Döktüğün gübrenin içinde boğulasın!..

CHP’nin adalet yürüyüşüne bir türlü dayanamayan fanatikler, nedense orman kanununu uygulamaktan hiç korkmuyor... Hatta kabadayı içgüdüsüyle CHP kampının hemen yanıbaşına gübreyi boşaltabiliyor. Hemen sormak istiyoruz: “Kardeşim derdin ne?.. Neden döktün gübreyi?.. Yani gübreyi dökerek CHP’ye zarar vermek sana neyi... Hatta neleri kazandıracak?.. Yoksa büyük bir hayal içinde birilerine mesaj yollayarak (Beni de görün. Bakın CHP’nin hemen yanıbaşına gübreyi döktüm) mü demek istiyorsun(uz)?..” Biz söyleyelim: Gübreyi döken GÜBRE KAFALI, bir amaç uğruna değil, aksine bünyesinde oluşturulan gereksiz bir hayal uğruna kendisini kullandırdığının farkında değil. Gerçi birkaç bin lira ceza alarak sıyırdığını sanıyorsa, bunda aldanıyor. Çünkü siyasal zeminde kabul edilemeyen bir hakaret olarak gübrenin ortalığı kokuttuğunun farkında değil (geri zekalı).. CHP’ye yapılan müdahaleler sadece bu kadar mı?.. Tabii ki de değil.

SUYU KESERSİN, SONRA “BİZİM YETKİMİZ VE ETKİMİZ DIŞINDA” DERSİN... ACABA BUNUN SORUMLUSU, NEDEN HATAYI KABULLENMEZ?.. İlk müdahale veya son müdahale olarak kim nasıl algılarsa algılasın, “İşin cılkı çıktı” derler ya... CHP’nin karşılaştığı haksız müdahaleler de aynen bu doğrultuda ilerliyor. Hatırlatalım: Düzce’ye bağlı Kaynaşlı, CHP’lilerin konakladığı Köroğlu Tesisleri’ne suyu vermedi. Vermedi diyoruz, çünkü Kılıçdaroğlu ve CHP’liler ne zamanki o bölgeden (daha doğrusu Köroğlu Tesisleri’nden) ayrıldı... Hemen tesise su verildi. Şimdi insanın midesi bu olaylarda bulanmaz mı?.. Tabii ki bulanır. Hatta Kılıçdaroğlu, o tesisde bulunan görevlilere şu soruyu da sormuştu: “Su faturanızı ödememiş miydiniz?..” Cevap: “Bizim hiçbir zaman su borcumuz olmaz...” Gelin şimdi işin içinde çıkın da göreyim sizi... “Bizim su borcumuz asla olmaz” diyen tesisin suları kesiliyor... CHP ne zaman ki oradan ayrılıyor, tesise hemen su veriliyor. Buna başka bir düşünceyle cevap eren CHP’li Gürsel Tekin, şu sözlerle tepkisini dile getiriyor: “Adaleti kaybettiğiniz gibi, insanlığınızı da kaybetmiştiniz!.. Şiddetle kınıyorum...” Bundan oldukça rahatsız olan o yörenin belediye başkanı “Yaptığınız açıklama kolaycılık ve kötü niyet içermektedir” diye karşılık vererek Gürsel Tekin’i suçlamaları kanıtlamaya davet ediyordu. Oysa bizler konuyu şöyle düşünmeye başladık: 1– CHP, o bölgeye gelince neden sular kesilir?.. 2– CHP, o bölgede kamp kurunca nedense tezekler kamp kenarına dökülür?.. 3– CHP’ye yapılan bu çirkin hareketlerden ve eylemlerden dolayı “Hayır, kabahat bizde yok. O bölgenin sorumluluğu bende değil” denileceğine... Aksine “Özür dileriz. Bu bölgede kim ne şekilde kamp yaparsa yapsın, elimizden gelen misafirperverliğimizi göstermeliyiz” denmesi gerekmez mi?.. Asıl olan bu sorunun sorulması değil mi?.. Ama kafaları karıştıran bir de şu var: Köroğlu Tesisleri Genel Müdürü Muzaffer Aytan, “DİNLENME TESİSİNİN KENDİLERİNİN OLMADIĞINI...” söyledikten sonra, “BİZ NEDEN SU VERMEYELİM?.. BİZİM SUYUMUZU ZATEN BELEDİYE VERMİYOR...” açıklamasını yapıyor... Bu ne demek?.. Ne demek olduğunu biz söyleyelim: “Belediyenin burada bir suçu yok. Bizim tesisde görünmemiz, bu tesisin bizim olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla suyumuzu belediye vermiyor ama tesis de bizim olmadığına göre, buranın sahibi değiliz... Belediyeyi de suçlamanın bir anlamı yok. Çünkü belediye bize suyu vermiyor...” Buna verilecek cevap aynen şudur: Aşağı tükürsen sakal, yukarıda tükürsen bıyık... Sündür - sündür, çekiştir... Ne yaparsan yap... Konuyu nereye çekersen çek... Konu oraya doğru gider... Sonuç olarak da bir zaman sonra dağılır. Unutulur gider mevzu...

ADALET YÜRÜŞÜNÜN İÇERİĞİNDE AYNEN ŞU VAR: HUKUK VE ADALETİN KAPSAMA ALANINA GİRMEYEN BİR SİSTEMİN VARLIĞINI ORTAYA ÇIKARMAK... Adalet her zaman Anayasal hak olarak insanları koruyucu zırha büründürür. Bu zırhın genel anlamı, demokrasidir... Cumhuriyet rejimidir... Laik düşüncedir... Çoğulcu parlamenter sistemdir... Ama gelin görün ki ne bu sistemler adaletin kapsama alanına alınıyor... Ne de adalet arayanların düşünceleri Cumhuriyet sistemiyle eşleştiriliyor. Peki ne yapılıyor?.. OHAL’e devam edilecek... Anayasa resmen devre dışı bırakılacak... Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Anayasal kanunlar devre dışı bırakıldığı gerçeği yanında... Devletin temel değerleri ve temel kurumları birer birer yıpratılmaya devam ediliyor... Nasıl mı?.. Meclis’te muhalefete yönelik bir çalışma yaptırılmak isteniyor mu?.. Hayır... Çoğulcu parlamenter sisteme dayalı istemin Cumhuriyet yapısı devam ettirilmek isteniyor mu?.. Hayır... Adaleti ve hukuku adil şekilde dağıtan ve verdiği kararlarla laik ve hukuk devleti olduğunu kanıtlayan Anayasa Mahkemesi saygı görüyor mu? Hayır... O halde biz neyi düşünmeliyiz?.. Söyleyelim: Adalet yürüyüşüyle CHP’nin hukuk sistemine... Cumhuriyet’e... Laik sisteme sahip çıkmasına karşı... Kendini bilmezlerin CHP’ye gübre ve su verilmemesi olayını derinden düşünmeliyiz. Çünkü, “Ben yaptım oldu bitti”yle koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ne yön vermeye çalışanların, yurdumuzu büyük bir karanlığa sürüklediğini görmeliyiz. Gübreyi dökenlerin... Suyu kesenlerin hareketleri bir hak ve adalet arayışı olarak algılanırsa... Sırf CHP zorluk çeksin diye düşünülürse eğer... Bu ülke zaten dünden itibaren karanlığa gömülmüş gidiyor demektir. Bunu görmeyen, aldığı kararlara yarın öbürgün mutlaka görecektir. Gübre olayını ciddiye almayanlar (hatta ciddi bakmayanlar) adaleti, hukuku ve yasaları da kokuttuklarının farkına varmalılar... Bu olayı siyasi ideolojinin dışında tutup... Hukuku ve Anayasal kanunları işletmek zorundalar... Ha, unutmadan söyleyelim: O gübreyi döken, o kokunun içinde boğulursa, yaptığı eylemin ne kadar pis kokular yaydığına ancak o zaman inanır. Çünkü bu yapılan ne İslam hukukuna sığar... Ne de “İslam hukukunu savunuyorum” diyenlerin vicdanına sığar... Daha ne diyelim?..

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact