Error message

Deprecated function: The each() function is deprecated. This message will be suppressed on further calls in menu_set_active_trail() (line 2404 of /homepages/25/d199835659/htdocs/FloridaTurkGazetesi/includes/menu.inc).

Gayretullah derken Ayetullaha giden yol karanlıktır

BİLİYORSUNUZ, bir adam ortaya çıkıyor ve ortaya saçma sapan bir laf atıyor. Ama attığı o laf yenilir - yutulur cinsten de değil... Çünkü yaşça güvenilirlik görüntüsünü veren kişinin ağzına aldığı açıklama hem kendisini... Hem de tüm öğrencileri çileden çıkartıyor (Ki bugün öğrenciler, o profesörün dersini terk ederek) protesto etmiş oldular... Tabii bu olay, Türk gençliğinin çağdaş dünyadan kopartılıp, saçma sapan kapalı beyinlerle aşılanmasını sağlamak amacını ve umudunu yaşatmaya çalışan... Kendini profesörlük unvanıyla apoletleyen bir kişinin marifetiydi. Ama bu marifet hem Milli Eğitim Bakanlığı’nın pasif duruşundan kaynaklanıyordu... Hem de Atatürk ilke ve inkılaplarını yaralamak adına her şeyi göze alanların şımartılmasından cesaret kazanıyordu. Ama sonuç ne oldu?.. O profesörün dersinde çocuklarımız sağlam duruşlarıyla sınıftan ayrılarak demokratik protestolarını uygulamış oldu. Peki bunda kim haklı?.. Elbette ki çocuklarımız... Kim haksız?.. Elbette ki profesörün ta kendisi.

MİLLİ EĞİTİM, ARAPLAŞMIŞ KAFALARA DERS VERDİRİRSE SINIFLAR HEM BOŞALIR... HEM DE EĞİTİMİN YERİNİ MEDRESE ZİHNİYETİ ALIR... BUNU VE ÖNÜNÜ GÖREMEYEN MİLLİ EĞİTİM DERHAL KAFASINI DEĞİŞTİRMELİ... Çağdaş bir dünyada yaşayan bir profesör neden eskiye özlem duyar?.. Kafası kapalı da ondan... Peki neden çocuklarımızla ilgili Gayretullah’vari cümleler kurar?.. Çok eşliliği savunuyor da ondan... Peki neden illa ki küçük kızlarımızla ilgili evlilik düşünceleri savunuyor?.. Araplaşma sevdalısı olduğu için... İşte tüm bunlar çağdaşlığı 100 yıl önce yakalamış olan Türkiye Cumhuriyeti’ne uymaz... Uydurmaya çalışanlar da kendini hayal dünyasında görür (Ki bugün) aynısını yaşamış oldular. Nasıl ki profesörün öğrencileri sınıfı terk ederek protesto ettilerse... Aynı şekilde Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Daha profesörün ağzına aldığı ilk günden – Hatta ilk saatten itibaren” hakkında derhal soruşturma açarak Türk gençliğinin yüreğine su serpmeliydi. Bu yapıldı mı?.. Hayır... Hayır diyoruz, çünkü halâ o profesör okulda ders vermekte. Böyle saçma sapan bir düzen olabilir mi?.. Asla olamaz, hatta olmamalı. Nasıl ki çağdaş ve gelişmiş derslerle Türk gençliği Milli Eğitim’in öncülüğünde ders alıyorsa... Aynı şekilde bu sistem Milli Eğitim Bakanlığı’nın kasasında sağlam şekilde kilitli kalmalıydı. Yani çağdaş dersleri bozabilecek bir öğretmenler veya profesörler derslerini Milli Eğitim Bakanlığı’nın çağdaşlık sınırından çıkamamalıydı. Oysa bugüne bakıyorsunuz hem çağdaşlıktan çıkılıyor... Hem de sarıklı adamların kol gezdiği derslerde sınıfları dolduran öğrenciler adeta dinciliğe zorlanarak oyalanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise, bütün bu olan – bitenleri seyrediyor... Ve öylece oturuyor. Böyle şey asla olamaz... Hele ki böyle kafayla eğitim asla yapılamaz.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİĞİ SAVUNAN CAHİLLER, ABDULLAH GÜL’ÜN EVLİLİĞİYLE BU OLAYI YASALAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR... EVET AMA BU KAFALAR TARİH BOYUNCA ÜLKELERİ BATIRAN NEDENLER OLMADI MI?.. NE OLURSA OLSUN TÜRKİYE ARAPLAŞMAYACAK... Hani derler ya, ünlü bir tekerleme vardır: “Millet aya, biz yaya”... Bazıları bunu boşuna söylememiş. Bunun aynısını ülkemizde gerçekleştirmeye çalışanlar var. Tıpkı bu profesör gibi... Düşünün Atatürk, bundan 100 yıl önce Milli Eğitim’in milli şuurunun temellerini atmış ve bunu Türklükle taçlandırmış... Dünya ülkeleri arasında hatırı sayılır yerlere getirmiş... Bugüne kadar devam eden sistemle üniversitelerarası derslerin kıymet-i harbiyesini ispatlamış Milli Eğitim, bugün bunların tam tersini yapmakta. Ne öğrencilerine sahip çıkmakta... Ne de Milli Eğitim’in şuurunu korumakta. Sadece ve sadece ortaya çıkan buna benzer saçma sapan olayları seyretmekte. Ne böyle Milli Eğitim olur... Ne de çağdaş eğitim olur... Sadece ve sadece böylesi profesörün sınıfında ders almaya çalışan öğrencileri bulamazsınız. Bulmanıza da imkan yoktur. Çünkü o profesörün kullandığı şu söz çocukları çileden çıkarmıştır: “Abdullah Gül eşiyle kaç yaşında evlendi?..” Ne yani, bin 400 sene önce 6 yaşında bir kız çocuğuna söz yapıp, 9 yaşında gencecik çocuk kızlarla evlenmeler oldu diye, bugün bu aynısı yapılmalı mı?.. Hiç böyle cahil bir laf duydunuz mu?.. O profesör denen kişi, bunun aynısını savunarak ve genç evliliği Abdullah Gül’e benzeterek öğrencilere karşı çıkıyor... Ama ne olursa olsun, dinimizi böylesine ayaklar altına alan... Çocuk yaşta kızlarımızı toprağa canlı canlı gömen kafaların bugün de mantar gibi türemesi insana koyuyor... Ama ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti asla Araplaşmayacak. Araplaşacak diyenler de şahsi avantalarını kaybedince hepsi birden Cumhuriyetçi olacak. Zaman geçtikçe bunu hepimiz göreceğiz.

ÇOCUKLARIMIZLA İLGİLİ DÜŞÜNCELER İNSAFSIZCA KAPALI BEYİNLERDE DOLAŞIRKEN, AYETULLAH’VARİ DURUŞU TÜRKİYE’YE SOKMAYA ÇALIŞIYOR, GAYRETULLAH İLE KENDİNİ SAVUNUYOR... Kapalı beyinler halâ çocuklarımızın gençliğiyle oynamak istiyor. Sokakta oyun oynayacak yaşta olan kızlarımıza kadın gözüyle bakanlar, Türkiye’yi Araplaştıramayacak. ÇOCUK KIZLARIMIZA KADIN GÖZÜYLE BAKAN gözü dönmüşler, GAYRETULLAH ile yola çıkıp ülkemizi AYETULLAH rejimine çeviremeyecek. Çünkü bu ülke Cumhuriyet ile taçlanmış bir ülke... Kimsenin yüreğinden Atatürk sevgisini ve onun ilke ve inkılaplarını söküp atamayacak. Hatta atamaz. Düşünün Atatürk’le uğraşan siyasi yapı ATATÜRK ÖLDÜĞÜ HALDE, ONU İKİNCİ KEZ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞMAKTA... Ama ne olursa olsun bu tipler asla Atatürk’ün düşüncelerini öldüremeyecek. Çünkü kadınlara verilen haklar... Mahkemedeki savunma sistemi... Hukuk ve yargının kadınlarımıza ve kızlarımıza bakış açısını Cumhuriyet ve laik sistemle değiştiren Mustafa Kemal Atatürk’ü kimse bu topraklardan silemeyecek. Hatta GAYRETULLAH ile başlayıp AYETULLAH REJİMİNİ ülkemize getirerek gencecik kızlarımıza gözlerini dikemeyecek. Eninde sonunda bu ülke Atatürk ilke ve inkılaplarına dönecek. Ve profesör tipli bazı öğretmenler ve hocalar da aniden laikliği savunan tipler olacak. Neden mi?.. Çünkü bu hocaların ve öğretmenlerin çocuklarının hepsi Avrupa ülkelerinde eğitim görüyor da ondan. Sorun bakalım bu şahıslara, “Sizin çocuğunuz neden imam hatip okulunda okumuyor?..” diye... Alacağınız cevap şu olacaktır: “Biz dini bütün insanlarız. Bu dini öğretileri biz zaten çocuklarımıza veriyoruz..” diyecekler.. Atatürkçü aile de, “Biz de zaten dini öğretileri çocuklarımıza veriyoruz. Evet ama çağdaş eğitimden yana olduğumuz halde neden imam hatip okulları zorunlu kılınıyor?” dediğinde, kulaklarını tıkayacaklar ve onları asla duymayacaklar. Onun için ülkemize şeriat düzeni getirilmek isteniyor. Makamlarda oturanlar medeniyetin ve çağdaşlığın en alasını yaşarken, Türk gençliği imam hatip okullarına zorla sokularak kafalar boşaltılmak isteniyor. İşte çocuk evliliklerinin tek amacı budur. Peki başarılı olacaklar mı?.. Hayır, asla olamayacaklar. Onun için profesör kafalı öğretmenlerin ÇOCUK YAŞTA KIZ ÇOCUKLARIMIZIN YAKASINDAN ELİNİ ÇEKMELİ... Ve utanmalıdır... Depremi bahane ederek kız çocuklarıyla yola çıkanların amacı şu: Bu ülkenin siyasi yapısını, GAYRETULLAH tuzağı kurarak AYETULLAH HUMEYNİ rejimine çevirmeye çalışıyor. Bu apaçık ortada... Onun için GAYRETULLAH ile yola çıkıp bu ülkeyi AYETULLAH’a çeviremeyecek. Çünkü o yol karanlıktır...

 

 

 

 

 

 

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact