Cumhuriyet’le hesaplaşıyoruz dedin Türkiye’yi bu hale getirdin SÜREKLİ Atatürk’e çatarak...

O’nun eserlerini ve kurduğu kurumları aşağılayarak... Geçmişteki büyük mücadelelerle bir yere gelen Türkiye’nin ekonomik yapısını “Bunlar da bir şey mi?..” diyerek... Dalga geçer gibi, ne kadar Cumhuriyet kurumu varsa hepsini satışa çıkaran AKP, bugünkü ekonomik krizin etkilerini yine Cumhuriyet Türkiye’sini kuranlara yükleyemez. Çünkü 16 yıldan beri iktidarda ve hata üstüne hata yapmakta. Ayrıca hatırlar mısınız genel seçimlerde parti liderleri sürekli ne diyordu: “Bana bir 4 sene verin. Bakın Türkiye’yi nasıl da düzlüğe çıkaracağımı göreceksiniz...” Evet bu söylem, geçmiş yıllardaki parti liderlerinin dört elle sarıldıkları açıklamalardı. Hatta bu açıklamalar meydanlarda sürekli söylendiği için, millete bıkkınlık gelirdi. Ama ne olursa olsun, siyasi ve ekonomik yapının işlerliğe geçmesinin zamanlamasını liderler 4 sene olarak belirlemişlerdi. Demek ki 4 senede bir yenilenen genel seçimler, yasaları ve gelişmişliği de buna göre şekillendiriyordu. O halde iktidar partisinin 16 senedir yönetimde olduğu halde neden halâ ekonomide ve yasalarda tutarsızlıklar var?.. Belki ona 16 değil de, 30 yıl gerekiyordur. Kimbilir...

GEÇMİŞTEKİ LİDERLER ASLA CUMHURİYET’LE HESAPLAŞMADILAR... AKSİNE ONUN DEĞERİNİ ÇOK İYİ BİLDİLER... AMA YÖNETİM ŞEKİLLERİNDEKİ SAĞCI – SOLCU FRAKSİYONLARI DEVLETİN ÇALIŞMASINI ENGELLİYORDU... Ama şu bir gerçektir ki, geçmişteki parti ve onun yetkilileri, hatta etkili organları ne Cumhuriyet’le hesaplaşma derdine düştüler... Ne de Cumhuriyet’in laik sistemiyle kavga ettiler. Sadece 4 yılda bir yinelenen genel başkanlık yarışına hazırlanırlarken Türkiye’nin daha da fakirleşmesinin önüne geçemediler. Demek oluyor ki, istenilen 4 yıl, yeterli bir zaman değilmiş diye sizi düşündürmeye de başlamış olabilirler. Parti liderleri, Anayasal eğilimler ve insan hakları beyannameleri doğrultusunda, her seçim arifesinde karşılıklı atışmalarla ders niteliğinde birbirlerini suçlarlarken... Devletleşen büyük kurumları satmayı hiçbir zaman düşünmediler. Çünkü Cumhuriyet’in kaleleri niteliğinde olan bu kurumlar, ekonominin kalbini oluşturan büyük ve dev yatırımlarla filizlenen değerlerdi.

BUGÜN NE KADAR FABRİKA, DEV KURUMLAR VE YATIRIMLARLA İŞSİZLİĞİ BİTİREBİLECEK BÜYÜK KURULUŞLAR VARSA HEPSİ SATILDI. PEKİ NEDEN?.. CUMHURİYET’LE HESAPLAŞMA DERDİNE DÜŞTÜLER DE ONDAN... Türkiye’yi kurtaracağım iddiasıyla yönetime gelen AKP, ne yazık ki siz bırakın kurtarmayı, kurtarılmayı bekleyen ülke haline dönüştürdü. Nereye baksanız pahalılık. Her şey ateş pahası... Bol bol taksitlendirmelerle vatandaşlar köşeye sıkıştırılmış durumda. Kimse, “Ben bu ay çok rahatım. Aldığım maaş elimde bereketlendi. Borçlardan sonra elimde hatrı sayılır şekilde para kalıyor. Bu hükümet çok başarılı” diyemiyor. Hatta demiyor. Neden?.. AKP hükümetinin palavradan istikrar masallarına artık kimse inanmıyor da ondan. 16 sene ve öncesinden beri AKP iktidarının yanlış politikalarını yazıyoruz, çiziyoruz, ama gelin görün ki kimse yanlışları görmek için kendini okumaya vermiyor. Partilerinin tabanını tanımak istemiyor. Ama ayyuka çıkan Cumhuriyet düşmanlıkları ne zaman açıkça söylendi, biliyor musunuz?.. Başbakan eski yardımcısı Beşir Atalay’ın, “Türkiye Cumhuriyeti devletini kendisiyle hesaplaştırdık” demesiyle kin ve nefretleri ortaya çıkmıştı... Peki o dönemler neydi?.. Diyarbakır’daki çalıştayda “Somut yol haritası üzerindeyiz”le işi, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma politikasına kadar getirmişlerdi. Hatta “Çözüm süreci”ne dört elle sarılanlar, o dönemlerde İmralı’daki ada misafiriyle aynı düşüncelerde anlaştıklarını söyleyecek kadar da ileri gidebilmişlerdi. Neden?.. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak istiyorlardı da ondan.

ATATÜRK’ÜN CUMHURİYET VE LAİKLİKLE DÖŞEDİĞİ TAŞLARI NE ZAMAN Kİ KALDIRMAYA ÇALIŞTILAR... İŞTE O ANDAN İTİBAREN TÜRKİYE’NİN BAŞI BELADAN KURTULMADI... Biz hep, “CHP pısırık ve korkak” diye yükleniyorduk... Neden?.. Hiçbir zaman büyük devlet anlayışı içinde kurduğu Cumhuriyet’in temel taşlarıyla oynayanlara ezici ve sert politikalarla yüklenmedikleri için. Evet, bugünkü AKP’nin şımarıklığı da zaten buradan gelmekte. Ayrıca, bu yazımızda CHP’nin değil, AKP’nin hatalarının bizleri ne hallere getirdiğini düşündürecek konuları yazacağız ve her zaman da yazmalıyız. Örneğin, Atatürk Cumhuriyeti’ni devirmek için yola çıkan AKP’liler, bugün yine Atatürk’ün politikalarını izlediklerinin farkında bile değiller. Neden mi?.. Atatürk Ortadoğu için ne demişti?.. Gelin hep beraber hatırlayalım: “Bir gün cihan harbinden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz Cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil, emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi üvele haddini bildiren Türk halkı, onların da hakkından gelecektir.” İşte bu sözlerin askeri yönetim bazında bugünkü savaş taktiğini uygulayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk’ün düşüncelerini ve zekasını doğrular nitelikte mücadelesini vermekte. Ama daha önceleri AKP yöneticileri ne diyordu?.. “Ey NATO neredesin?.. Ey Avrupa, neredesin?..” diyordu. Oysa sınır güvenliğimizi oylayan ve sınır ötesi harekatımızda haklılığımızı kabul eden Birleşmiş Milletler’in 51, 52 hatta 53. Maddeleri ile ünlü Ankara Anlaşması’nı unutan bir hükümetin böylesine batıyı göreve çağırmasının anlamını ve manasını nasıl yorumlamalı?.. Hadi bunu da siz düşünün bakalım.

İSLAM ÜLKESİ KURACAĞIM DİYE, KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİNE SÜREKLİ ZARAR VEREREK KADINLARIMIZIN AHLAKİ VE DİNSEL ÇÖKÜNTÜYE MARUZ BIRAKILDIKLARINI GİZLEMELERİ BİLE... HATALARININ EN BÜYÜĞÜDÜR... İktidar bir defa şunu unutmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Müslüman’dır ama Arap değildir. Arap olmakla Müslüman olmanın arasındaki farklılığı sürekli birleştirmeye çalışan iktidarın yapmak istediği ise, Türkiye’ye karşı bir yıkım projesi planlarını tek tek devreye sokmalarıyla ayaklarını nereye bastıklarını bilememeleridir. Devlet yönetiminde acemi olduklarını kabullenmemeleridir. Ama eğer bize şu soru sorulacaksa, “Araplardan rahatsız mısınız?..” diye... Hayır, asla değiliz. Arap vatandaşlardan neden rahatsız olalım ki?.. Rahatsız olduğumuz kişiler Arapların yöneticileridir. Amerikan emperyalizmine uşaklık ettikleri için onların milli anlayışları da... Dini anlayışları da... Ahlaki çöküntünün umursamazlığının karşısına koydukları anlayış da paradır. Dolar aşkıdır. Onun için Arap yöneticilerden asla dost olmaz. Ama gelin görün ki iktidar kanadı, Arap yöneticilere olan sevgi sunumlarını öylesine ileriye götürdüler ki, Türkiye’nin ne kadar ağır sanayiisi ve dev fabrikaları varsa, hepsini bunlara özelleştirdiler. Taşın üzerine taş koyacaklarına.. Taş üstünde taş bırakmadılar. Birçok milli fabrikalarımızı... Milli kuruluşlarımızı... Devleşen kurum ve kuruluşları Araplara sattılar. Türkiye’nin ne kadar milli sanayiisi varsa, hepsini sattılar. Har vurup, harman savurdular. Gereksiz yere, hesapsızca harcamalar yaparak elde ne varsa, hepsini tükettiler. Bol bol harcayarak bütün yatırımlara dönmesi gereken paraları bitirdiler. Devasa dış ve iç borçların altına imzalarını attılar...

KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİNE İNANMAYAN, AMA KENDİ ÇOCUKLARINI EN İYİ OKULLARDA OKUTAN İKTİDAR VE YANDAŞLARI, TÜRKİYE CUMHURİYETİ KELİMESİNE KARŞI ÖYLESİNE ALERJİLERİ VAR Kİ, NEREDEYSE TÜRKİYE’NİN ADINI DEĞİŞTİRECEKLER... Kadın – erkek eşitliğine inanmayan iktidarın düşünceleri ne kadar doğru olabilir?.. Düşünsenize, kadınlarımıza, kızlarımıza sürekli hakaretler ediliyor... Ama “İslami kaynakların ağır düşüncesine sahibim” iddiasıyla yola çıkan iktidar yakınları ve yalakaları, kadınlarımıza ve kızlarımıza olan hakaretler karşısında susuyorlar. Neden? Çünkü Atatürk, daha Avrupa’da bile kadın hakları yokken, Türkiye’de kadınlara, kızlara seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Şimdi bu hakları türbanla eşit tutan iktidar, kadın haklarına karşı fıtrat sözüyle karşı durmakta... Sadece erkeğin kas gücünü hatırlatır derecede düşünceyle İslami görüşlülüğünü dile getirmekte. Oysa kas gücü ile kadının gücü diye bir şey olamaz. Olmamalıdır. Eğer olacaksa, o halde annelerimiz de kadın değil mi?.. Bu fıtrat ve eşitsizlik sözünü kas gücüyle tutanlar, annelerinin yüzüne nasıl bakacaklar?.. Hiç böyle kadını aşağılama olabilir mi?.. İslami düşünce ile ülke yönetmek ne demek?.. Kuran, “Beni oku ve benim kanunlarıma göre ülke yönet” mi diyor?.. Yoksa, “Doğruluktan ayrılma. Ülkene karşı iyi şeyler yap. Kul hakkıyla bana gelme” ifadelerini halk arasında nasıl paylaştıracaksınız?.. Tabii ki teknoloji çağına ayak uydurarak... Tabii ki anayasa kanunlarına riayet ederek. Siz hiç Kuran’a karşı gelen bir Anayasa gördünüz mü?.. Siz hiç, “Anayasa’da doğru olma diyor. Ülkeni koruma diyor. İnsanları ezeceksin diyor. Kanunlar ve insanları eziyor, yok ediyor diyor” diye bir kanun maddeleri okudunuz mu?.. Duydunuz mu?.. Gördünüz mü?.. Demek ki neymiş?.. Kuran’ın modern çağdaki terimlerle ülke yönetilme olayını eşit tuttuğunuzda, şeriatın değil, Cumhuriyet yapısının daha makul bir sistem olduğunu kabullenmek demekmiş. Kadın – erkek eşitliğindeki modern çağda uyum yasalarıyla Anayasal kanunların işleyişine riayet etmek, inanç özgürlüğüyle ülkenin kanunlarının rayına daha iyi oturduğunu kabullenmek demekmiş.

DİĞER ARAP ÜLKELERİNDEKİ AMERİKAN HAYRANLIĞINI GÖRMEMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPAN TÜRKİYE, SURİYE’DEKİ YANLIŞ POLİTİKASINI GÖRMÜŞ VE MECBUREN ATATÜRK’ÜN SİYASİ VE ASKERİ DÜŞÜNCELERİNE DÖNMÜŞTÜR... Çeşitli Arap ülkelerindeki iç ayaklanmalar ve huzursuzluklar sürekli gündeme getirilirken, Amerikan emperyalizminin Türkiye’yi dört cephede kıskaca alma gayretleri sonunda fark edilmiş ve yanlıştan ve büyük hatadan sonunda dönülmüştür. Bu hatanın en büyüğü kürdistanı kurma hayaliyle yanıp tutuşan İsrail’in, bölgemize gelerek Türkiye’yi dipten oyma planları yapması, Türkiye Cumhuriyeti’nin savaş çılgınlığını ön plana çekmesine neden olmuştur. Ve haliyle Suriye topraklarının bütünlüğünden yana tavrını alarak emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürülmemiştir. Evet ama, biz bunu yıllar önce hep söylemedik mi?.. Tabii ki de söyledik. Türk Silahlı Kuvvetleri, özellikle 5 bilemediniz 6 yıl önce Suriye devletiyle eşzamanlı askeri tatbikatlar yaparak Mehmetçik’i Halep’e, Şam’a ve stratejik değeri çok yüksek olan diğer bölgelere yerleştirmiş olsaydı, bugün bir tane bile Mehmetçik cenazesi gelmemiş olacaktı. Hatta Türk Ordusu, Suriye’nin bütün şehirlerinde, kentlerinde ve ilçelerinde turist gibi gezmiş olacaktı. Bu da Amerika’nın 10 bilemediniz 12 bin kilometre uzaktan burnumuzun dibine kadar gelerek PKK’lıları bize karşı savaştırmış olmayacaktı. Ama ne olursa olsun, daha yolun başlangıcındayız. Bu büyük hataların her an olabilirliğini düşünerek, bugünden itibaren Avrasya programına daha da ağırlık verip dış politikamızı güçlendirmeliyiz. NATO denen tırışkadan bir örgütün bile PKK terör örgütünü desteklediğini bildikten sonra... O örgütün Türkiye için bir can güvenliği olduğunu kim söyleyebilir?.. Hatta NATO’nun (özellikle Fransa denen kalleş ülkenin) PKK’lılara kucak açmasına... NATO üyesi olan Türkiye’ye karşı PKK’ya güven vermeye çalışan NATO ülkelerine karşı nasıl iyimser durabiliriz?.. Bunu kabullenmek bile enayiliktir. Onun için, iktidarın Avrasya projesine son sürat hız vermesi Türkiye’nin önünü görmesi açısından çok kıymetlidir. Yeter ki Atatürk’ün stratejik bağımsızlık düşüncesini kabullenin ve onun heykelleriyle değil... Planlarıyla... Yarının Türkiye’sini nasıl kuracağınızla uğraşın... Cumhuriyet’in bütün milli değerlerini... Milli kalelerini intikam alma duygusuyla satışa çıkarırsanız, işte bugün ithalata dayalı bir Türkiye’nin yalnızlığını yaşatırsınız... CUMHURİYET’le HESAPLAŞIYORUZ derseniz, Türkiye’nin iç ve dış politikasını iflasa götürürsünüz. Ki götürdünüz bile... Yazıklar olsun ki, bu görüşlere inanan milyonlar kafalarını kuma gömmüş, uyanmayı bekliyor...

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact