Türkiye'ye 50 milyar dolarlık ambargo tehdidi

ABD

ABD ile gerilen ilişkilerin Türkiye’ye yükü giderek ağırlaşıyor. Rusya’dan S-400 alımıyla F-35 uçaklarının satışına getirilen ambargonun ardından, ABD senatosunda 6 senatörün imzasıyla getirilen yeni bir teklif Türkiye ekonomisinin can damarı dış finansman konusunda önemli bir darbeyi daha gündeme getirdi.

Senatörler İzmir’de tutuklu olarak yargılanan Rahip Andrew Brunson’un serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye’ye uluslar arası kuruluşlar tarafından sağlanan kredilerin engellenmesi için yasa tasarısı hazırladı. Tasarı sadece Brunson değil diğer yabancı siyasi tutukluları ve çifte vatandaşları da kapsıyor.

Bu tasarının kabul edilmesi halinde Türkiye aralarında Dünya Bankası IMF, EBRD, IBRD, IFC vb. gibi çok sayıda uluslar arası finansman kuruluşundan kredi çekemeyecek.

Kredi kullanımlarının bu kuruluşların yönetiminde bulunan ABD’li yönetim kurulu üyelerinin aleyhte oylarıyla engellenmesi planlanıyor. Uluslararası kuruluşların kredi kararları oy birliğiyle alındığı için pratikte Türkiye’nin bu kuruluşlardan kredi kullanımıengellenmiş olacak.

Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’nin halen söz konusu kuruluşlardan kullandığı kredi tutarı Mart 2018 tarihinde 47.2 milyar doları buluyor ve ülkenin tüm dış borç stokunun yüzde 10’unu oluşturuyor.

Söz konusu borçların 26 milyar doları Türk Hükümeti, kalan 21 milyar doları ise özel sektör kuruluşları tarafından kullanılmış durumda. Krediler bir limit olarak tahsis edildiği için ödendikçe yenisi açılıyor ve kalkınma için gerekli yatırımların yapılmasında bir lokomotif görevi üstleniyor.

Öte yandan uluslar arası kuruluşlar temel olarak kar amacı gütmediği için, alınan krediler dış piyasadan sağlanan diğer kredilere göre çok daha uzun vadeli ve düşük faizli finansman yaratıyor. Bu krediler kamu tarafından kalkınma ve altyapı projeleri için kullanılıyor.

Örneğin Dünya Bankası 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde Türkiye’ye Tuz Gölü’nün altında doğalgaz depolama tesisi kullanılması için 600 milyon dolarlık kredi açtı. Krei ilk 7 yılı geri ödemesiz ve toplam 22.5 yıl vadeli olarak kullandırılarak benzersiz bir finansman olanağı yaratıldı.

Böylece Türkiye yıllardır ‘karsız’ olacağı gerekçesiyle yapımı için özel sektörden kaynak bulunamadığı gaz depolama tesisi için gerekli kaynağı uluslar arası kuruluşlar aracılığıyla sağlayabildi.

Diğer taraftan uluslar arası finansman kuruluşlarının yatırımı, uluslar arası bankacılık devleri açısından da bir gösterge olarak takip ediliyor.

Text

  

İlgili yazılar

Küçük resim

Sezai Temelli Ahval'e konuştu: Türkiye artık faşizm koşullarında, doğrudan yatırım gelmez

Türkiye'ye 50 milyar dolarlık ambargo tehdidi

Ahval Ekonomi

 2018-07-20

ABD ile gerilen ilişkilerin Türkiye’ye yükü giderek ağırlaşıyor. Rusya’dan S-400 alımıyla F-35 uçaklarının satışına getirilen ambargonun ardından, ABD senatosunda 6 senatörün imzasıyla getirilen yeni bir teklif Türkiye ekonomisinin can damarı dış finansman konusunda önemli bir darbeyi daha gündeme getirdi.

Senatörler İzmir’de tutuklu olarak yargılanan Rahip Andrew Brunson’un serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye’ye uluslar arası kuruluşlar tarafından sağlanan kredilerin engellenmesi için yasa tasarısı hazırladı. Tasarı sadece Brunson değil diğer yabancı siyasi tutukluları ve çifte vatandaşları da kapsıyor.

Bu tasarının kabul edilmesi halinde Türkiye aralarında Dünya Bankası IMF, EBRD, IBRD, IFC vb. gibi çok sayıda uluslar arası finansman kuruluşundan kredi çekemeyecek.

Kredi kullanımlarının bu kuruluşların yönetiminde bulunan ABD’li yönetim kurulu üyelerinin aleyhte oylarıyla engellenmesi planlanıyor. Uluslararası kuruluşların kredi kararları oy birliğiyle alındığı için pratikte Türkiye’nin bu kuruluşlardan kredi kullanımı engellenmiş olacak.

Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’nin halen söz konusu kuruluşlardan kullandığı kredi tutarı Mart 2018 tarihinde 47.2 milyar doları buluyor ve ülkenin tüm dış borç stokunun yüzde 10’unu oluşturuyor.

Söz konusu borçların 26 milyar doları Türk Hükümeti, kalan 21 milyar doları ise özel sektör kuruluşları tarafından kullanılmış durumda. Krediler bir limit olarak tahsis edildiği için ödendikçe yenisi açılıyor ve kalkınma için gerekli yatırımların yapılmasında bir lokomotif görevi üstleniyor.

Öte yandan uluslar arası kuruluşlar temel olarak kar amacı gütmediği için, alınan krediler dış piyasadan sağlanan diğer kredilere göre çok daha uzun vadeli ve düşük faizli finansman yaratıyor. Bu krediler kamu tarafından kalkınma ve altyapı projeleri için kullanılıyor.

Örneğin Dünya Bankası 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde Türkiye’ye Tuz Gölü’nün altında doğalgaz depolama tesisi kullanılması için 600 milyon dolarlık kredi açtı. Krei ilk 7 yılı geri ödemesiz ve toplam 22.5 yıl vadeli olarak kullandırılarak benzersiz bir finansman olanağı yaratıldı.

Böylece Türkiye yıllardır ‘karsız’ olacağı gerekçesiyle yapımı için özel sektörden kaynak bulunamadığı gaz depolama tesisi için gerekli kaynağı uluslar arası kuruluşlar aracılığıyla sağlayabildi.

Diğer taraftan uluslar arası finansman kuruluşlarının yatırımı, uluslar arası bankacılık devleri açısından da bir gösterge olarak takip ediliyor.

İlgili yazılar

Küçük resim

Sezai Temelli Ahval'e konuştu: Türkiye artık faşizm koşullarında, doğrudan yatırım gelmez

Thumbnail

Albayrak 401 milyar dolarlık dış açıkla karşı karşıya

Türkiye'ye 50 milyar dolarlık ambargo tehdidi Ahval Ekonomi 2018-07-20 ABD ile gerilen ilişkilerin Türkiye’ye yükü giderek ağırlaşıyor. Rusya’dan S-400 alımıyla F-35 uçaklarının satışına getirilen ambargonun ardından, ABD senatosunda 6 senatörün imzasıyla getirilen yeni bir teklif Türkiye ekonomisinin can damarı dış finansman konusunda önemli bir darbeyi daha gündeme getirdi. Senatörler İzmir’de tutuklu olarak yargılanan Rahip Andrew Brunson’un serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye’ye uluslar arası kuruluşlar tarafından sağlanan kredilerin engellenmesi için yasa tasarısı hazırladı. Tasarı sadece Brunson değil diğer yabancı siyasi tutukluları ve çifte vatandaşları da kapsıyor. Bu tasarının kabul edilmesi halinde Türkiye aralarında Dünya Bankası IMF, EBRD, IBRD, IFC vb. gibi çok sayıda uluslar arası finansman kuruluşundan kredi çekemeyecek. Kredi kullanımlarının bu kuruluşların yönetiminde bulunan ABD’li yönetim kurulu üyelerinin aleyhte oylarıyla engellenmesi planlanıyor. Uluslararası kuruluşların kredi kararları oy birliğiyle alındığı için pratikte Türkiye’nin bu kuruluşlardan kredi kullanımı engellenmiş olacak. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’nin halen söz konusu kuruluşlardan kullandığı kredi tutarı Mart 2018 tarihinde 47.2 milyar doları buluyor ve ülkenin tüm dış borç stokunun yüzde 10’unu oluşturuyor. Söz konusu borçların 26 milyar doları Türk Hükümeti, kalan 21 milyar doları ise özel sektör kuruluşları tarafından kullanılmış durumda. Krediler bir limit olarak tahsis edildiği için ödendikçe yenisi açılıyor ve kalkınma için gerekli yatırımların yapılmasında bir lokomotif görevi üstleniyor. Öte yandan uluslar arası kuruluşlar temel olarak kar amacı gütmediği için, alınan krediler dış piyasadan sağlanan diğer kredilere göre çok daha uzun vadeli ve düşük faizli finansman yaratıyor. Bu krediler kamu tarafından kalkınma ve altyapı projeleri için kullanılıyor. Örneğin Dünya Bankası 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde Türkiye’ye Tuz Gölü’nün altında doğalgaz depolama tesisi kullanılması için 600 milyon dolarlık kredi açtı. Krei ilk 7 yılı geri ödemesiz ve toplam 22.5 yıl vadeli olarak kullandırılarak benzersiz bir finansman olanağı yaratıldı. Böylece Türkiye yıllardır ‘karsız’ olacağı gerekçesiyle yapımı için özel sektörden kaynak bulunamadığı gaz depolama tesisi için gerekli kaynağı uluslar arası kuruluşlar aracılığıyla sağlayabildi. Diğer taraftan uluslar arası finansman kuruluşlarının yatırımı, uluslar arası bankacılık devleri açısından da bir gösterge olarak takip ediliyor. Text    İlgili yazılar Sezai Temelli Ahval'e konuştu: Türkiye artık faşizm koşullarında, doğrudan yatırım gelmez Albayrak 401 milyar dolarlık dış açıkla karşı karşıya Ahval Uygulamasını İndir EN TR ع  Türkiye'ye 50 milyar dolarlık ambargo tehdidi Ahval Ekonomi 2018-07-20 ABD ile gerilen ilişkilerin Türkiye’ye yükü giderek ağırlaşıyor. Rusya’dan S-400 alımıyla F-35 uçaklarının satışına getirilen ambargonun ardından, ABD senatosunda 6 senatörün imzasıyla getirilen yeni bir teklif Türkiye ekonomisinin can damarı dış finansman konusunda önemli bir darbeyi daha gündeme getirdi. Senatörler İzmir’de tutuklu olarak yargılanan Rahip Andrew Brunson’un serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye’ye uluslar arası kuruluşlar tarafından sağlanan kredilerin engellenmesi için yasa tasarısı hazırladı. Tasarı sadece Brunson değil diğer yabancı siyasi tutukluları ve çifte vatandaşları da kapsıyor. Bu tasarının kabul edilmesi halinde Türkiye aralarında Dünya Bankası IMF, EBRD, IBRD, IFC vb. gibi çok sayıda uluslar arası finansman kuruluşundan kredi çekemeyecek. Kredi kullanımlarının bu kuruluşların yönetiminde bulunan ABD’li yönetim kurulu üyelerinin aleyhte oylarıyla engellenmesi planlanıyor. Uluslararası kuruluşların kredi kararları oy birliğiyle alındığı için pratikte Türkiye’nin bu kuruluşlardan kredi kullanımı engellenmiş olacak. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye’nin halen söz konusu kuruluşlardan kullandığı kredi tutarı Mart 2018 tarihinde 47.2 milyar doları buluyor ve ülkenin tüm dış borç stokunun yüzde 10’unu oluşturuyor. Söz konusu borçların 26 milyar doları Türk Hükümeti, kalan 21 milyar doları ise özel sektör kuruluşları tarafından kullanılmış durumda. Krediler bir limit olarak tahsis edildiği için ödendikçe yenisi açılıyor ve kalkınma için gerekli yatırımların yapılmasında bir lokomotif görevi üstleniyor. Öte yandan uluslar arası kuruluşlar temel olarak kar amacı gütmediği için, alınan krediler dış piyasadan sağlanan diğer kredilere göre çok daha uzun vadeli ve düşük faizli finansman yaratıyor. Bu krediler kamu tarafından kalkınma ve altyapı projeleri için kullanılıyor. Örneğin Dünya Bankası 24 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde Türkiye’ye Tuz Gölü’nün altında doğalgaz depolama tesisi kullanılması için 600 milyon dolarlık kredi açtı. Krei ilk 7 yılı geri ödemesiz ve toplam 22.5 yıl vadeli olarak kullandırılarak benzersiz bir finansman olanağı yaratıldı. Böylece Türkiye yıllardır ‘karsız’ olacağı gerekçesiyle yapımı için özel sektörden kaynak bulunamadığı gaz depolama tesisi için gerekli kaynağı uluslar arası kuruluşlar aracılığıyla sağlayabildi. Diğer taraftan uluslar arası finansman kuruluşlarının yatırımı, uluslar arası bankacılık devleri açısından da bir gösterge olarak takip ediliyor. Text    İlgili yazılar Sezai Temelli Ahval'e konuştu: Türkiye artık faşizm koşullarında, doğrudan yatırım gelmez Albayrak 401 milyar dolarlık dış açıkla karşı karşıya.

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact