TERÖR SİYASETİNİN SONUCU

 

AK Çete, terör siyasetini benimsedi. ABD ve İsrail’in kuyruğuna takılarak, hedef ülkelerin terör ile şekillendirilmesinde “öncü güç” olmaya soyundu. Irak’tan Libya’ya, Libya’dan Yemen’e kadar her ülkeye burnunu soktu.  Terör grupları ile sarmaş-dolaş oldular. İmralı(Öcalan), Kandil ziyaretgahları oldu.

Öcalan’a methiye düzmek için sıraya girdiler. PKK ile mücadele eden askerleri F-CİA ile bir olup esir ettiler. PKK’lı sapıkları da gizli tanık yaptılar.

MİT’in Libya’dan Yemen’e kadar, ABD’nin paralı askerlerine(psikopat katillerine) silah temin ettiği basında yer aldı.  Davutoğlu Düşişleri Bakanı iken, o katillere elden para dağıttı.

Terör ile o kadar içli-dışlı oldular ki, iki yıl öncenin resmi rakamlarına göre, Türkiye’de uyuyan yüz bin İŞİD militanı bulunuyor. İŞİD Türkiye’de hala çok rahat ediyor. Ankara’da çatı katlarını tuttukları, apartman dairelerinde okul açtıkları yazılıyor. Neden çatı katı? Keskin nişancı mı bunlar(!)?

2013 Yılı başında;

 “Emniyet İstihbarat Dairesi; Pakistan ve Afganistan’da eğitim alan 2 binin üzerinde El Kaide üyesinin Türkiye’de olduğunu bildirdi.”

Başbakan olduğu dönemde Bir El Kaide üyesinin Erdoğan’ı alnından öperken çekilen resmi basına yansımış ve;

“Türkiye’nin adı kirlendi! Türkiye’nin adı artık El Kaide terör örgütüyle birlikte anılıyor..!”

Yorumuyla manşet olmuştur.

Sahi, o iki binden fazla olan El Kaide üyesi şimdi nerede? Bilgisi olan var mı?

01/08/2012 tarihinde YENİÇAĞ GAZETESİ’de çıkan bir habere göre, CHP Hatay Vekili Ali Edipoğlu önemli bir iddiada bulunuyordu. İddiaya göre AKP PYD’yi de silahlandırıyordu. Haberde;

“PKK’ya silah dağıttık

Mehmet Ali Edipoğlu, şok bir iddia daha ortaya atarak Türkiye’nin terör örgüt PKK’nın Suriye seksiyonu PYD’yi de silahlandırdığını öne sürdü. Ediboğlu, konu ili ilgili şunları söyledi: “Gördüğümüz o ki PYD’nin elinde güçlü silahlar var. Bu silahlar nereden çıktı? Demek ki Suriye’ye silah sevkiyatı yapılırken bir kısmını da onlara verdiler. PYD’nin eşbaşkanları, ’bizi başkasının savunup, korumasına ihtiyacımız yok. Biz kendimizi savunuruz’ gibi net ifadeler kullanıyor. Bu da yakın zamanda onlara ciddi miktarda silah verildiği anlamına geliyor.”

Barış Süreci dedikleri ihanet sürecinde, PKK’nın güçlenmesine, Güneydoğu’dan eleman devşirmesine göz yumuldu. Göz yumanlar(Erdoğan, Beşir Atalay, Arınç, Ala vb.) göz yumduklarını itiraf etti.

Birgül Ayman Güler’in 26 Nisan 2013 tarihli yazısından bir bölüm:

((Karayılan’ın açıklamasına göre AKP Hükümeti PKK’ya şu sözleri vermiştir:

(1) Kürt halkına kimlik ve statü verilecektir; bu, anayasal güvence altına alınacaktır.

(2) PKK ile işbirliği yapılarak Güneydoğu Anadolu’da ve Türkiye - Irak – Suriye – İran kürtleri arasında “Kürt milli dayanışma” konferanslarına izin, onay, destek verilecektir.

(3) Apo başta olmak üzere teröristlerin tümü serbest bırakılacaktır.

(4) Soruna yabancı devletlerin müdahil olması kabul edilebilir.

AKP yabancı güçlerin müdahalesine açık davet yapmaya cüret eder hale gelmiş olan PKK-BDP ile birlikte, emperyalizmin hizmetinde Kürdistan ebeliği yapmakta; bunun için de Türkiye'yi çözmektedir.

Bu “çözüm” süreci  "barış için, gözyaşları dinsin diye, analar içindir" mi demiştiniz!!))

AKP’lilerin hava alanında karşıladığı, ağırlanan Bakanlıkta rahatsız olmasın diye, Atatürk resminin kapatıldığı Kemal Burkay, 2012 yılında dedi ki:

"Suriye sorunu, bundan böyle, ancak üç bölgeli federatif bir sistemle çözülür:

Sünni Arap bölgesi, Nusayri Arap bölgesi ve Kürt bölgesi"

Türkiye 2012 yılında Kürdistan’ı tanıdı. Nasıl mı?

Kuzey Irak Futbol takımı Kürdistan ismiyle uluslararası organizasyonlara kabul edildi. FİFA NATO’ya üye ülkeler itiraz ederse yeni üye kabul edemiyor. Türkiye itiraz etmeyerek bağımsız bir Kürdistan’ı kabul etmiştir. Sene 2012…

Erdoğan 2013 yılında açılan Şırnak havalimanına “PKK’lılar şehittir” diyen Şerafettin Elçin’in adını verdi.

Bunlar; APO’yu ermiş, PKK’lıları mücahit, Türk Ordusunu düşman ilan ediyor. Hikmet YAVAŞ

 Obama: Kürdistan’ı Türkiye’ye kurduracağım(2013)

PKK "ne istedi de vermedik"

Erdoğan 28 Şubat Cumartesi günü Suudi Arabistan’a giderken, PKK-HDP için kelimesi kelimesine şunları söyledi:

“Yani ne istendi de hükümet, 12 yıllık Başbakanlığım döneminde de verilmedi. Alt yapısından, üst yapısından... Bugün söyleniyor, kimlik. Ret politikalarını biz kaldırdık, asimilasyon politikalarını biz kaldırdık, inkâr politikalarını biz kaldırdık. Bunlar kimlik sürecidir. Bunları getiren biziz. Olağanüstü hal, bunu halleden biziz ve insanca yaşama erdemini getiren biziz. Televizyonlarda kendi dillerinde yayın yapma imkanının getiren biziz. Bunlar yoktu. İstedikleri gibi yayın yapma noktasında, yazılı, görsel. Bizim iktidarımızda oldu bunlar. Biz bunları yaptık. Bunlar saymakla bitmez.” Mayıs 2015 Müyesser Yıldız

Dört günde 18 vatan evladını şehit verdik? Neden? Erdoğan ve AKP’nin mecburiyetleri yüzünden… Yandaş muhalefetin AKP’nin mecburiyetlerine mecbur olması yüzünden… Ve tabii Türk Milletinin suç ortaklığı yüzünden… Nasıl mı?

Öcalan’a methiye düzdüler, ses yok. Öcalan’ı Bursa’da MİT’in misafirhanesinde ağırladılar. Çıt yok. Çocuklarının katillerini davul-zurnayla karşıladılar. Ayağa kalkmadın. Oslo’da, Dolmabahçe’de PKK’nın altına yattılar. Yatanlara Türkiye’yi  dar etmedin.

Irak’tan Libya’ya, Libya’dan Yemen’e kadar olan coğrafyanın onuru-şerefi ayaklar altında çiğnendi. Irak’lı, Suriyeli kadınlar-kızlar fuhuşa sürüklendi. Tecavüze uğradı. AKP Haçlı Ordusu’na ayakçılık yapıp Ortadoğu’nun kilidini içeriden açtı. Utanmadınız. Vicdanınız sızlamadı.

En önemlisi evimizin içinde yaşandı. PKK ile mücadele eden Türk Askeri, millete ışık tutan Türk aydını ABD ile birlikte esir alındı. Zindanlarda çürütüldü. Bütün hayatları lime lime edildi. Üç maymunu oynadınız.

Kendi çocuklarını paralı askerlik tezgahıyla cepheden çekip, sizlerin çocuklarını semirttikleri PKK’nın önüne sürdüler. Ayağa kalkmadınız.

Ey Türk Milleti, sen ne zaman kaybettin biliyor musun? Sen bu ülkenin bekası için PKK ile çatışırken omiriliğine saplanan bir kurşunla sakat kalan Albay Abdülkerim Kırcı’yı feda ettiğin gün kaybettin. Kırcı “F-Cİ+AKP” ortaklığında linç edildi. Haysiyet cellatlığını hazmedemedi. Eşinin yardımıyla abdest alıp, beylik tabancasını şakağına dayadı ve tetiği çekti. İşte o tetik önce Genelkurmay’ın, sonra Türk Milleti’nin şakağında patladı. Suratımızda rahmeti Kırcı’nın kanıyla dolaşıyoruz. Farkında olmasanız da, utanmasanız da…

Sonra;

PKK ile mücadele eden komutanlar;

 33 silahsız Mehmetçiği kurşuna dizen Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık’ın gizli tanıklığında CİA yargısıyla yargılandı. UTANMADIN!!. Oysa düşürüldüğün bu durumdan yerin dibine geçmeliydin. Geçmedin!!. O gün; “Adalet şemdin Sakık’ın kucağına düştü” başlıklı bir yazı yazdım.

Libya’dan Irak’a kadar şerefleri ayaklar altına alınan insanların ahı bu milletin üzerindedir. Susmak, suça ortak olmaktır. Susarak bu zulme ortak oldun.

Şemdin Sakık gibi bir şerefsizin gizli tanıklığını kabul ettiğin gün, sindirdiğin gün, aslında başına gelebilecek her türlü zulmü, rezilliği de peşinen kabul ettin demektir.

Azınlığın zulmü, çoğunluğun korkaklığından güç ve cesaret alır. Zalime cesaret veren senin nemelazımcılığın, vurdumduymazlığındır, korkaklığındır.

Unutma, zulme göz yuman, zulümle muamele görür.

Dün Irak, Suriye, Libya, Yemen’de olanlara göz yumdun. Bugün Güneydoğu Yemen oldu. Şam oldu. Humus-Bingazi oldu. Terörü destekleye destekleye, gırtlağımıza kadar teröre battık. Hiçbir ülke başkalarının acıları üzerinden huzur bulamaz. Rahat uyuyamaz. Her suçun bir bedeli, cezası, SONUCU vardır.

Ve hala;

SORUNU YARATANLARDAN SORUNLARI ÇÖZMESİNİ BEKLEYECEK KADAR AYMAZSIN.

MİT’in başında Öcalan’a güzelleme yapan şahıs var. Kandil-İmralı arasında postacılık yapan, Libya’dan Suriye’ye kadar terör örgütleriyle sarmaş dolaş olan Fidan var. Neden itiraz etmiyorsun? PKK’ya kol-kanat geren bürokratlar, Kaymakamlar, Valiler hala yerinde. Niye susuyorsun? Kandil’deki PKK’lıya AKP vekil maaşı ödemeye devam ediyor. Bizim çocuklarımız her gün tabutlara giriyor. Hiç utanmıyor musunuz?  Utanmıyorsunuz. Çünkü utanmayı Şemdin Sakık gizli tanık yapıldığı gün kaybettin. Vicdanın sızlamıyor. Çünkü vicdanın rahmetli Kırcı’nın şakağında patlayan mermiyle zaten iflas etmiştir.  

Ankara’da polis korumasında PKK Oramar türküsü söyledi. O türkü Mehmetçiğime sıkılan kurşunları övüyor, teşvik ediyordu. O gün sustuğun için bugünü yaşıyoruz.

Kusura bakma, bazıları gibi halk yalakalığı yapmayacağım.

Celladına aşık olduğun gün, aslında evlatlarının tabutlarının siparişini de vermiş oldun.

Kaybedilen onur, büyük bedeller ödenmeden geri alınamaz.

Hiç olmazsa bu gerçeği idrak edin!!.

NOT: ABD Erdoğan’ı gözden çıkardı diye Erdoğan’a sahip çıkan bazı aymazlara;

Bu ülke Erdoğan’dan da, İngiliz Gülü takımından da, mandacı bütün zihniyetlerden de kurtulmalıdır. Kötünün alternatifini kötü olarak sunan akıl yoksunlarına dikkat edin. ABD ile yatağa girerken Türk Milleti’ne mi sordular da, yataktan tepikle atılırken biz tutalım? Bunların tutacak bir yeri mi kaldı? Türk milleti bu necaset cesedi acilen sırtından kendisi atmak zorundadır.

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact