Türkler, Türk Tarihi

 

Türkler mi Rumları öldürdü yoksa tersi mi oldu?

Ulku Bassoy  ve Sefa Yurukel

Boş propagandalardan kendimizi sıyıralım ve inkâr edilemez belgelerin ne dediğini görelim:

1919 RUM İŞGALİ ve 1922 RİCATI ANLARINDA RUMLARIN YAPTIKLARI VAHŞET VE ULUSLARASI KOMİSYONUN YUNANİSTANI SUÇLAMASI:

“Batı Anadolu’nun Yunan ordusu tarafından (1919-1922) işgali Türkler ve Rumlar için zor bir anı, sürtüşme sebebi ve hatta günümüzde düşmanlık kaynağı olmaktadır. . Batı Anadolu’nun çehresini değiştiren bu trajik olayı daha iyi anlayabilmek için içinde bulunduğu politik şartları ve Müttefikler arası kurulan Komisyonun 1919 raporunu ve 1919-1923 zaman diliminde teati edilen diplomatik yazışmaları bilmek gereklidir. Bak: http://www.militaryphotos.net/forums/showthread.php?43616-Greek-Atrocitieshttp://www.ataa.org/reference/greekinvasion.html

“Rumların Türk katliamları”

<İngiliz tarihçi Arnold B. Toynbee, bunların Rumların İzmir’e ayak bastıkları 15 Mayıs 1919 anından itibaren planlanmış olduğunu yazmıştır.  Toynbee kedisinin ve eşinin Rumların Yalova, Gemlik ve İzmit yörelerindeki vahşetleri görmekle kalmayıp, “yanmış, yağmalanmış evler, taze cesetler ve teröre uğramış siviller dâhil maddî kanıtlar ile gördüğünü” ve bunların dışında sivil Rumlar tarafından soygunların yapıldığını ve askerlerin de ortalığı ateşe verdiklerini yazmıştır.  Toynbee’nin yazılarına göre, Rum Ordusu karaya ayak basar basmaz Türk sivilleri öldürmeye başladılar ve mümbit Menderes nehri vadisinde buldukları öldürerek, yüz binlerce Türk’ü kontrol ettikleri bölge hudutları dışına sürgün etmişlerdir.”

Rumların İzmir’de karaya çıkışları    Galip devletlerin bayrakları içinde “tarafsız” ABD bayrağı

“Idaho” ve “Mississippi” zırhlıları ıları savaş öncesi, Türkler daha fazla teklifine rağmen Rumlara satıldı”

(Amerikan Generali) Harbord, Rum işgalinin ilk aylarını ABD Senatosuna anlatırken şöyle yazdı: “Rum ordusu ve silahlı yerli Rumlar el ele vererek Müslümanları toplu halde katle başladılar; bu yapılırken Türk memur, subay ve erleri ile sessiz yerli halk ayırım yapılmaksızın ölüme gönderildi.”     Haold Armstrong, Müttefik Komisyondaki İngiliz subayı da raporunda, Rumlar İzmir’den çıkarılırken, buldukları sivil halkı öldürdüklerini ve yolları üstünde bululuklarını soyup ateşe verdiklerini yazdı.  Marjorie Housepian,  Rum ordularının İzmir’de 4000 İzmirli Müslüman’ı öldürdüğünü yazdı. Johannes Kolmodin İzmir’de yaşayan İsveçli bir şarkiyatçı idi. Mektuplarında Rum ordusunun 250 Türk köyünü yaktığını yazdı. Bir köyde Rum ordusu köyü yakmamak için 500 altın lira haraç istedi; fakat parayı almalarına rağmen köy talan edildi.  

“Müttefikler arası Komisyon’da İngiliz, Fransız, Amerikan ve İtaltyan subaylar ile İsviçre’den Kızılhaç temsilcisi Bay Gehri vardı; Yemlik-Yalova yarımada katliamları hakkındaki araştırmalarına ait iki ayrı ve kapsamlı rapor hazırlandı. Bu raporların bulgusuna göre Rum orduları, yerli Türk halka karşı sistematik zulüm uyguluyorlardı. Komisyon raporlarda “Türk köylerinin yağmalanıp yakıldığını” ve “Rumlarla Ermenilerin birlikte Müslüman halkın sistematik yok edilmesi için adeta patlama içinde olduklarını yazıyordu. 23 Mayıs 1921 tarihli raporda Ortak Komisyon raporunda şunlar yazılırdı: Açıkça görüldüğü gibi, son iki ayda köylerin gruplar halinde tahrip ve Müslüman halkın yok edilmesi için muntazam bir metot uygulanmaktadır. Bu plan Rum ve Ermeni çeteler kullanılarak ve görünüşte Rumların talimatı ve bazen Rum ordu birliklerinim katılımı ile devam ettirilmektedir.

 

Alıntı:  PROTESTANT DIPLOMACY & THE NEAR EAST - Joseph L. Grabill,          ISBN 0.816.605.750 Univ. Of Minnesota Press 1991 – S.263;  

İzmir Amerikan Koleji Başkanı MacLahlan’ın düşüncesine göre, Barton’un Harding ve Hughes’a yolladığı mesaj uygun değildi.  Türkler, Rumların 1919’da Türkler’e yaptığı gibi onları katletmemişlerdi. Türk ordusunun yegâne yaptığı şey, esir aldıkları Rum askerlere “Kemal Paşa Çok Yaşa” bağırtmaktı, çünkü onlar da İzmir’e ayak bastıkları zaman Türk askerine, ‘Zito Venizelos’ dedirtmişlerdi.  Rumlar kaçarken oluşan kargaşa ve yağmada bir Türk atlısı,  misyoner MacLahlan’ı, okul deposundaki tarım aletlerini çalmaya çalışırken onu ölesiye döven güruhun elinden kurtarmıştı. Üç gün süren (Eylül 13 – 15) yangında Türkler söndürmek için ellerinden geleni yapmasına rağmen, Rum ve Ermeni mahallerini ve bir mil kare alanı kaplayan yangın sonucunda iki yüz bin kişi evsiz kaldı.  Yananların içinde Amerikan Board Teşkilâtının Kızlar Enstitüsü de vardı. Mac Lahlan’ın tespitine göre, Türk asker kıyafeti giymiş Ermeni teröristler şehri ateşe vermişlerdi. Görünüşte, teröristler Batılıların müdahale etmesini istiyorlardı. [Açıklama:  Yangın bölgesinin yaklaşık yarısını oluşturan metruk arazı, Behçet Uz’un Valiliği ile 1936’da Kültür park ve bugünkü İzmir Fuar sahası olarak hizmete açıldı, önek bir park ve ticari yerdir. Yangının öncelikle Ermeni ve Rum mahallerin en başta yakmasının nedeni ise, bir tesadüftür. İzmirliler bilirler, yazın sıcağında, her akşamüstü denizden karaya bir serinleme rüzgârı “İmbat” eser. Ermeni ve Rum teröristler yangını ona göre planlamışlardı, ne var ki sonbaharda bazen terinse eser ve öyle oldu.] 

   

http://web.firat.edu.tr/sosyalbil/dergi/arsiv/cilt19/sayi1/209-221.pdf

İzmir–Burhaniye ve Balatçık–Söke demiryolu hattı boyunca Yunanlılar tarafından yapılan mezalimi bizzat görmek isteyen, içerisinde yerli ve yabancıların bulunduğu bir heyet, 15 Ekim 1922 tarihinde İzmir’den hareket etmiştir. Bu heyete, İzmir Mevki Komutanlığı Karargâhı’nda görevli Yüzbaşı İsmail Hakkı Efendi refakat etmiştir. Heyetin, Batı Anadolu’da Yunan mezalimine uğramış köy, kasaba ve şehirlere yaptığı seyahatin sona ermesinden sonra, Yüzbaşı İsmail Hakkı Efendi tarafından, bu seyahat hakkında bir rapor hazırlanmıştır. Bu çalışma, Yüzbaşı İsmail Hakkı Efendi tarafından hazırlanmış olan raporun özetlenmiş halidir. Ayrıntılı rapor için lütfen kaynağa giriniz. Rapor Türkçe bir akademik araştırmadır.

 

The New RepublicGazetesi 12 Kasım 1924’den:  “The Turkish Tragedy by John Dewey”.  (1859-1952)             

John Dewey’in kqleminden Türk Trajedisi:

John Dewey Amerikalı bir filozof, psikolog ve eğitim reformcusuydu ve sosyal artı eğitim reformlarda önerileri yol gösterici olmuştur.  “1924’te Bursa’da idik; burası İstanbul’dan önce Osmanlı gücünün merkezi idi. Anadolu Türkiye’sinin en güzel ve doğal olarak en gelişmeye açık şehri. Sokaklardan geçtiğimiz vakit, eskiden Rum ve Ermenilere ait olan birçok dükkân ve ev gördük.  Bunların sahipleri bugünlerde ya ölmüş veya Yunanistan’daki Müslüman halkla mübadele ile uzaklaştırılmıştır. Türk halkın oturduğu mekânların yıkıntılarını gördük, bunlar Rumlar çekilirken yaktıkları yerlerdi. El değiştiren satılan ve Rumların Türk esnaftan ele geçirdikleri mağazaları gördük; şimdi eskiden Rumlara ait işyerleri Türklerin elindeydi. Bu karmaşa herkesi içeren ıstırap ve yıkımın varlığın gösteiyordu...    Ermenilerin çektiği sefalete ağıt yakan Amerikalılar,  Ermenilerin 70 li yıllara kadar Türkiye halkının en tercihli kısmı olduğunu biliyorlar mı? Veya Cihan Savaşı başında isyan ederek Türk’e ihanetle şehirleri istilacı Ruslara teslim ettiklerini biliyorlar mı? Veya 150.000’ik ordu toplamaklan böbürlendiklerinirek i, en az yüz Türk köyünü yakıp halkını katlettiklerini biliyorlar mı? Bunları olanları metih veya ayıplamak istemediğimden zikretmek istemiyorum zira kışkırtma ve intikam hikâyeleri hem sonsuz hem de nafiledir. Fakat bir azınlık harici bir Hıristiyan gücün himayesine alındığı vakit Türk ve Ermeni halkım başına gelenleri göstermektedir; Ermeni halk bir de tampon devlet haline organize edilecek olursa nelerin tekerrür edeceği tahmin edilebilir.” (Eski Bursa manzarası)

      

        Yunan askerleri               İzmirde karşılama               Êski Bursa görüntüsü

 

İzmir Yangını saptırma ve spekulasyonları: (13-17 Eylül 1922)

Amiral Mark A. Bristol  (1868-1939) Amiral Bristol 1919-1927 süresi için ABD’nin Osmanlı (sonra TC) nezdinde Yüksek Temsilcisi (Komiseri) idi.   ABD Kongresi Naval Records, Grup 45te bulunan belgelerin içinde “Near East Relief” (Yakındoğu Yardım Kurumu)  görevlisi Nark O. Prentiss tarafından 11.1.1923 günü yazılmış ve 6.2.1923’te alınmış mektup ve ona eklenmiş İzmir İtfaiye Kumandanı Avusturyalı Mühendis Paul Grescovitch’in ifadesini içeren uzun bir rapor vardı; bunda yangının Türk asker kıyafeti giymiş olan Ermeni ve Rumlar tarafından çıkarılmış olduğu, “petrole banmış eski kıyafet ve paçavraların” bulunduğu yazılmıştı. İtfaiyecilerin çoğu Rum’du fakat Türk askeri gelmeden herkes görevi terk etmişti. Rapor şüphe bırakmamaktadır. Prentiss muhacirlere yardım için Bristol tarafından yollanmış ve Türk ordusunun şehre girişinden bir gün evvel 8 Eylül’de, heyet başkanı olarak İzmir’e varmıştı.  22.1.1923 tarihli “The Bridgeport Telgraf” gazetesi şunu yazmıştı:  “Prentiss İzmir Yangınında Ermenileri Suçlamaktadır.”

“The New York Times”  27.9.1923 gazetesi ise şu haberi yazmıştı:    “Fransızlar Türkleri Aklamaktadır – Dışişleri Kemalistlerin şehri ateşe verdiklerini yalanlamaktadır.”

 E. Alexander Powell, (1879-1957) Değişik Amerikan gazetelerinde muhabirdi, 1905-6 da doğuda muhabir, 1906-1909’da Mısır ve Suriye’de Konsolosluk memuru (askeri istihbarat olarak çalıştı, 1918’de savaşta yaralandı, Binbaşı rütbesiyle ABD ordusundan tekaüt oldu.  Aşağıdaki bölüm: “The Struggle for Power in Moslem Asia”  eserinden (Müslüman Asya’da Güç için Mücadele) [The Century Co. 1923 ]

s.32:  (Sultan Mehmet VI – Vahdettin şöyle konuştu:  “Gazeteniz bizim yollayacağımız ve Türk’e ait yazıyı basmaz ve halkınız da basılsalar da okuduklarına veya doğruluğuna inanmaz. Amerika’ya, Türk görüşünü Amerikan halkına kendi lisanında ifade edecek birini yollayabilsek, onu tarafsız olarak dinleyecekler olur mu? Şimdi bunu anlıyorum ve halkın hatalı yorumlarına veya yanlışlıklara tahammül ediyorum çünkü bunların düzenli bir kamu aldatılması olduğu bilinmektedir.   Fakat bastıkları Türk aleyhtarı haberleri, gösterilen en sağlam kanıtlara rağmen bunların düzeltilmemesini anlayamıyorum. Bunların doğru olmadığı, makul kimselere kanıtlanmıştır. Buna ait bir örnek İzmir’deki 1922 yangınıdır. Amerika’da iftiraları Türk’e atmayan önemli bir gazete sanki olmamıştır ve bunların hiçbiri Türklerim diyeceklerini beklememişlerdir.  Ancak, Amerikan, Fransız ve İngiliz göz şahitlerinin de katılımıyla bir Fransız Araştırma Komisyonu yangının açıkça Rumlar ve Ermeniler tarafından çıkarıldığını ve bundan şehrin sağlam olarak Türklerin eline geçmemesinin amaçlandığı teyit edilmiştir.

Şimdi merak ediyorum, bu gazetelerden kaç tanesi Türklere karşı yapılmış bu adaletsizliği itiraf edecek kadar cesaret gösterecektir. “

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact