Muammer Güler, şimdi git Rıza’nın önünde yat bakalım!

SON siyasi olay o kadar kötü, o kadar acı ve o kadar ızdırap veriyor ki... İktidara “Bu kadar mı yanlış yapılır yahu?..” demekten insan kendini alamıyor. Düşünün 4 bakan rüşvet iddiasıyla ortalığı kasıp kavururken... Kukla medya “4 bakan masum” derken... Halkın cebinden ödediği vergiler bütçenin kasasına girerken... İktidar bu 4 bakanı aklamak için hukukun ve adaletin çivisini yerinden sökerken... Görsel basının “Her şey yolunda. Yanlış hiçbir şey yapılmadı” gibisinden manşetlerle halkı aldatırken... Bugün bir de bakıyorsunuz ki Rıza Sarraf “Casus” ilan ediliveriyor. O yalaka basın da böylesi ciddi bir davanın ülkemize zararı olamayacağı düşüncesiyle atıp tutuyor.

KÖŞELERİ KAPAN KALEMŞÖRLER, KENDİLERİNE ŞU SORULARI SORARAK DAVANIN NEREYE GİDECEĞİNİ TAHMİN ETMELİLER... Oysa durum hiç de öyle değil. İlk başta yazılı ve görsel basının köşe kapmaca oynayan kalemşörleri şu soruları akıllarına getirmeleri gerekir: 1– Düne kadar iftihar ettiğiniz Rıza Sarraf fırıldağına neden ve nasıl vatandaşlık hakkı verdiniz?.. 2– Madem ki İran ajanıydı, neden Amerika’ya gidip, mahkemeye girerek Türkiye’yi savunma ihtiyacı duymadınız?.. 3– Bu fırıldağı devletin (gizli sırlarını vererek ajan ve casus ilan ediyorsanız ve bundan da eminseniz) bu fırsatı ona kimin verdiğini neden açıklamıyorsunuz?.. 4– Cari açık olayına son veren ve verdiği vergilerle “Türkiye’nin bütçesine olağanüstü yardım eden Sarraf’tır” diyerek ona ödül verirken... Hatta o ödül Sarraf’a verilirken neredeyse 3 bakanın birbirini ezdiği görüntüsü görülürken”, bunları bilmiyor muydunuz?.. 5– Madem casustur diye gayet net ve emin bir ifadeyle olaya isim koyuyorsunuz da, o halde bu casus için birkaç gün önce neden NOTA verdiniz?.. 6– Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni bir fırıldağın hayali uğruna nasıl esir edersiniz?.. Bu soruları kim ve nasıl soracak?.. Bunu, o kendini beğenmiş... Her dediğini manşetine taşıyan gazetecilerin kendi kendilerine sormalarını bekliyoruz.

TEKNOLOJİ DÜNYASINA YAKIŞMAYAN... SÜPER GÜÇ OLMAK İÇİN DÜNYA MİLLETLERİ AMERİKA’YLA BİLİM SAVAŞINA GİRERKEN, BİZİMKİLER ÜLKEYİ UÇURUMA SÜRÜKLÜYOR?.. Dünya ülkeleri öylesine çalışıyor ki, Amerika “Yarın bana kim rakip olacaksa onu teknoloji, ekonomi ve dolar bazında hınzırlıkla önüne kesebilmeliyim” çalışması yaparken... Bizimkiler ise, Amerika’nın yolunu Aksaray – Eminönü misali gidip gelerek Türk halkına hava atmakla meşguldü... Ama ülke içinde tarımı durdurarak... Tütün ekimini yasaklayarak... Zeytin ağaçlarını kökünden keserek... Devrik başbakan Davutoğlu’nun “Zeytin ağaçları yerine, İslam’a uygun helal ağaçlar dikilmelidir” deyerek Türk ekonomisine büyük darbe vurmaları kimin işine geliyor?.. Tabii ki Batılıların ve en büyük düşmanımız Amerika’nın... Bunu da mı göremiyorsunuz?.. Ne yani, Kuran’ın meyvesi olan zeytine ve zeytin ağaçlarına abdest mi aldıracaksın?.. Fakir fukaranın sofrası peynir – ekmek ve zeytin olarak yorumlanır. Gel de bunu devrik başbakana anlat... Anlatamazsın, çünkü kafası hayaller ülkesinde...

DURUM BU HALDEYKEN, SARRAF OLAYI DA YILLARCA DEVAM EDERKEN, BUGÜNÜN SÖZDE BAŞBAKANLARI ÜLKE İÇİN NEYİ ÖNGÖREREK TEDBİRİNİ ALDI?.. Tarıma böylesine büyük darbeler vurulurken... Hâlâ tarıma darbe üzerine darbe yapılırken... Köylümüz perişan edilirken, bugün Sarraf olayıyla yine kime mahkûm olacağını biliyor mu bu iktidar?.. Tabii ki bilmiyor. Biz söyleyelim: O tarımı yasakladığın... Tütün ekimini kendi topraklarında yabancı dayatmasıyla yasakladığın... Milyon dolarla yat alanlara verdiğin küçük mazot fiyatına karşı... Traktörüne verdiğin mazotun devasa fiyatıyla tarlasında yıllarca ezilerek ürününü üretmeye çalışan köylüye mahkûm kalacaksınız... Nasıl mı, bugün Türkiye’yi ve halkını her şeyi ithal ederek devasa bir tüketici toplumu haline getirirseniz... Yarın olası bir ambargoyla ülkeye girmesi yasaklanan bütün ürünlerin, kendi ülkende üretilmesi için çalışmalara başlayacağını bugünden öngörmelisiniz. Atatürk bunu çok iyi gördüğü için... Ve de bugünkü olanakların hiçbirisi olmadığı halde, “Köylü, yurdumun efendisidir” sözünü işte bu gibi ekonomik nedenlere bağlayacaksınız.

4 BAKANI TUTUKLAMAZSAN HUKUK VE ADALET YERİNİ ASLA BULMAZ... ÖYLE YURT DIŞI YASAĞIYLA HER ŞEYİN HALOLACAĞI DÜŞÜNCESİYLE YOLA ÇIKAMAZSINIZ, YOKSA KENDİNİZİ KANDIRIRSINIZ... Bugün rüşvete adı karışan 4 bakanın yurt dışına çıkışları yasaklanmış. Bunun bir çıkar yol olmadığını hükümet çok iyi bilmelidir. Aksine bu 4 bakanı hemen tutuklayıp cezaevine koymalısınız. Koymalısınız ki bu ülkede adaletin, hukukun ve yasaların halâ yaşadığını göstermelisiniz. Yoksa adalet mekanizmalarının önünü tıkayarak, “Nasıl olsa 4 bakan benim ülkemde. Onlara usulen yurt dışına çıkış yasağı koyarım, bu da Amerika’ya gerekli mesaj olur” diye düşünülüyorsa, bu çok büyük bir hata olur. Hatta ve hatta 4 bakandan biri olan ve Amerikan casusu olan Sarraf’a “Senin önüne yatarım” diyen Güler’e gerekli cezayı vermezseniz, ne bu ülkede yaşayanları... Ne de dış dünya milletlerini kandıramazsınız... Kandıramadığımız gibi, zaten o 4 bakan da rahatılkla yurt dışına çıkamazlar. Çünkü çıkarlarsa Sarraf olayı yüzünden Amerika peşlerine düşecek...

SARRAF OLAYI, KARA PARAYI AKLAMA OLAYIDIR... HEM AMBARGONUN NEDENLERİNİ ÇÜRÜTMEK VE HEM DE KARA PARAYI O ÜLKEDEN BU ÜLKEYE DOLANDIRARAK TÜRKİYE’E SOKMANIN HESABIDIR... Rıza Sarraf, bir gün ailesiyle uçarak Amerika’ya gidiyorsa... Bunun nedenlerini ve o günün şartlarını masaya yatırarak “daha Sarraf Amerika’ya uçmadan” çözebilecek öngörüsü olan bir babayiğit bakan var mı?.. Hatta ailesinin, “Kocamın bu ülkeye zararı dokanabilir” uyarısını aldığınız halde... Asıl, iktidarın kendi kendine bu soruyu sorması gerekiyor. Fetö şerefsizi kandırdı... Barzani kandırdı... Ve diğer ülke meselelerinde şu kandırdı – bu kandırdı diye diye ülkeyi bu duruma getirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Ne olursa olsun, Sarraf olayında asıl konu, “Uluslararası kara para aklama” olayıdır. Bu olayların aynısını Amerika, Avrupalı bazı ülkelere de uygulamış ve kara parayı aklama suçlamasıyla milyarlarca dolar cezayı yağdırmıştır.

NE OLURSA OLSUN AMERİKAN KISKACINDAN KURTULMAK İÇİN ÖNÜNÜZDE 15 YIL VARDI, AMA BU 15 YILI ATATÜRK DÜŞMANLIĞIYLA GEÇİRDİNİZ VE CUMHURİYETİN TABELALARINI İNDİRMEKLE MEŞGUL OLDUNUZ... Bugün iktidar, “Amerika ülkemizi mahkûm edemez” diyor. Evet ama bu makûmiyet olayı ekonomi ve siyasi tedbirlerle yurt dışında gelişecek olaylarla ilgili olacaktır. Yani yurt dışına çıkacak bir işadamımız, yapacağı yatırımı yapamayacak... Veya ülkesine dolar bazında büyük paraları gönderemeyecek... Western Union sistemleri neredeyse bütün bankalarımızda iflasın eşiğine uğrayacak. Siz mahkûmiyeti cezaevi olarak algılarsanız hata yaparsınız. Bugünün mahkûmiyeti, bir ambargodur. Bu ambargoyla Demirel ve Ecevit hükümetleri Türk milliyetçiliğiyle... Türkiye Cumhuriyeti’nin onurunu ve şanını korumak amacıyla göğüslerini gererek karşıladılar. Sizin gibi, Cumhuriyetin tabelalarını bankalardan ve kamu sektöründen söküp atmadılar... Atatürk heykellerini meydanlardan söküp atmadılar... Çöp kutularına Atatürk resimlerini atmadılar... Kamu sektöründe duvarlarda asılı olan Atatürk’ün resimlerini ve söylemlerini sokaklara atmadılar... Ellerine balyozları alarak Atatürk heykellerini kıranlara karşı sağlam durdular ve gereken cezayı verdiler... Siz ne yaptınız?.. Avrupa Birliği,“Kamu sektöründe asılı olan Atatürk resimlerini kaldırın” sözlerine icabet ederek ve onları dinleyerek Atamızın bütün resimlerini kamu sektöründen çıkardınız... Yollarda asılı ve gururumuz olan Türkiye Cumhuriyeti tabelalarını kaldırdınız... Bugün meydanlarda, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kimse cezalandıramaz” diyerek ancak kendinizi kandırırsınız.

SARRAF OLAYINI 80 MİLYON TÜRK HALKI ÜSTLENECEK... BU ŞAHSİ OLAY, MİLLİ OLAYA DÖNÜŞECEK VE TÜRK HALKI AMBARGO ALTINDA YILLARCA EZİLECEK... BUNU DA MI GÖREMİYORSUNUZ?.. İktidar, ne olursa olsun kendini kandırmasın. Derhal 4 bakanı cezaevine göndersin ve hukuku işletmeye başlasın. Devletin siyasi ve ekonomik kurallarının önünü tıkamasın. Ne olursa olsun, “Senin önünde yatarım” diyen Mumamer Güler’e “Niçin yatacaksın?.. Sen bir bakansın... Senin bir kariyerin var... Sen 80 milyonu temsil ediyorsun. Hatta sen, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyorsun. Bu fırıldağın karşısında nasıl bu sözü söylersin?..” diyerek zamanında tedbirinizi niçin almadınız?.. Bu soruları neden sormadınız?.. Peki halâ bu soruları bugün bile neden sormuyorsunuz?.. Gerçi Türk halkı her şeyi biliyor... Bilmeyenler de yarın öğrenin...

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact