Muharrem İnce’nin hesapları ileride ne olabilir?..

SİYASAL gelişmeler Türkiye’yi öylesine sallıyor ki, bazı gerçekleri göremeyenler... Hatta gerçekleri görmemek için kulaklarını ve gözlerini kapatmaya çalışanlar, bu sallantıda hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Çalışıyor ama nedense bir türlü kafasını çalıştırmıyor. Hatta çalıştıramıyor. Şimdi işin derinine inersek, partilerin ayaküstü değil de, kapalı kapılar ardında epey işler çevirdiğini anlayabiliriz. Bunu anlamak için de “Dün neler oldu?..” da bugün bu karar veriliyor?.. “Falan parti neden bu konuda bastırıyor?..” da bugün bunun aksini iddia edebiliyor?.. “Siyasetin ayağı böyle miydi?..” de bugün bunun tam tersinden yola çıkılarak partinin duruşu simge haline getirilmek isteniyor?.. İşte tüm bunları sorgulamak için birazcık kafamızı çalıştırmamız yeter de artar bile...

CHP’NİN ÖNDERLİĞİNDE SP’YLE KOL KOLA GİRİP ABDULLAH GÜL’Ü ÖNE ÇIKARMANIN SEBEBİ ÇATI ADAYIYDI... AMA MUHARREM İNCE TAHMİNLERİNİ ALT ÜST ETTİ... CHP’nin sola bakış açısı her zaman sorunlu olmuştur. Düşünün sol partiler her zaman birbirini yemekte. Bu geçmişte de böyleydi, bugün de böyle... Ama gelecekte böyle mi olur?.. Onu şimdiden bilemeyiz. Fakat bugünkü gelişmeler, geleceğin politikasını az çok sırıtabilecek düzeye geleceğini söylememiz pek de yanlış olmaz. İlk önce şunu söylemek istiyoruz ki CHP, dün Abdullah Gül’ün peşine resmen düştüğünde bunun ağırlığını ve yükünü sırtında taşıyan tek kişi Muharrem İnce olmuştu. Neden mi?.. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun karşısında en büyük güç ve en büyük aday olarak İnce görülmekteydi. Zaten CHP tabanı da bunu çok iyi bildiğinden dolayı, CHP yönetimi İnce’den de öte bir politika üretemedi. Gerçi Gül ile üretmeye çalıştı ama Kılıçdaroğlu’nu durduran en büyük gücün CHP tabanı olduğu kabak gibi sırıtmaktaydı. Ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda isim belirleme yarışına dahil olan Muharrem İnce’nin ismi her zaman Gül’ün önüne çıkıyordu. Bunu görmezden gelen Kılıçdaroğlu ve saz ekibi, Temel Karamollaoğlu ile yola çıkarak çatı adayı konusunda sürekli bastırmaya çalışıyorlardı. Ama unuttukları bir şey vardı... O da, CHP tabanının asla Gül’ün adının kabul görmediğiydi.

GÜL İSMİNİN BİTİMİNE NEDEN OLAN AKŞENER’İN CUMHURLUK İNADI, HEM CHP’Yİ KENDİNE GETİRDİ, HEM DE İNCE’NİN İSMİ ÖNE ÇIKARIVERDİ... AMA CHP BU HATASINI ASLA KAPATAMADI... Çatı adayı diye tutturan ve inatla “Dediğim dedik, çaldığım düdük” diyerek... Kendini hakem yerine koyup AKP’ye “Öyle bir aday ismi çıkaracağız ki, Erdoğan çatlayacak” açıklamalarıyla göndermelerde bulunan Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu, Meral Akşener’in cumhurbaşkanlığına aday olma inadını kıramadıkları için, hem Gül’ün adı fiyaskoyla sonuçlanmıştı... Hem de CHP tabanının “Muharrem İnce” isminin üzerinde ağırlıklı olarak durmalarının önüne geçilememişti. Yani eğer ki CHP tabanı “Muharrem İnce” demeseydi, inanın Kılıçdaroğlu yine de İnce’yi cumhurbaşkanı adayı olarak listeye almayacaktı. Bundan adımız kadar eminiz. Çünkü eğer İnce üzerinde ciddi olarak durulmuş olsaydı Kılıçdaroğlu, bunu Gül’den de, Karamollaoğlu’ndan da ve Akşener’den de önce açıklamış olurdu. Ama bunu yapmadı ve giriştiği çatı adayı ve CHP tabanını geçememesine alternatif politika olarak İnce’yi dillendirmiş oldu. Peki bu böyle “Tamam da, her şey oldu bitti olarak kabul edilmelidir” diye yola çıkılarak dünkü gelişmeler unutulmalı mıdır?.. Asla unutulmamalıdır. Hatta sol kesime gönül vermiş halk kitlesi duymak istediği ismi aday olarak gördüğü için geçmişteki gelişmeleri unutabilir, ama Muharrem İnce, “Geçmişini bilmeyen, ilerisine bir şey vaad edemez”den yola çıkarak kendisine yapılan fırıldaklıkların cevabını, mutlaka bir zaman sonra verecektir.

MUHARREM İNCE NASIL BİR İNTİKAM ALABİLİR?.. VEYA KENDİSİNE YAPILAN FIRILDAKLIĞA KARŞI NASIL BİR HAREKETLE CHP’Yİ TEKRAR ATATÜRKÇÜLÜK DÜZEYİNE GETİREBİLİR?.. Muharrem İnce, adeta kapıda bekler gibi çatı adayı peşine düşen CHP liderinin ve saz ekibinin hatasını öyesine içerlenmişti ki, bu hatadan bir an önce dönülmesi için aylarca beklemişti. Hem de büyük bir sabırla... Kılıçdaroğlu’na, “Ya sen aday ol, ya da ben” diyerek sürekli söylediğini anlatan İnce’nin bu açıklamalarına karşı genel başkan yine de bildiğini okuyarak Karamollaoğlu’nun peşine düşmüştü. Ama ne zaman ki iki ayağı suya batmaya başladı... Hemen 180 derece dönerek CHP tabanının tepkisine karşılık vermek için İnce’nin ismini telafuz ediverdi. Peki, Muharrem İnce, kendisine yapılan bu fırıldaklığı unutacak mı?.. Hayır... Peki, İnce cumhurbaşkanı seçildiğinde gelişecek olan olayların analizini yapmış mıdır?.. Yapmıştır tabii ki de... Hem de öyle bir yapmıştır ki, CHP’nin sol rüzgarının daha kuvvetli eseceğini şimdiden söyleyebiliriz. Nasıl mı?.. Atatürkçülüğü öne çıkararak... Solun gerçek manada ideolojisini rayına oturtarak...

NE SAĞ, SAĞLIĞININ GELECEĞİNİ DOĞRU OKUMAKTA... NE DE SOL, SOLUN ETKİSİNİN VE YETKİSİNİN NE ANLAMA GELECEĞİNİN FARKINDA... SADECE SAĞIN VE SOLUN BİRBİRİNE GİRDİĞİ VEKİL SEÇİMLERİNİN HATASI İLERİDE ANLAŞILACAK... Bugüne kadar ne solun gerçek sol olduğunu... Ne de sağın gerçek sağ olduğunu gördük. Hemen hemen hepsi karışık bir zihniyet içinde hareket etmekte. Düşünün MHP düne kadar AKP’ye son sürat saldırırken... Erdoğan’a çatarken... Bugün sarayın çatısı altına girerek, “Ben burada daha rahatmışım yahu... Ayrıca Erdoğan’a kimse laf edemez” çıkışıyla ideolojisini nasıl da kirlettiğini göstermedi mi?.. Gösterdi... Peki eski bir HDP’linin Karamollaoğlu’na yanaşarak SP’den aday olmasına ne buyrulur?.. Bu kadarla da kalınmıyor... Küskünler kaşesini kullanan diğer vekil adaylarının sol ve sağ partilere dağılımına ne dersiniz?.. Bize sorarsanız bu vekil adaylarının, “Ne Türkiye’nin içinde bulunduğu kriz” umurlarında... “Ne de Mehmetçiğin Afrin’de ve Membiç’teki gelişmelere karşı nasıl bir yol izlendiğinin” farkında... Hatta sırf vekil olayım diye çabaladıklarının getirisini değil, aksine götürüsünü ileride anlayacaklar... Onlar için en büyük olay, vekil olabilmek... Evet işte tam da burada çatı adayı ile sağ ve sol doktrinin pasif kaldığı politikasızlığın cılızlığı içinden yukarı fırlayan İnce’nin sola doğru... CHP’nin kendisine yaptığına doğru hiç mi düşüncesi yok?.. Elbette var, hem de öyle bir var ki...

KİMSENİN TAHMİN ETMEDİĞİ BİR ANDA İNCE’NİN POLİTİK MANEVRASINA HAYRETLE BAKACAK OLANLAR, ONUN HAKLI OLDUĞUNU ANLAYACAKLAR... AMA GEÇ ANLAMIŞ OLACAKLAR... Şu anda Anayasa’nın değişkenliğe uğradığı ve AKP’nin düşüncelerinde harmanlanarak parti genel başkanlıklarını da pasif bıraktığı biliniyor mu?.. Evet, biliniyor. Peki parti genel başkanlığı pozisyonunun şu an için pek kıymet-i harbiyesinin olmadığı da gözle görülürken... Muharrem İnce, kendisine yapılan haksızlıklardan dolayı acaba bir yerde geçmişi irdelemek isteyebilir mi?.. Bence isteyebilir. Neden istemesin ki?.. İnce, sürekli genel başkanlığa asılarak Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarını cesaretle kürsüye çıkıp haykırmadı mı?.. Haykırdı... Peki Kılıçdaroğlu, genel başkanlıktan uzak tutmaya çalıştığı İnce’yi neden cumhurbaşkanı adayı yaptı?.. Meral Akşener’in adaylıktan vazgeçmediği... Ve aynı şekilde Gül’ün de aday olmadığını açıkladığı için... Yani son durum buydu... Hal böyle gelişirken Kılıçdaroğlu tekrar özüne döndü ve tabii ki CHP’nin birinci parti olması ve Atatürk ilke ve inkılaplarıyla Cumhuriyetin kazanımlarının ve halkın özgürlüğünün bağımsızlıkla taçlanması için kolları sıvadı... Öyle değil mi?.. Evet, öyle... Peki İnce cumhurbaşkanı seçilemezse ne olacak?.. Elbette İnce hem milletvekili olamayacak... Hem de partiyle bir ilişkisi kalmayacak. Bu kimin işine yarayacak?.. Kılıçdaroğlu’nun işine yarayacak. O halde bunlar biliniyorken... İnce’nin Kılıçdaroğlu’na, “Ya sen cumhurbaşkanı adayı ol, ya da ben” sözünden neyi anlamalıyız?.. Tabii ki “Yeter artık, çatı adayı peşinde koşma... Yoksa CHP bu kez bir daha kendini toparlayamaz”ı anlamalıyız. İşte tam da buradan yola çıkacak olursak İnce, cumhurbaşkanı seçildiğinde CHP içinde ne kadar yanlış insanlar varsa, hepsini gönderme yetkisine sahip olacak. O zaman genel başkandan tutun, parti meclisi üyelerine kadar pek çok kişinin yanlışına İnce “eyvallah” demeyecek. Atatürk’e karşı olan kişileri partiden uzaklatıracak. Hele ki Gül’ün çatı adayı gösterilmemesi için yoğun çaba harcayan Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in Atatürkçülüğünün üstünü çizen Kılıçdarloğu’na karşı Pekşen’i yanına almayacağını kim söyleyebilir?.. Onun için seçimin sonucunu bekleyip hep beraber gelişmeleri göreceğiz. Ama şunu peşinen söylemeliyiz ki, İnce seçilse de CHP’de deprem olacak... Seçilmese de...

 

 

 

 

 

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact