Cep telefonu Nuh’tan, Baz istasyonu Cebrail’den

İLK başta şunu söylemek istiyorum ki, Allah akıl fikir versin. Neden mi?.. Konuyu herkes biliyor... Gerçi bilmeyenlerimiz hemen hemen yok gibidir. Çünkü bu haber röportaj yandaş ve yalaka basında çıktığı için herkes bilir. Bu söyleşi Atatürkçü kanallardan birinde olsa, “Duymayan ve izlemeyen milyonlarca insan vardır” diyebilirsiniz. Ama haber röportajın çıktığı basın yandaş olursa, mutlaka herkes biliyordur. Biz yine, bilmeyen varsa kısaca hatırlatalım: Herkesin bildiği gibi Nuh tufanı olduğunda (veya o sırada) Hazreti Nuh, oğlunu cep telefonuyla arıyor: “Oğlum gel gemiye bin. Gemi, dağlar kadar dalgalar demek, ne demek?.. En az 300 – 400 metre yüksekliğinde dağ demektir, dalgalar demektir. Peki en yakın kişi nerede olur bu?.. Herhalde Bolu Dağı’nda, Erciyes Dağı’nda olur... Yani, çok çok uzakta bir yerde olacak, değil mi?.. Efendim 400 metre yüksekliğinde dalga, denizin üzerinde dalga ve oğlu yüzlerce kilometre uzakta. Oğluyla konuştu diyor... Allah buyuruyor, Kuran-ı Kerim’de bu var. Peki nasıl konuştu?.. Haaa, mucize olabilir. Ama bize göre cep telefonuyla konuştu. Çünkü, bakın çünkü, oğlu şöyle deseydi: (Peki babacığım, geliyorum.) Nasıl gelecekti o gemiye?.. 400 metre yüksekliğindeki dağların, dalgaların arasında giden gemiye nasıl gelecekti?.. Uçan bir cisim ile gelecekti efendim. Başka gelir yolu yoktu. Nasıl gelecekti?.. Ancak ve ancak uçan bir cisim ile gelecekti...” NOT: Bu konuşmaya biz hiçbir düzeltme ve ek yapmadım. Televizyonda konuşulan neyse, aynısını virgülüne kadar yazdım.

BU İDDİAYI ORTAYA ATAN AKILLI ÖĞRETİM ÜYESİ, ASLINDA GEÇMİŞİN BİLİNMEYENLERİN BİR ÇIRPIDA ÇÖZÜVERDİ... ARAŞTIRAN BİLİM ADAMLARI GELSİN DE, ONDAN DERS ALSIN... İddia o kadar gerçek gibi anlatılıyordu ki, haber röportaj, konuyu bir anda başka yöne çekiverdi. Dini konudan, o devirdeki alet – edevat... Araç – gereç öylesine çağdışı yaşamdan haberler, yazıtlar ve çizimler filmlere konu edilerek öylesine bir kalıba oturtuluyordu ki... Bizim öğretim üyemiz (maşallah) bütün bilim ve ilimleri geride bırakarak konuyu muazzam bir teknoloji ağına oturtuverdi. Şimdi şu yukarıda yazdığımız konuşmalar kime ait biliyor musunuz?.. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Örnek’e ait. Adı üstünde, Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi hemide... Ama nedense bilim ve fizik kanunlarına göre bir araştırma ve geliştirme izahatını mantığa oturtarak yapamıyor. Sadece fikir yürüterek bilincini zorluyor... Bugün bu öğretim üyesi “Böylesi devasa bir dalga varken, Nuh oğluyla tabii ki ceple konuşacak” diyerek bir çıkış yolu hemencecik bulabiliyor. Al sana araştırma... Al sana bilim ve fizik kanunu... NASA ve uzay ile uğraşan Doğu ve Batılı medeniyetler gelsin de bizim öğretim üyemizden ders alsın... Tarihi araştırmacılık nasıl olurmuş görsünler...

BİZ DE AKLIMIZI PEYNİR – EKMEKLE YEMEDİK YA... SORULARIMIZI SIRALARIZ... VE TEK TEK SORARAK ÖĞRETİM ÜYEMİZİ BİRAZ TERLETMEYE BAŞLARIZ,.. NE DERSİNİZ?.. Madem Nuh zamanında böylesi muazzam bir teknolojinin varlığının olduğu iddia ediliyor. O halde Nuh’a peygamber olma görevi nasıl geldi?.. Hemen şöyle diyecekler: “Efendim, Cebrail melek, peygamberlik görevi tebliğini Nuh Peygambere bizzat getirdi...” Biz de şöyle diyelim bakalım: Hayır efendim, Cebrail teknolojinin de ilerisinde iken...Allah katında her türlü imkana sahipken... Neden aşağılara... Dünyaya insin de Nuh’a “Sen Allah’ın peygamberisin artık” desin?.. Yani neden o kadar yolu katetsin de, yorulsun?.. Cebrail de kullanır cep telefonunu, olur biter. Hatta cep telefonu varken bir ülkede, o ülkede televizyon da vardır. Çünkü cep telefonu ile cep telin frekansları bilim ve ilim dünyasında eşit gelişmektedir. Hatta mutlaka internet bile vardır. Eğer internet olmazsa, Nuh oğluyla nasıl konuşacak?.. Tabii bu sorumuza hemen cevap şöyle gelebilir: “Yahu cep telefonuyla konuşmalar yapan kişiler, internet ile konuşmuyor ki... Uydu tekonolojisi aracılığıyla, internete girmeden pekala konuşulabiliyor...” Biz de bu soruya, soruyla karşılık veririz elbette: “Evet doğrudur. Cep telefonları internetsiz konuşabiliyor. Peki ama cep telefonları internetsiz nasıl konuşuyor?.. Herhalde pili var... Öyle değil mi?.. Peki Nuh ve oğlu cep telefonlarını nasıl şarj ediyorlardı?.. Ayrıca, cep olarak çağdaş ilerlemede muazzam bir yol katedilmişse... İnternet neden olmasın?.. Öyle değil mi?..”

UÇAN DAİRELER O ZAMANDA VAR İSE, HAZRETİ NUH NEDEN BASİT VE ÇAĞ DIŞI BİR GEMİYE BİNSİN?.. 3 YIL SÜREN GEMİ YAPIMI YERİNE, NEDEN UÇAN BİR CİSİM OLAN UÇAN DAİREYE BİNİP TUFANDAN KAÇMADI?.. Öğretim üyemizin kafası o kadar uçmuş ki, siz bırakın o devirdeki olanaksızlıkların Kuran’a yansımasını... Uçan cisimlerin bile Nuh devrinde olduğunu düşünebilecek kadar fikir ortaya atabiliyor. Ama “Kanıtla” diye sorarsanız, “Git onu da sen bul... Ben konuyu buraya kadar getirdim” diyebilir. O zaman biz de yine soruya soruyla cevap veririz: “Sayın öğretim üyemiz, Nuh aylarca (belki de yıllarca) gemiyi yapacağına... Uçan cisimlere binip gidemez miydi?.. Hem Allah tarafından Nuh’a (tufan olacağı) bildirilmişken... Nuh’un gemiyi yapması (3 yıl) sürerken... Neden bir uzay aracına binerek oradan daha erken uzaklaşmadı?.. 3 yıl niçin orada gemi yapmasına zaman ayırsın ki?.. Neden yorulsun ki?..

ÖĞRETİM ÜYEMİZ, NEDENSE NUH’UN (HUN)’A DÖNÜŞMESİNİ KONUŞMAZ... NEDENSE NUH’UN OĞLUNUN TÜRK OLDUĞUNDAN HİÇ BAHSETMEZ... Öğretim üyemiz iddialarla uğraşırken, incelemelerini fikirlerle süslemeye çalışırken... Nuh’un oğlunun adının Türk olduğunu... Bundan 4 bilemediniz 5 bin yıl önce Türklerin Allah’ın tek olduğuna inanmasını nasıl açıklayacak acaba?.. Belki o zaman da “Uzaylılar Nuh’u ve kavmini ufolarla dünyaya indirdiler” diyebilir... Ama öğretim üyemiz şunu asla unutmamalıdır: 1– Şu anda cep telefonlarını icat edenler, o hiç beğenmedikleri batı ve doğulular yapıyor... 2– Nuh zamanında da aynı teknolojiyi (Eğer o teknoloji varsa) yine başka kavimlerin yaptığını iyi bilmeli... 3– Ayrıca, cep telefonunu oğluyla kullanan Nuh’un kavmi, yaşadıkları dönemde, neden bu cep telefonunu kullanmamış?.. 4– Cep telefonu sadece tufanda mı icat edildi?.. 5– Neden cep telefonunun kullanıldığına dair bir belge, yazıt veya bir ipucuna ulaşılamıyor?.. 6– Acaba baz istasyonları 400 metre dalgaların altında kalmıyor mu?.. 7– Yoksa o baz istasyonlarını da Cebrail mi kurdu?.. Biz en iyisi mi şu uyarıyı yapalım: Allah’ın işine karışma. Karışacaksan da, mantıklı ve adam gibi çıkış yolu bul... Veya git aldığın diplomanı okula geri ver. Bir daha da o televizyonlara çıkma... Böyle saçma sapan, geri kafayla millete, dünya aleme bizi güldürme...

 

 

 

 

 

 

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact