Köprü ve yol yapmakla ülke ekonomisini kurtaramazsın

HER siyasi partinin ekonomiye dayalı plan ve projelerinde farklı yöntem ve uygulamalarla konuya yaklaşımı vardır. Hizmet alanlarında belirlediği uygulamaları hayata geçirmek için de harıl harıl çalıştıkları bilinmekte. Ama bazı siyasi partiler de vardır ki ne “Fabrik açmaya” yönelik çalışması vardır... Ne “İstihdamı artırayım” diye bir derdi vardır... Ne de “Kuşkulu ekonomi kalemleri yok edeyim” düşüncesini taşımaktadır. Daha doğrusu siyasi partilerden birinin yaptığı ekonomik modelin Türkiye’ye bir yararı varsa ve onu iktidarlığı döneminde bitirememişse, ondan sonra gelen diğer siyasi partinin iktidarlığında bu yatırım asla bitirilmiyor. Hatta çöpe atılıyor. O çöpe giden aslında önceki hükümetin hizmetleri değil... O hizmetin meydana gelmesi için halktan alınan milyarlarca paranın çöpe gitmesidir. Bu da Türk milletinin en acı kaderidir.

İKTİDAR DOLARI AŞAĞIYA ÇEKECEĞİM DERKEN, TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİNİ AŞAĞIYA ÇEKİYOR. BUGÜNKÜ TÜRKİYE’NİN DÜZELMESİ İÇİN MİLLET RESMEN KEMER SIKACAK. HEM DE YILLARCA... AKP iktidarı son günlerde iflasın eşiğine getirdiği Türkiye’yi “Bu darboğazdan ben kurtarırım” gibisinden hareketlerle ortaya attığı kurtuluş reçeteleri insanın kafasını karıştırmıyor değil hani... Örnek mi?.. Örneğin döviz füze gibi tavan yaparken hükümet kimdi?.. AKP değil miydi?.. Evet, AKP’ydi... O halde sayın iktidar partisi, bu ülkeyi 16 yıldır başkası mı yönetiyordu da fırlayan doları aşağıya çekeceğim diyebiliyor?.. Ne derlerse desinler, bu ülkeyi bu hale getiren iktidarın AKP olduğunu herkes çok iyi biliyor. Zaten AKP’nin miting alanları da bu yüzden boş değil mi?.. Alanları doldurmak istiyorsa – Ki istiyor – artık bugünden itibaren AKP iktidarı halka doğruları söylemek zorundadır.

BUGÜNKÜ HÜKÜMET YOL YAPTIK, KÖPRÜ YAPTIK, ŞUNU YAPTIK – BUNU YAPTIK DİYOR... AMA BİR TÜRLÜ FABRİKA YAPTIK DİYEMİYOR... Köprü yapmak ve ona bağlı olarak da yolları yapmak zorunlu olabilir. Elbette hizmet alanı olarak da bu görev yapılacaktır. Ama böylesi fakirleşen Türkiye’nin ve onun insanlarının mutfağında aş ve et zor pişerken, hatta o mutfağa hiç girmezken... Nasıl olur da köprüye ve yollara milyarlarca dolar para aktarılır?.. Nasıl olur da beton ekonomisini tarım ekonomisinden üstün tutarak devletin geleceği böylesine riske atılır?.. Ayrıca iktidar, Türk milletinin mutfağında her şey varmış gibi anlatıyor?.. Ama buna kendisi de inanmıyor... Bu nasıl bir oyalama taktiği... Halk artık gelen zamlardan... Yapılan ekonomik baskılardan ve siyasal gelişmelerin getirdiği huzursuzluktan bıktı, usandı. Halk iş, aş, ev istiyor. Huzurlu bir ortamda ülkesinde yaşamak istiyor. Ama böylesi bozuk ve çarpık bir hükümet yapısının meydana getirdiği Türk ekonomisinde yaşamak istemiyor. Hatta her hafta çarşı – pazar ekonomisine ulaşan zamların tezgahlardaki etiketlere yansımasını istemiyor. Her hafta ekonominin kaderinin değiştiğini gören bir yapı istemiyor. Ama bunu isteyenlerin de milletle dalga geçer gibi açıklamalarda bulunmasını hiç istemiyor...

AKP’YE “BUNLARI NİYE YAPMADIN VEYA YAPAMADIN” DİYE SORMAK LAZIM... ÇÜNKÜ BURADA ESAS KONU EKONOMİDİR. KÖPRÜ VE YOL DEĞİL... Doları bir türlü düşüremeyen iktidar, “Dolar şu rakamda seyretmesi gerekiyor” diyemiyor... Ve insanı Amerikan parasına nasıl da esir ettiğini gösteren duruşuyla bizleri hüsrana uğratıyor. Merkez Bankası da, döviz kurundaki yükselişi önlemek için reeskont kredisi ödemelerinde kuru sabitleme çalışması yapıyor. Peki ilerisi için bir garanti verebiliyor mu?.. Tabii ki de hayır, veremiyor. Neden veremiyor?.. Çünkü ekonomiyi beton çalışmasıyla özdeşleştiren bir iktidarın zihniyeti var karşımızda... Sadece köprü ve yol yapımı olarak ekonomi eleştirilerine karşı kendini korumaya almaya çalışıyor. Ama ne yapılırsa yapılsın, böyle bir ekonomi anlayışının dünyada bir eşi dahi yok. Köprü ve yolu öne süren iktidara ŞUNLARI SORMAK İSTİYORUZ: 1) Doları indirmek için cami, köprü ve yol değil FABRİKA yapacaksın... 2) Elektroniğe dayalı TEKNİK lise ve ÖĞRETİM okulları açacaksın... 3) Devasa binalar yaparak parayı sarayların duvarlarına değil, OKULLARIN TEMELİNE yatıracaksın... 4) İthalat rejimiyle döviz kaybına sebep olmayarak, TARIMA DAYALI EKONOMİYLE ülkeyi ayaklandıracaksın... YANİ: a) Amerika’ya Suriye topraklarında DUR diyemediniz... b) Yoksul düşen halkı umursamadınız... c) Eğitim sorununu dünya ülkelerinin gerisine düşürerek Kuran’a dayalı projeyle ülkeyi yok ettiniz... d) Köylünün göç olayını durduramadınız, aksine teşvik ettiniz... e) Tarıma dayalı köycülüğü yok etmek için elinizden geleni yaptınız... f) Ve BİR TANE DAHİ FABRİKA YAPMADINIZ... Bugün bu yapılmayanların hiçbirine ağırlık verilmediği için Türkiye’yi, dünya aleme güldürdünüz...

EMEKLİ YILLARCA SÜRÜNDÜ DURDU... 16 YIL ÖNCE “HER ŞEYİ DÜZELTECEĞİM VE HALKIM RAHAT EDECEK. HATTA KONUŞAN TÜRKİYE İSTİYORUM” DİYE İKTİDARA GELEN AKP, BUGÜN İFLAS ETTİ... Türkiye’de en büyük korkuyu yaşayanlar emekliler olmuştu. Halâ da bu korku devam etmekte. Nedeni herkesçe bilinmekte. Ne aldıkları maaş ortalaması doğru dürüst bir evde oturmalarına yarıyor... Ne de günlük hayatta ayakta durabilmek için normal hayatı ailesiyle birlikte yaşayabilme imkanına sahip olabiliyor... Çünkü emekli maaşları çok az. Neredeyse aynı katsayıdan emekli olduğu halde maaş farklarının uçurumu oluşturduğu şu günlerde emekliler, gerçekten de yıllarca kaderine terk edilmiş vaziyette yaşamakta. Peki AKP bunları düzelteceğim diye gelmedi mi?.. Geldi. Peki geldi de ne oldu?.. Ne düzeltti, ne de kaale aldı. Sadece devletin özel masraflarıyla borçların devasa boyutlara çıkmasına neden oldu. Örneğin Cumhuriyetin bütün fabrikalarını satarak ülkeyi iflasa sürükledi. Yani üretim ekonomisini sıfırladı. Resmen emperyalizmin kapitalist sermayesine çalıştı. Ve halâ da çalışmakta. Siyasetçilerin dediğine göre 2 milyar dolara binlerce odalı saray yaptı... Bu tamamen devasa bir masraf... Yüzlerce odalı (sözde yavru) denilen, ama son model bir lüks saray daha yaptı... Sultanların kullanacağı saltanat uçağını aldı... Onlarca yayın aracı aldı... Lüks Mercedesler... Bunlar yetmiyormuş gibi bir de 60’ar bin lira maaşla kendine danışmanlar... Bunların hepsi israfa ve masrafa dayalı devasa harcamalar... Bu arada halk ve emekli ne yapıyor?.. Ayakta durabilmek için çırpınıyor. Saray ve destekçileri ise, “İsraf etmeyin” diyerek halka öğülerde bulunuyor. Hadi bu açıklamayı tutun bakalım, neresinden tutabilirseniz?.. Resmen halkla dalga geçiliyor...

 

 

 

 

 

 

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact