Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’ne karşı Fatih’in Kanunnamesi!

İslam dünyasının lideriyiz diye böbürlene böbürlene hazineden halka hiç ödün vermeyerek... Halka gerçekleri anlatmayarak... Savaş nedenlerinin altında yatan gerçekleri saklayarak... Hele ki saraylarda, hanlarda – hamamlarda gelişigüzel hayatın dışında süper lüks yaşayarak... Bütün bunları bilmemeleri gerekir dedikleri halkın öğrenme hakkını “Resim ve matbaa yasak” diyerek bunu İslam dinine karşı gelmek anlamını taşıyan günah kavramını milletin beynine sokarak... Günlerini gün eden padişahların ve ailelerinin geride bıraktıklarını da böbürlene böbürlene anlatsınlar da görelim bakalım. “Ben İslam aleminin lideriyim, çünkü ben halifeyim” diyerek padişahlıkta nam salmak için koltuklarını sağlamlaştıran gereksizler, bizlere koca bir devletten, ufacık bir medeniyetsiz toprak bırakmışlardı. Bırakırken de Sevr anlaşmasıyla tahtlarını koruma içgüdüsüyle İngiliz hükümetine hayranlık duydular. İşte Osmanlı hanedanlığının sonu böylece bitmiş oldu. Tabii detaylara girecek olursak, Osmanlı padişahlarının iyiliklerinden yola çıkarken, yaptıkları kötülükleri... Yaptıkları işkenceleri... Yaptıkları cinayetleri de hatırlatmak... Osmanlıyı inkâr etmek değil, padişahların hatalarını kendimize bir ders olarak alıp... Bütün hatalardan arındırılmış olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ayakta tutmak gerektiğini hatırlatmak ve yaşatmak bizim görevimiz. Ama gelin görün ki bugün ne bunlar hatırlatılıyor... Ne de padişahların hataları gündeme getiriliyor. Hatta milyonlarca metrekare toprakları kaybedenlerin resimlerini Meclis’in duvarına asmaya kadar iş ileri götürülüyor.

HZ. MUHAMMED’İN VEDA HUTBESİNDEKİ SÖZLERİ NE ÇABUK DA UNUTULDU... HANİ, NEREDE DİN ADAMLARI?.. NEREDE O ÇOK BÖBÜRLENEN SAHTELER... NEREDE DİYANET?.. Osmanlı hanedanları, imparatorluğu ayakta tutayım derken sürekli hata yaparak bunun bedelini halka ödetecek kadar ileri gitmeleri tarih sayfalarında tek tek yazılıdır. Bunları okumayanlar, bugün ortaya çıkıp da “Osmanlı – Osmanlı” diyerek kafayı yemekteler. Oysa tarih kitaplarını biraz araştırsalar, bütün gerçekleri kafalarında bir süzebilseler... İşte o zaman gerçekleri daha iyi algılayacaklar. Mesela Fatih Sultan Mehmet’ten yola çıkalım. Hadi şu Osmanlı hayranlarının neredeyse peygamber kadar yülcettikleri padişahtan. Fatih İstanbul’u alarak yeni çağı başlatma arifesine girerken, ona bu imkânı sağlayan diğer padişahların yaptıkları savaşların hiç mi etkisi yok?.. Tabii ki de var. Fatih de bu savaşları ve imkânları yerinde kullanarak Bizans’ın kapılarına dayandı ve savaşı kazandı. Buraya kadar iyi güzel de, “Fatih nasıl başta kaldı?.. Neden diğer padişahlar gibi acı bir hayatı yaşamadı?” diye bir soru sorulacaksa eğer... Bunun cevabı, yine Fatih’in ünlü kanunnamesinde yazılıdır. Nedir o kanunname?.. Fatih kanunnamesinde Nizâm-ı Âlem için kardeş katli meselesi ile ilgili maddedir. O madde de şudur: “Ve her kimseye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizâm-ı Âlem için katl eylemek münasiptir. Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. Anınla amil olalar.” YANİ KISACA KARDEŞ KATLİ MÜNASİBTİR deniliyor. Bugün Fatih’e hayranlık duyanlara karşı Peygamberimizin VEDA HUTBESİ’ndeki sözlerini hatırlatması gereken en önemli kurumun başında gelen DİYANET İŞLERİ nerede?.. Neden bu kanunnameyi hazırlatan Fatih’in hatalarını hatırlatmaz?.. Sanki Fatih bu kanunnameyi yapmazdan önceki padişahların yaptıkları cinayetler kardeş katli... Anne – baba katli... Torun ve gelin katli... Hatta İslam olmayan ve padişahların lüks hayatı uğruna hepsinin haremlerde saklanarak saraylarda hamile kalmalarına rağmen karnındaki çocuğuyla öldürülen cariyelerin cinayetleri yaşanmadı mı?.. Ama ne yazık ki bizim milletimiz bunları dizi filmler konu yapınca bilgi sahibi oluyor. Daha doğrusu okumayan bir toplum olarak ne tarihine sahip çıkabilen bir millet olduk... Ne de soruşturabilen...

FATİH’İN KANUNNAMESİ Mİ, YOKSA HZ. MUHAMMED’İN VEDA HUTBESİ Mİ ÖNEMLİ?.. BU MUKAYESİYİ DAHİ YAPAMAYAN DİN ADAMLARI, NASIL OLUR DA CUMHURİYET’İN YASALARINI ÖN PLANA ÇIKAR(A)MAZ?.. Tarih kitapları bakın ne diyor: “...Osmanlı’da ilk kardeş katli, Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihi kadar eskidir. Üzerinde tam bir uzlaşma olmasa da, Osmanlı devletinde ilk kardeş katli olarak bizzat Osman Gazi’nin amcası Dündar Bey’i katletmesi kabul edilir. Osman Gazi, kendisine karşı Bizans tekfurları ile işbirliği yaptığını düşündüğü amcası Dündar Bey’i ok ya da yay tahtası ile vurarak öldürmüştür...” HADİ Buyrun... Şimdi burada hatırlatmak istediğimiz soruyu okuyucularımıza hatırlatmak istiyoruz: Fatih’in KARDEŞ KATLİ kanunnamesinin hata olduğunu ispatlayan en büyük karşı duruşu kim yapmıştır?.. Tabii ki Hz. Muhammed... Nasıl mı?.. Alın size yazılı gerçeği: Hz. Muhammed’in ölümü sırasında söyledikleri sözlerden birkaçını Osmanlı hayranlığıyla kafayı bulanların bilmemeleri ne kadar acı. Peygamberimiz o ünlü “VEDA HUTBESİ”nde ne demişti?.. Hadi gelin, bir hatırlayalım: “Ey Ashabım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. SAKIN BENDEN SONRA ESKİ SAPIKLIKLARA DÖNÜP DE BİRBİRİNİZİN BOYNUNU VURMAYINIZ!.. Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunupta işitenden daha iyi anlayarak, muhafaza etmiş olur...” Hadi söyleyin bakalım: Fatih’in sırf başta kalabilmek ve taht’ı koruyabilmek adına yapılan cinayetlerin adeta sevaptır düşüncesiyle yazdırdığı kanunname mi önemli?.. Yoksa Hz. Muhammed’in VEDA HUTBESİ’ndeki bu sözleri mi?.. Bu makayeseyi yapamayanlara hatırlatacak olan kim?.. Tabii ki Diyanet İşleri... O na’pıyor?.. Hiç, sadece seyrediyor... Günah kavramına haiz olan kanunnameyi eleştirmiyor... Ne adına?.. Osmanlı adına... Yazık...

YAVUZ SULTAN SELİM’İN ALEVİ KATLİ VE SULTANMET CAMİİ’NİN YAPILIŞI HAKKINDA TARİHİ BİLGİ... ACABA BUNLAR HALKIMIZ TARAFINDAN NE KADARI BİLİNMEKTE?.. Tarih kitaplarına baktığınızda ortaya öylesine cinayetler... Öylesine katliamlar ve öylesine canilikleri okumuş oluyorsunuz ki... Osmanlı’nın kuruluş felsefesindeki tarihi geçmişe daha net cevap verebiliyorsunuz. Hatta konu üzerinde detaylı bilgiye rahatlıkla erişebiliyorsunuz. Örneğin Osmanlı’da ilk kardeş katli, Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihine kadar dayanır. Tarih kitapları (1. OSMAN 1300 – 1324 amcası Dündar’ı öldürttü) diye yazar. Daha doğrusu Fatih’in o ünlü kanunnamesi, Osmanlı’nın (daha Fatih doğmadan önce) kurulma anında başlamıştır. Bunu biz söylemiyoruz... Bunu tarih kitapları yazıyor, çiziyor ve söylüyor. YAVUZ SULTAN SELİM’e ne demeli?.. O da binlerce Alevi’yi katlederek hükümranlığını sağlama alma hayaliyle cinayetler işlemedi mi?.. Tabii ki de işledi. Bunu da tarih kitapları yazıyor. Nasıl yazıyor?.. Şöyle yazıyor: Yavuz Sultan Selim ayrıca, Alevi kâtilidir. Tarihin en büyük Alevi katliamını yaptıran odur. Çaldıran Savaşı öncesinde 40 bin Alevi’yi (Kızılbaş’ı) kılıçtan geçirtmiştir.

TARİH, “YAVUZ SULTAN SELİM, ALEVİ KATLETTİ AMA ONLARIN ALEVİ OLDUĞU İÇİN DEĞİL, ŞAH İSMAİL’E SEMPATİ DUYDUKLARI İÇİN” DİYE DE YAZAR... 1452-1520 yılları arasında yaşayan Kürt asıllı Osmanlı devlet adamı İdris-i Bitlisî tarih bilgisi olarak bize şunu söylemektedir: (Yavuz Sultan Selim’in, İran Şahı’na karşı açtığı Çaldıran Savaşı öncesinde Anadolu’daki “Kızılbaşlar’ın herhangi bir karışıklığa sebep olmamaları için tespit edilmeleri ve ileri gelenlerinin öldürülmeleri yolunda bir emir çıkarıldığını, bu emre uygun olarak 40 BİN KIZILBAŞ’ın yazıldığını ve HEPSİNİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ” kaydetmektedir.) -(Selimşahnâme’den aktaran Tufan Gündüz, Son Kızılbaş Şah İsmail, s:120) Bazı tarihçiler de, (Yavuz’un Kızılbaşlar’ı katlettirdiği gerçeği değil, katledilenlerin sayısının 40 bin olup olmadığı konusunu tartışmaya açmıştır… Yâni bazı tarihçilerin,“katliam”dan değil, “sayı”dan emin olmadığını yazar.) Ama sonuçta, tarihte kardeş katliyle meşhur olan Osmanlı hanedanlığının akraba cinayetleriyle saltanatlarını sürdürdüğünü yazmaktadır. “Osmanlı – Osmanlı” diyerek tekrardan Osmanlı’nın karanlık sayfalarını hortlatmanın kimseye faydası yoktur.

“BİR HURMA İLE ORCUNU BOZAN PEYGAMBERİMİZİN ÜMMETİYİZ” GİBİ SÜSLÜ LAFLARLA BU DEVİRDE KİMSEYİ KANDIRAMAZSINIZ... ÇÜNKÜ ÇAĞIMIZ, BİLİM VE TEKNOLOJİ ÇAĞIDIR... Son olarak Hz. Muhammed’in VEDA HUTBESİ’ndeki “Ashabım!.. Cahiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Rebia'nın kan davasıdır...” sözünü hangi Osmanlı padişahı uygulamıştır?.. Söyleyin de görelim bakalım... Öyle, “Bir hurma ile orucunu bozan Peygamberimizin ümmetiyiz” süslü laflarıyla Müslüman olunmuyor.. Hatta idare ve hükümet de olunmuyor... Onun için, Hz. Muhammed’in VEDA HUTBESİ’nin karşısına Fatih’in Kanunnamesi konulmak istenmiş ve Peygamberimizin sözleri adeta rafa kaldırılmıştır. Artık gerçekleri söyleyelim. Osmanlı padişahlarının işledikleri katletme olaylarını bir cinayet olarak bilelim... Ve bir daha o dönemleri hatırlatarak değil, Peygamberimizin VEDA HUTBESİ’ndeki gerçekleri gündeme taşıyarak Osmanlı’nın tarihi yanlışlarını bir bir anlatarak milletimizi uyandıralım. Hadi, bunu yapın da görelim...

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact