Fetvacılar tarikatı sessiz devrim peşinde

SANKİ olmayacak şeymiş gibi bütün milletin dilinde şu cümle yer alıyordu: “Fetvacılar nasıl biraraya gelebilir?..” Yani bu kare öylesine büyütülmüş ki, sanki imkânsızı başarmışlar gibi, kendi alanlarında büyük bir patlama yapmaya çalışmışlar. Zaten muhafazakâr kanadın bu tür girişimleri akla hayale gelmezken... Düne kadar bir araya gelişlerinin gerçek nedeni olarak, kamuoyuyla paylaşma ve bir yerlere mesaj verme telaşına girmişler... Nasıl mı?.. Alın size söylenen sözler: Alınan duyumlara göre, “birbirlerine karşı konuşmama” kararını aldıklarını kamuoyuna iletmenin gururunu yaşarlarken... Diğer düşünceleri üzerinde de fikir birliği içersinde olduklarını kanıtlamaya çalışmışlar. Ve ortaya şöyle bir durum çıkıvermiş: “Bizlere (yani fetvacılara) karşı gelebilecek her türlü eleştiriye karşı da dayanışma ve birlik içinde olmalıyız...”

BU KARAR ALMALAR VE KAMUOYUNA DUYURMALAR ÇEŞİTLİ MESAJLARLA İLETİLİRKEN, ACABA NEDEN HALKIMIZA, “ACAYİP SÖZLER SÖYLEDİK... BU SÖZLER ÇOK İĞRENÇTİ... BUNUN İÇİN TÜRK HALKINDAN ÖZÜR DİLERİZ”İ NEDEN SÖYLEMEZLER?.. Dayanışma ve birlikte olma kararlarından sonra Türk halkı bu zatlardan neyi beklerdi?: Tabii ki bir özür dilemeyi... Bir tanesi bile ortaya çıkıp, “Bizler Türk kadınına karşı hatalı sözler söyledik. Her ne olursa olsun söylenmeyecek acayip ve kışkırtıcı sözlerle Türk kadınını olağanüstü rahatsız ettik. Bu duruma geldikten sonra (Cumhurbaşkanı’nın da bize söylediklerinden sonra) bizim Türk halkından, özellikle Türk kadınınından özür dilememiz bir mecuburiyet olmuştur. Onun için Türk kadınından ve Türk halkından özür dileriz” demiyor. Hatta diyemiyor... Halâ Türk kadınıyla, Türk halkıyla bir inatlaşma ve bir mücadele etme gereksizliğinin peşine düşmüşler. Oysa neden özür dilemedikleri belli... Türk kadınları, hem Türk oldukları için, hem de Türkiye Cumhuriyeti’ni savundukları için...

ŞİMDİ GELELİM ASIL MESELEYE... ASIL FASLA VE ASIL KİMLİKLERİNİN HİÇBİR KİŞİNİN ÜZERİNDE ÜSTÜNLÜK YAPAMAMALARINA... ÇÜNKÜ TÜRK MİLLETİ DİNCİLİK YAPARAK HALKA HAKARET EDENLERİ VE DİNİ GÖRÜNÜMLÜ KİŞİLERİ SEVMEZ... Bu dindar görünümlü kişiler bir defa şunu bilmelidirler ki, devir artık eski devir değildir. Düne kadar aile büyüklerinin görüşlerinin yanlışlığından doğan hataların altında ezilen gençliğin... Bugün büyüklerine her şeyi öğreten ve dinleten bir gençliğin yetiştiğini bu kişilerin bilmesi gerekir. Aile terbiyesi başka... Aile kavramı başka... Ulu orta terbiyesizce ve ahlaksızca kadına ve kızlara hakaret etmek bambaşka... Bir defa bu gibi olaylarda küçüklerin sus pus olmalarını beklemek ise bambaşka... Hele bırakın siz küçük çocukları, anne ve babaların evlatlarına sahip çıkma açısından böyle iğrenç sözlere karşı durmaları daha bir başka. Onun için bir araya gelen fetvacılar, dayanışma kararının dışında... Söyledikleri sözlerden dolayı Türk halkından özür dileyerek suçlarının affedilmesini beklemeleri gerekirdi. Ama nedense hiç böyle bir şey yapmıyorlar. Sadece akıllarında inatlaşma... Yaptıkları hatalardan dolayı inatla dayanışma kararı vererek değil özür dilemeyi... Sus pus olarak derin bir sesizliğe bürünmeyi düşünmüşler. Bize göre bu bir araya gelişin adı “Fetvacı tarikatı”nın doğuşunu kanıtlama eylemi...

AMA NAFİLE, FETVACILARIN GÜÇ BİRLİĞİ OLUŞTURMA ADINA BİRARAYA GELEREK SESSİZ VE DERİN BİR TARİKAT GÖRÜNÜMÜ VERMELERİNİN ARKASINDA YATAN NEDENLER, ZAMANI VE MEKANI BEKLEME MESELESİ OLMALI... Fetvacıların bir araya gelerek neyi keşfettikleri bilinmez ama, derinlerde ve gelecek tarihlerde sanki bir şeylerin değişeceğini... Sanki o tarihe kadar bugünden kamuoyuna verdikleri mesajla “Biz buradayız” diyerek zamanı ve mekanı bekleme yarışına girişmişler gibi... Beklentileri hilafet.. Umutları İslam devleti... Fakat Cumhuriyetin niteliklerinden yararlanarak orada burada suç unsurunu kapsayacak şekilde konuşmaları yetmiyormuş gibi... Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptıkları hakaretleri de misliyle suç olarak birikmekte. Ama ne yaparsınız ki bugüne kadar sürekli hakaretler yağdırarak kendilerini bulunmaz bir nimetten gören bu fetvacılar, haklarında yapılacak bir soruşturmayla asıl kimliklerinin ve yapmak istediklerinin dışında hareket ederek Türk halkından özür dileyeceklerini bugünden görür gibiyiz.

FETVA AĞZIYLA HAKARET DOLU SÖZLER SÖYLEYEREK MİLLETİN MORALİNİ BOZAN BU KİŞİLER, BUGÜN HALÂ SUSARAK GÜÇ BİRLİĞİ İÇİNDE GÖRÜNME ÇABASINI GÖSTERMELERİNİN NEDENİ, MAKAMLARININ ELLERİNİN ALTINDAN KAYIP GİTMEMESİ İÇİN... Şimdi birileri bize, “Bunlar böyle düşündüklerini nereden biliyorsunuz da böyle kati bir şekilde onların hakkında düşüncelerinizi açıklıyorsunuz?..” diyebilir. Bu gayet normal ve gayet doğal bir sorudur. Ama biraz düşünürlerse neyin neden olmadığını... Bunların niçin bu duruma geldiklerini ve böyle düşüneceklerini tahmin etmeleri pek de zor değildir. Eğer zor ise, biz yardım ederek düşüncelerini canlandıralım: BİRİNCİ OLAY: Eğer bu kişiler fetva vererek İslami ayağı dümeniyle ulu orta Türk kadınına, Türk halkına ve hatta Türk erkeklerine hakaret etmelerine karşı bir özürleri oldu mu?.. HAYIR... Tabii ki olmadı... İKİNCİ OLAY: Bu kişiler bugüne kadar birbirlerini yerken... Olmaz türlü hakaretler yağdırarak sürekli birbirlerine saldırırlarken, ne oldu da aniden bir araya geldiler?.. Bu bir araya gelişlerinde aldıkları ortak kararla neden sus pus olma düşüncesine ağırlık verdiler?.. Bunun yanında, her şeyi (kendilerini savunma açısından) masaya dökme girişiminde bulundular mı?.. HAYIR... Tabii ki bulunmadılar... ÜÇÜNCÜ OLAY: Ağır sözlerle kadınlara - kızlara saldıranlara karşı kendi aralarında hiç mi birbirlerini suçlayarak “Yaptığın çok ayıptı” diyebilen biri çıkmaz?.. HAYIR... Tabii ki çıkmaz... Biz Cumhuriyetçiler arasında böyle hayasızca ve arsızca ona - buna saldıran kişiye karşı mutlaka karşı durur... Hatta aynı Cumhuriyetçi kuşak tarafından cevabını ve tenkitini en ağır şekilde de alır. Bunu buradan peşinen söyleyebiliriz. Ama gelin görün ki muhafazakâr kanadı temsil ediyorum diye ortaya çıkan bu çağ dışılar, değil birbirlerini makul seviyede tenkit etmeyi... Halâ inatla Türk halkından özür dilemeyerek “Davamızda haklıyız” toplantısı yapmış... Ne diyelim?.. Böyle hukuk ve adalet içinde böylelerini daha çoooook göreceğiz...

 

 

 

 

 

 

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact