İttifak, partilerin gerçek yüzünü gösteriyor

BİR partiyi tanımak mı istiyorsunuz?.. Derhal önünüzdeki seçimin ne olduğunu... Kimin, kiminle dans etmek istediğini... Siyasi iktidarın gücüne karşı mı, yoksa yanında olmak için can mı atıldığını, “Çıkan haberleri” analiz ederek yakalayabilirsiniz. Ama bazı şeyler de vardır ki, “Keşke öğrenmeseydim” diyerek peşinden koştuğunuz veya sosyal demokratlığına güvenerek ona “Belki de oy verdiğiniz partinin gerçek yüzünü görebildiğiniz için” pişman da olabileceksiniz. Bu da sizi ya içten yaralayacak... Ya da düşünce bazında “Bundan böyle artık kimseye güvenmem arkadaş” diyerek siyasi partilere küseceksiniz. Bugünkü durum işte bu olayı yaşatıyor bizlere...

DSP İDEOLOJİK RAYIDAN ÇIKMIŞ GİBİ HAREKET EDİYOR VE BUNU AÇIKÇA SÖYLEYEBİLİYOR. BUNU HAZMEDEMEYEN HİKMET SAMİ TÜRK İSTİFASINI VERİYOR... DSP Ecevit’in kurduğu partiydi. Ecevit Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrıldıktan sonra bağlarını kopararak Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurmuştu. Bu partinin ideolojik görüşünün siyasi yelpazede (Ortanın Solu) olduğunu söyleyerek farklı bir siyasi yapıyı rayına oturtmuştu. 74 Kıbrıs Harekâtı’nın zaferiyle partisini en üst basamaklara çıkarmayı başarabilen Ecevit, adeta CHP’yi sosyal demokratlara unutturmuş... Kemalist akımların takipçisi olduğunu... İşçinin ve köylünün (Özellikle Zonguldak maden işçilerinin) kurtarıcısı rolünü hakkıyla üstlendiğini de kanıtlamıştı. Tabii haliyle kriz ekonomisi ve vefatı siyasi yelpazede DSP’nin sonu olmuştu. Şimdi, böyle bir partinin, böyle bir siyasi akımın sosyal demokrat şemsiyesi altında devam ederken, bugün DSP liderinin sarf ettiği şu sözlere ne denilebilir?.. Bakın ittifak için ne demişti: “Mutlaka CHP ile ittifak kurmak gibi bir saplantımız yok. AKP veya MHP’yle ittifaka karşı da önyargılı değiliz. A partisi geldi (İttifak yapalım size 10 milletvekili verelim) dedi. B partisi (30 milletvekili verelim) dediğinde biz saf değiliz yani. 10 milletvekili veren yere gidip orada güdük kalmayız. 30 tane arkadaşımızla devlet yönetimine katkı koymak dururken niye gidelim 10 milletvekili ile oralarda bocalayalım...” derken, Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Sami Türk bu açıklamaya “istifa” ederek tepkisini göstermişti. Hikmet Sami Türk, bakın istifa dilekçesinde ne demişti: “DSP’nin (yani Genel Başkan’ın) yaptıkları Anayasa değişiklikleri ve uygulamalarıyla Türkiye’yi bir tek adam yönetimine götüren iki parti ile ittifak yapması, uğruna mücadele ettiği ilkeleri ve kendisini inkâr etmesi anlamına gelir...” Dilekçedeki yazının özü buydu. Yani anlayacağınız Ecevit’in Ortanın Solu ideolojisi de AKP tarafından çökertilmiş oldu. Geçmiş olsun... Alın size farklı bir DSP, güle güle oy verirsiniz belki...

DSP’NİN İLDERİ YANLIŞ DÜŞÜNÜYOR... ÇÜNKÜ ECEVİT OLSAYDI NE BU POLİTİKAYI, NE BU ZİHNİYETİ VE NE DE DÜŞÜNCELERİ KABUL EDERDİ. ATATÜRK ÇİZGİSİ OLMAYAN YERDE ASLA DURMAZDI... Sayın DSP lideri “Bana kim fazla vekil verirse, biz oraya gideriz tabii ki” derken, bunu siyaset adına yapıyorsa düşünülür... Eğer politika adına da yapıyorsa, daha da düşünülür. Neden mi?.. BİRİNCİSİ, siz DSP adına düşüncelerinizi söylüyorsunuz ama, peki size oy verenlerin düşüncelerinden haberiniz var mı?.. Yok... İKİNCİSİ: Ecevit “Koalisyon hükümetlerinden kaçınılmamalı. Bütün partilerle koalisyon kurulabilir” derken, bunu Cumhuriyet rejimi çatısı altında kabul eden bir şahsiyetti... ÜÇÜNCÜSÜ: Eğer Atatürk çizgisinden ayrılmış bir düşünce... Bir fikir... Bir eylem ve Cumhuriyet yapısını ortadan kaldıran bir siyasi olgu varsa, asla bunu kabul etmez... Derhal o partiye kapısını kapatırdı.... Ki, bunu Meclis’te türban meselesinde partisi adına duruşunu kanıtlamış ve sergilemişti... Onun içindir ki DSP gibi bir partinin ideolojik çizgisini “Bana kim vekil sayısında fazlalık tanırsa ben oradayım” demek, “Ülke benden sonra ne olursa olsun” demektir. Bunun adı da siyaset değil, resmen cinlik ve cambazlıktır. Hatta, rahmetli Ecevit’i sırtından hançerlemekle de eşdeğerdir...

GELELİM BUGÜNKÜ YAPIYA... YANİ 2019 CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE VE PARTİLERİN DURUŞUNA... PEKİ KİM KİMİNLE NASIL DANS EDECEK VE NE YAPACAK DERSİNİZ?.. BEKLEYİP GÖRECEĞİZ... 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi cinlikleri şu anda harıl harıl devam ederken... Bazı siyasi partilerin liderleri ve temsilcileri iktidar partisinin kanatlarının altına girerek “Sanki muhalefet değilmiş gibi” hareket edip, iki yüzlü bir politika izlemeyi siyaset sanıyor. Bir diğeri de var ki, o da bir zamanlar MHP içinde olduklarında aynı davaya hizmet edenlerin devamıyken... Bugün aynı ideoloji ve aynı düşünce kardeşliğinden resmen ayrılarak birbiriyle geçinemiyor... Ama iktidara yakın olabilmekiçin onun da niyetinin iktidarın kanatlarına girmekte niyetli olduğunu resmen açıklayabiliyor. Fakat MHP’nin lideri, “BBP’yi ittifakta istemiyoruz” diyerek bayrak açıyor. Ama nedense konu ittifak olunca, her iki taraf da süt içmiş bülbül oluveriyor ve rüzgarın estiği yere göre yelkenini açıyor. Bunun adına da siyaset diyorlar... Bize sorarsanız bunun adı siyaset değil, ideolojinin canını okumadır. Fırıldaklıktır. İdeoloji gereği ne partisine oy verenlerin ruhani ve milli duruşlarına önem verilmektedir... Ne de “Yarın tarih kitapları benden nasıl bahsedecek?..” düşüncesi akıllara getirilmektedir. Varsa da, yoksa da iktidara çıkayım... Veya bu iktidara yaklaşarak ben de bir şeyler kapayım düşüncesi kafalarda fink atıyor.

BU ARADA CHP NE YAPIYOR?.. O DA TÜZÜK DERDİNE DÜŞMÜŞ, İTTİFAK ARAYIŞLARINDAKİ FARKLILIĞIN KENDİSİNE KAZANDIRACAĞI İDEOLOJİ YAPILANMAYA YABANCI KALMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR... “Söz konusu vatan ise, gerisi teferuattır” düşüncesini sürekli diline dolayan sosyal demokrat yapılanma, ne bu sözün arkasında durmuştur, ne de halka giderek gerçek milliyetçi duruşunu millete yansıtmıştır. Burada söz konusu edinilen CHP’nin siyasi yapılanması oldukça eleştiri alırken, CHP liderinin ne bu eleştirilere kulak astığı görülmüştür... Ne de dikkate alarak partisinin ideolojik yapılanmasındaki sorunların yarın başına iş çıkaracağını tahmin edebilmiştir. Varsa – yoksa liderlik adına yapılan açıklamaları ise, ne CHP’ye puan kazandırmıştır... Ne de milletin düşüncelerine göre sözler söylenmiştir. Sadece HDP’nin kuyruğuna takılarak sözde Güneydoğu Anadolu seçmenine yakın görünebilmek adına izlediği yolun doğru olduğuna inanmışken... Bir türlü “Yahu ben ne yapıyorum?.. Ben CHP’yim ve tek başıma Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile Karadeniz bölgelerine aslanlar gibi giderek... Büyük ve dev mitingler yaparak neden şansımı artırmıyorum?..”u aklına getirmemiştir. Sürekli rahat politikanın koalisyon hükümetleri gibi şimdiden sağa – sola şirin görüneyim diye hareket etmede bulmaya çalışan CHP liderinin büyük gafları ise izlediği politikaya daha da derin yaralar açmaya devam etmiştir. Kısaca ittifak birleşmeleri, kimin kimle dans edeceği, kimin nerelerde görüleceği ve nerede duracağı yakın zamanda gözler önüne serildiğinde, partilerin resmen ideolojinin çöküşüne şahit olacağız. Biraz sabır.

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact