Yandaşlar, tarihi cahillikleriyle Ege’de boğuldu!..

AYLARDIR çok önemli bir konu gündemde tutuluyor. İnatla milli duruşun sağlanması için kendini yırtar derecede adalarına sahip çıkmaya çalışan muhalefete rağmen, yalaka kalemler suçu Lozan’a yükleyerek iktidara şirin görünmeye çalışıyor. Hele ki biri var ki, sormayın gitsin. Her konuya nane olan bu şahıs, Türk adalarının şu anki istila durumunu Lozan Anlaşması’na bağlayarak (palavra bilgisiyle) araştırmacı gazeteciliğini göstermeye çalışıyor. Bu şahıs eğer araştırmacı gazetecilik örneğini vermeye çalışıyorsa, ona önerimiz iyi araştırsın. Öyle yüzeysel ve yuvarlak laflarla ve suçlayıcı tavırlarla bir yere varılamayacağını da iyi anlasın.

DAHA ÖNCE DE ARAŞTIRMIŞTI VE ERGENEKON OLAYINDA SUÇLADIĞI SUBAYIN MASUMİYETİ ONA İYİ BİR TOKAT OLMUŞTU... HATIRLATIRIZ... İktidara şirin görüneyim de ne nasıl olursa olsun diyen bir iktidar kalemşörü, Ergenekon’dan Silivri cezaevine konan Yarbay Ali Tatar hakkında ne yazmıştı?.. Hepimiz hatırlayalım: “Ayılanlar bayılanlar, merdivenden kayanlar, yurt içinde ya da yurt dışında kalbi sıkışanlar, mermiye kafa atanlar... Efendiler, hesabı ödemeden nereye?..” Bu sözde yazarın yazısının bir bölümü bu... Alaycı ve aşağılayıcı yazıyla suçsuz generaller, amiraller ve subaylar için yapılan hakaret dolu makalenin içeriği asılsız çıkınca bu şahıs suspus oluverdi. Güya araştırmacı gazeteci ya... Nedense bütün araştırmalar sürekli Cumhuriyet’e karşı oluşmaya başladı. Ama nedense yazılı ve görsel basında çıkan, “Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ’nün kumpaslarından (Amirallere Suikast) soruşturmasında, hakkında ikinci kez gözaltı kararı vererek Yarbay Ali Tatar’ın intiharına neden olan, Balyoz soruşturmasında da koordinatör savcı olarak görev yapan eski Yargıtay üyesi Süleyman Pehlivan hakkında fezleke hazırlandı” haberini hiç okumadı mı?.. Kumpas şehidi olan yarbayımızın hangi durumunu araştırdı da ona ağır suçlamalarda bulunuverdi?.. Kumpasla içeri atılanlar hakkında ağır suçlamalarda bulunan bu yazar neden özür dilemez?.. Çıksın da bunu anlatsın bakalım...

TÜRK ADALARININ İSTİLASI KONUSUNDA PARMAĞINI OYNATMAYAN İKTİDAR VE YALAKA TAKIMI, SUÇU HEMEN LOZAN’A ATARAK SIYRILMAYA ÇALIŞIYOR... Gelelim asıl konumuza... Bilindiği gibi, aylardır sürekli söylenen ve halkıyla – muhalefetiyle iktidara “Ne yapıyorsunuz?..” uyarısı yapılan Türk adaları konusunda herkes suspus oturmakta. Herkes dediğimiz yalaka basın ve onun kalemşörleri. Muhalefet diyor ki, “Yunanlılar, Türk adalarını gasp etti. İstila etti. Hatta bu adalarda askeri üsleri kurdukarına dair resimler ve belgeler de sunuluyor” uyarılarını yaptığı halde... Bu uyarılara kulak asmayan yine bu aynı yazar(lar), alaycı tavırlarla “Araştırmacı gazetecilik” yaptığını iddia ederek... Türkiye’nin adeta tapusu olan Lozan’ı karalayarak iktidara yine şirin görünmeye çalışanlar değil mi?..

EGE ADALARININ SİYASİ DURUMU İNCELENMİŞ OLSAYDI, LOZAN DEĞİL, BU İKTİDARIN SESSİZLİĞİ DAHA İYİ ANLAŞILACAKTI... VAR MI YALAKA BASINDA ÖYLE BİR BABAYİĞİT?.. Bu yandaş yazar, Ege Adalarının siyasi durumunu biraz daha araştırmış olsaydı, bakın önüne nasıl bir bilgi çıkacaktı. Hadi biz yazalım da kendisi araştırmadan kurtulmuş olsun. Ege Adaları Lozan’da kaybedilmedi. Aksine kazanıldı. Hatta son yakın tarihe bakılacak olunursa, bunun Türk devletine ait olduğu hemen ortaya çıkar. Nasıl mı?.. Açıklayalım: İşgal edilen ada sayısı 18... Dile kolay. Bir değil, iki değil... Tamı tamına 18 ada. Dünyanın coğrafi ve siyasi yapısına bakıldığında, küçük adalarda devlet kurulurken... Biz, 18 adayı ruhsuz bir şekilde veriyoruz. Hem de zayıf bir Yunan devletine. Ayrıca, (Yunan ordusu tarafından işgal edilen adalar arasında 12 Eylül’de Erbakan ve Türkeş’in kısa süreliğine de olsa sürgün edildiği Eşek Adası ve Uzun Ada da var. Bu adalar hani Lozan’da kaybedilmişti?..) diye çıkan önemli haberleri, bu araştırmacı yandaş ve yalaka yazar(lar) okumuyor mu?..

YALAKA VE YANDAŞ YAZAR, BUNLARI OKU BAKALIM... ADALAR KİME AİTMİŞ VE HANGİ BELGELER BUNLARI DOĞRULUYORMUŞ... Sözüm ona, yandaş gazeteci araştırma yapmış’mış da... Ege’deki adaların Türkiye’ye ait olmadığı kanısına varmış’mış da... İktidarın bir suçu ve sorumluluğu yokmuş’muş da... Ne varsa bütün suç, Lozan’ınmış’mış... Hadi oradan cahil adam... (TBMM’de 26 Mart 2015’teki oturumda, dönemin Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ‘Lozan ve Paris Antlaşmalarına göre adaların hukuken Türkiye’ye ait olduğu ve adaların fiili olarak Yunan işgali altında olduğu’ ifade edilmedi mi?.. Bunun yanında, Dışişleri’nin 242 Nolu açıklaması da, Yılmaz’ın beyanlarıyla çürütülmüş olmuyor mu?.. Bu yorumlar ve açıklamalar hiç gözüne batmadı mı?.. Ayrıca, Eşek Adası’nın, 1943 tarihli İNGİLİZ ve 1951 tarihli AMERİKAN haritalarında 12 Ada deniz sınırlarının dışında olduğu, TÜRKİYE’YE AİT OLDUĞU ve isimlerinin TÜRKÇE YAZILDIĞINI nasıl gözden kaçırırsın?.. Son olarak, Yunan devletinin 2004 yılından itibaren 3 adamızı işgal etmesiyle başlayan istila... Bugün 18 adaya kadar çıkmıştır. Bugün “Tek bayrak – tek devlet” lügatıyla konuşmalar yapan iktidarın bu durum karşısında derin bir sessizliğe bürünmesine mana vermek çok zor. Yalaka ve yandaş yazar(lar), kendini araştırmacı gazeteci diyerek Lozan’a kafa atan yazar(lar), ortaya çıkın da bunun açıklamasını yapın bakalım?.. Asla yapamazlar... Çünkü her şey kabak gibi ortadayken.. İNGİLİZ ve AMERİKAN arşivleri bu adaların TÜRK ADALARI olduğunu resmi belge ve haritalar belgelerken... Yalan – yalnış arşiv belgeleriyle mi karşımıza çıkacaklar?.. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da yandaşlık yapmak (hele ki milli topraklarımızın verilmesine sessiz kalmak) vatanı teslim etmek kadar korkutucudur.

DAHA KORKUNÇ OLAN DUYUMALAR BİLE ARTIK İKTİDAR TARAFINDAN DİLLENDİRİLMİYOR... YANDAŞ İSE TARİHİ BİLGİSİZLİĞİYLE TAVAN YAPIYOR VE EGE SULARINDA BOĞULUYOR... Bir Emekli Kurmay Albayımız, Ege adaları hakkında 3 ciddi açıklamasını kaleme alıyoruz: (1– “2004'ten itibaren AKP hükümetleri, vatan topraklarını Yunan askerine teslim ettiler. İşgal 2004'te başladı. Bunun o dönemde AB'den müzakere tarihi alabilmek için verilen bir taviz olduğu söyleniyor...” (2– Diğer bir iddia da 6-7 Eylül olaylarından sonra Türkiye'den göç eden Rumların mallarına karşılık olarak bu adaların verildiği…” Sadece bu mu?.. Tabii ki hayır. Bakın üçüncü açıklaması daha var subayımızın: (3– “Bulamaç ve Eşek adaları, ismen belirtilerek herhangi bir anlaşma ile hiçbir ülkeye devredilmemiş, Osmanlı Adası kimliğini korumaktaydı. İddia edildiği gibi Yunan adaları değiller. Her iki adanın da Lozan Barış Antlaşması Madde 12 gereği silahsızlandırılmış olmaları gerekmektedir. Ama bu adalarda artık Yunan askerleri var.” Yandaş yazarlar yalakalıklarında liderliği korurken... Nedense tarih bilgisinde değil lider olmayı... Bilgisizlikte sınır tanımayacak kadar kendilerini cümle aleme güldermeye devam ediyorlar. Kendilerine araştırmacı gazeteci yazar görünümü vermeye çalışanlar, gidin biraz arşivleri karıştırın da, devletinizin, milletinizin, şehitlerinizin canını verdiği bu konuda, milli olun... Kendinizi kandırıyorsunuz ama milleti kandıramazsınız... Yoksa bugün de olduğu gibi, her şeyin üstünü yalakalıkla kapatayım derken, tarihi cahilliklerinizle Ege’de boğulup gidersiniz.

 

var addthis_config = {"data_track_addressbar":true};

 

HT Mansetler

Reklam vermek istiyorsanız bize buradan ulaşın

FLORİDA TURK GAZETESİ size Güney Florida Türk toplumunun yerel haberlerini, Türkiye ve Türklerle ilgili dünya haberlerini, yorumları ve bazi değerli yazarların köşe yazılarını ve dernek duyurularını anında sizlere getirmektedir. Küçük bir ücret karşılığında ana sayfaya koyduracağınız "banner"ınızla okuyucularımıza ulaşabilırsınız.

WebTrafik istatistikleri
3000 aylık sayfa görüntüleme
Alexa sıralaması için bakınız: ALEXA

200x300 pixel banner: aylık $150
Link: aylık $50

Data fazla detay için: (786) 251-9996, ya da aşağıdaki formu doldurup gönderin:
http://www.floridaturkgazetesi.com/contact