunun dinine, içtiği içkiye karışanı sandıkta dövdü”. “Halk demokrasi ve özgürlüğü makarna ve kömüre tercih etti”.
Ağzımda “hasi..ir lan” diye bir cümle şekilleniyor ki Buda’ya sözümü hatırlıyorum, bu sene iyi olacağım. Bu sırada kapı açılıyor ve eşikte çıtır hizmetkarım Tove-Lo görünüyor, arkadan vuran ışık ona hediye ettiğim incecik pembe gömleğin içindeki kıvrımlarını iyice vurgulamış haspanın. Ben bu gömleği hangi kafayla satın aldım ya? Bana bile kısa.
“Kehanet saati bitti, Olağanüstü Kudretli ve Ortalamanın Çok Üstünde İri Sevgili Sahip” diyor Tove-Lo. “Büyük Holde konuklarımız sizi bekliyor” Sessizce ayağa kalkıp Tove-Lo’yu takip ediyorum. Birden bana dönüyor, yanlışlıkla vücutlarımız çarpışıyor, aney....”Pardon” diyor “Bu arada, bana hediye ettiğiniz gömleği size geri vermek isterim...bazı yerleri biraz dar geliyor da...” çıkarıyor...”Ben Havva Annemizin kılığı içinde çok daha rahatım”. Gömleği zar-zor sırtıma geçirip suratında pis bir sırıtma ile yanımda yürüyen Dorko-Mundo’ya “Nasıl gitti?” diye soruyorum. “Siz tam bir kirli alt bezisiniz, Yüce Sahip” diyor. Dorko-Mundo. “New York biraz önce kapandı. Futures ve opsiyon pozisyonlarında bize armağan ettiğinizin iki mislini kazandınız. Yüce Buda sizi Cehennemin en derin alevlerinde saç kavurma yapacak”. “Buda’nın felsefesinde sça kavurma yok sevgili Dorko-Mundo” diyorum, “ama çok uzun süre bağırsaklarda yaşayabilirim.”
Dar bir dehlizden ışıklı bir salonun ikinci katına çıkıyoruz. Aşağıda Bolinger şampanya ile doldurulmuş dev havuzun etrafında U şeklinde masaya çöreklenen 50 kadar kadınlı erkekli maskeli ve başka pek de fazla giysi taşımayan konuk yalnız Roma orjilerinde tarif edilen pozisyonlarda eğleniyorlar. Beni görünce ellerindeki marpuçlar, pipetler, şırıngalar, çifte kağıtlılar, narinler, Bob Marley’ler, kadehler, maşrapalar, altın kaşıklar ve pipoları hep birlikte havaya kaldırarak “Hoş geldin Kana Susamış Odin’in Gayri Meşru Oğlu” diye bağırıyorlar. Ciğirlerim yettiği kadar yüksek sesle bir nara atarak trampolinden şampanya dolu havuza balıklama dalarken artık geleneksel partimizin sloganı olan nakaratı haykırıyorum “Çok yanılıyorsun, Buda.”
Değerli Okumlarım, hepinize iyi yıllar dilerin. Hayat bir oyun bahçesidir. En çok oyuncağı çalan, en mutlu yaşar.
FÖŞ
Twitter: @AtillaYesilada1

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact