Suriye Savaşı’ndan nasıl çıkarız?

Ankara terör faciasından bu yana gözlerim TV’a yapışık, ağzım bir karış açık, Türkiye’de cereyan eden aptalca tartışmayı izliyorum. Kim yaptı ve niye? Hamasetten kusturan nutuklar, Batı, IŞİD, PKK, PYD-YPG ve Rusya’ya sallanan yumruklar ve gözleri yakan TNT dumanı içinde sorunun basit bir cevabı olduğu gözden kaçıyor. Suriye Savaşı’na girdik ve çıkmak çok zor olacak. Taraflar bize niyetlerini canlı bombalarla telegraf çekiyor.

Ankara patlaması aynı zamanda seçim sonucunu da belirledi. Ekim’de Ankara olayından önce yapılan anketlerde AKP %41.5 civarında ortalama oy alıyor. Metropoll’e göre o zaman dahi terörden hükümeti sorumlu tutanlar %58, Ankara’dan sonra AKP en az 1-2 puan daha kaybeder ve %39-40 bandına geriler, HDP ve MHP prim yapar. AKP tabanı HDP ile yapılacak bir koalisyona isyan bayrağı açacağı, MHP lideri Bahçeli ise malum 4 şartından vazgeçmeyeceğine göre Türkiye’yi AKP-CHP yönetecek.

Bu hükümetin acilen çözmesi gereken dört mesele var:

Kürtler, artık ruhen Türkiye’den kopuyor. Derhal Kürt ve PKK problemlerinin birbirinden ayrıştırılması ve Kürtler’in meşru taleplerini teslim eden bir hukuki zemin tesis edilerek ateşkese gidilmesi lazım.

Yukarda kredi ivmesinde durağanlığa bakın: Ekonomi resesyona girmek üzere, acil tedbir lazım. Yapısal reformlar tek çare.

Türkiye’de ekonomi, siyaset veya diplomasi RTE, devlet, hükümet ve kurumlar arasında ilişki yeniden düzenlenmeden rayına oturmaz. RTE’in varlığı artık Türkiye’yi “Venezuela’laştıracak” düzeye geldi. RTE’yi ya partisi anayasal sınırlarına geri itecek, ya Davutoğlu yapacak, ya da bu işi koalisyon ortağı Kılıçdaroğlu’na havale edecek.

RTE’nin Zihni Sinir Esad düşmanlığı ve Şeriat örgütlerine aşırı sevgisi yüzünden Suriye Savaşı’na girdik. Bu savaştan derhal yüzümüzün akıyla çıkmamız gerekecek, aksi halde bütün Türkiye’yi yutacak, etnik ve mezhepsel çatışma İstanbul’a kadar gelecek.

Suriye Savaşı’na nasıl girdiğimizi görmek için Rusya’nın niye bizi taciz ve tahrik ettiğine göz atmakla başlayalım, çünkü mesele en iyi orda gözleniyor. Rusya bizden ne istiyor? Çok basit. Türkiye ağlamaklı bir sesle protesto etse de hala IŞİD’le zımni işbirliği yapıyor ve el Nusra ve Ahr-ar-Şam gibi Esad’la savaşan örgütlere lojistik destek sağlıyor. Cerablus ve Azez arasında güvenli bölge fikrini savunan tek ülke biziz. Biz yüksek sesle ahlak bekçiliği yapmasak, ABD ve AB Esad’ın en azından geçiş sürecinde nominal devlet başkanı kalacağı bir çözümü kabul etmeye hazır. Hava üslerimizi ABD’ye açarak Suriye’nin hava sahasının ihlalinde çok önemli bir aşamaya önayak olduk. Özetle, biz Suriye’ye burnumuzu sokmaktan vazgeçsek, savaşın kaderi değişecek ve oyun sonu Rusya’nın arzusu doğrultusunda şekillenecek. Bu yüzden ben Ankara saldırısında en az IŞİD kadar Kremlin veya Esad parmağından da şüpheleniyorum.

IŞİD, artık basında hiç konuşulmasa da iki Mehmetçik’i rehin aldı ve Ankara faciası öncesi TSK hem hava saldırılarını durdurdu, hrm Şeriatçi-cihatçı örgütlere karşı operasyonlar askıya alındı. IŞİD Türkiye’den istediğini elde etmişti, bize niye saldırsın, bilemiyorum? Ama devletin istihbaratını da inkar edecek değilim. Eğer Ankara saldırısı onların işiyse, onlar da güvenli bölge fikrinden hiç hoşlanmıyorlar, ya da Rojava’dan başkentleri Rakka’ya sıçramak üzere olan savaşta Kürtler’i cezalandırmak için en yumuşak hedef olan Türkiye’yi seçtiler. Bir olasılık daha var ki, çok korkutucu. O da IŞİD’in artık Irak ve Suriye’de coğrafi yapılanmasını tamamlayıp gözünü Türkiye’ye dikmiş olması. Emniyet’in Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği bilgiye göre, halen 10 bin cihatçı başıboş geziyor Türkiye’de, bunlar hakkında en ufak bir çalışma veya denetim de yok. IŞİD bugün savaş ilan etse, bizi içerden dağıtmaları pek de zor olmayabilir. En azından Güney illerinde hiç beklenmedik başarılar kazanarak TC’ne çok ağır moral darbeler vurabilir.

Ankara saldırısında FETÖ veya PKK izi aramak ise Cemaat tasviye olduktan sonra zeka seviyesi %50 düşen AKP’nin propaganda aygıtının uydurduğu bir deli saçması. Sayısız Quantum Dünyası’nın hiç birinde kanlı savaşlar veren PKK ve IŞİD işbirliği yapmaz. Ayrıca, PKK Rojova’daki “hayır işleri” vasıtası ile terör örgütleri listesinden çıkmak niyetinde, böyle bir saldırı ile Batı’nın gazabını çekmek de istemez. Cemaat’in ne sinsi ve ortadan kaldırılması gereken bir örgüt olduğunu Yargıtay’da devam eden darbe temyiz duruşmalarında sanıkların ağzından duyuyoruz, ama şunu da itiraf edelim, ellerini hiç kana bulaştırmadılar. Ayrıca, PKK da en büyük düşmanları.

Bu saldırıların arkasında PYD-YPG de olamaz. Suriye aktörleri arasında bize zararı dokunmayan ve biraz destek versek dostumuz olacak tek yapı onlar. Tabii ki PKK ve PYD-YPG aynı, aptal değilim. Ama bugünkü Suriye Kürtleri ile 10 sene öncesinin Irak Kürtleri arasında fark yok. Onları dost edindik, Suriyeliler’i niye kazanmayalım? Zaten çaremiz de yok, nasıl Irak Kürtleri’ni engelleyemediysek, Rojova Devleti’ne de mani olamayacağız.

Ankara’nın müdaheleci tutumu devam ederse, hem terör artacak, hem de İran ve Rusya PKK ve mezhepsel farklılıkları çok dah bariz bir şekilde kaşımaya başlayacaklar. IŞİD ve diğer el Kaide uzantısı muhalif orgütlere karşı açık tutum alamamak ise Türkiye’yi gittikçe “Pakistanlaş’tırıyor” ve bir-iki sene sonra buraya cihat ithal edecek militan sayısını artırıyor. Yakında, Rus desteği ile Esad Halep’e saldırdığında, en az yarım milyon sığınmacı daha sınırlarımıza vuracak.

Tüm bu risklere karşı seçim sonrası hükümet ne yapabilir ki? Dedim ya, önce RTE’nın Suriye politikasından el çekmesi, ardından da MİT’in başına hükümete ve TBMM’ne hesap verecek daha az karanlık bir ismin atanması gerekecek. Ardından da Türkiye Doğu’da aradığı maceradan vazgeçmeli. Bizim Orta Doğu ve Doğu’da kıymetimiz AB’ye adaylığımız, insan hakları ve demokrasi gibi Batı’lı değerleri kayıtsız-şartsız benimsemek azminden geliyor. Bu değerlere yeniden sıkı sıkıya yapışmalıyız. Sınırlar acilen çok sıkı kontrol altına alınmalı, Suriye’de BM’in tescil ettiği resmi muhalefet örgütleri dışında hiç bir kuruluş ve yapılanma ile işbirliği yapılmamalı. PYD-YPG ile değilse de Rojova Kürtleri ile barış içinde yaşamalıyız. HDP bu konuda TC’ne destek olabilir. En önemlisi ise artık IŞİD’e karşı bu ikircikli tavır bitmeli ve AKP kendi örgütünün bir kısmını dahi tasviye etmeke pahasına Türkiye’de Şeriat’ın üstüne gitmeli.

“Olmaz canım” diyeceksiniz, ama olacak. Ankara, Atlantik ötesi manzarayı okuyamıyor. ABD’nin artık Orta Doğu’dan sıtkı sıyrıldı. Bölgede Rusya, İran ve terör örgütlerine karşı tek başımızayız. Tek güvencemiz ise milli birliğimiz. AKP, Aleviler, Kürtler ve muhalefeti kazanmadan bu savaşı kazanamaz. RTE gereğini yapmazsa, parti yapacak.

FÖŞ, Uluslararası Diplomasi Uzmanı
Twitter: @AtillaYesilada1

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact