ENFLASYON DÜŞMEZSE BAHANE HAZIR: İRAN SAVAŞI DİYECEKLER...

Submitted by FTG on Sun, 01/18/2026 - 09:51

Ökkeş Ağaoğlu

İÇ hesaplaşmalar veya iç meseleler de yurt dışındaki olaylara gebedir... Hatta öyle bir gebedir ki, her şey pamuk ipliğine bağlanmış şekilde çalışmaktadır... Çünkü dünyada bilimsel alanda teknoloji ne kadar ilerlerse, ekonomik kapışmalar... Askeri liderlik inatlaşmaları... Koltukta kalabilme savaşı ister istemez bütün meseleleri birbirine katar... Ve ortaya bir tek ana konu çıkar: O da ciddi ekonomik krizler ve enflasyon...

Konuyu her ne kadar irdelemiş olsak da, içine girildikçe bahaneler birbirini izleyecektir. Çünkü artık bunlar bahane değil, aksine asıl hükümet krizleridir... Olası bir çatışma anında veya olası bir savaş söz konusu olduğunda bundan sizin de etkileneceğiniz mutlaktır... Kaçamazsınız... Ama şu anda kaçmanız gereken ve elinizde olan o kadar çok koz ve detay var ki... Hangi konuya başlık atarak Türkiye'yi bu konunun üzerine koyarsanız koyun, mulaka başarıyla sonuçlanır... Çünkü konu hem Türklükle ilgilidir ve hem de Atatürk ile ilgilidir... Örneğin Atatürk nasıl ki İstiklal Harbi'ni kazanarak ülkemizi yeniden kurdu... Adam etti... Ve peşi sıra da Türklüğü kabul etmeyen Osmanlının saçma sapan yönetimleriyle (ve tahtta kalabilmek için kardeşlerini, anne - babalarını ve hatta hanımlarını idam etmeleriyle) savaşarak yerine yepyeni ve pırıl pırıl bir ülke yarattıysa... Bugünü bunu kabullenemeyen bir Amerika ve İsrail hükümetleri var... Tabii bunun yanı sıra Avrupa ülkelerini de katabiliriz... Ama bugün bunu görmeyen veya görüp de hoşlarına giden Atatürk düşmanları zihniyetlerin Amerikancı olmaları artık sırıtmaktadır... Değil ki Atatürk düşmanlığıyla bozuk giden bir hükümet yönetimini idare etmeyi... Türk halkının ekonomisinin ne kadar bozuk giderse gitsin bir o kadar sevinmelerine neden olmaktadır.. Zaten bunu, karnelerden Atatürk'ün resimlerini ve öğretilerini kaldırmaları ispatlamıyor mu? Şimdi bu zihniyete bunu sorduğunuzda size "Biz sizden daha Atatürk'çüyüz" diyorlar... Bunu söyleyen en başta Milli Eğitim Bakanı... Bu adamlara ne derseniz deyin, yeter ki Atatürk demeyin... Hele ki resmi bayramlardaki Anıtkabir kutlamalarında ortalığa attıkları o sözlü sloganlar ne İslami terbiye ve ahlaka sığmakta... Ne de siyasi olgunluğa... Onlar için din ve ahlak o kadar önemli ki... Küçük çocuklara yapılan iğrenç istismara yönelik yaptıkları şu açıklamaya bir bakar mısınız: "Bir kereden bir şey olmaz..." Hem de bunu söyleyen bir kadın bakan... Şimdi diyeceksiniz ki "Bunun ekonomiyle ne alakası var?.." Öyle bir var ki!.. Bunu asla tahmin edemezsiniz... Çünkü bu çocukların istismara uğradıkları yer tarikat ve cemaat evleri... Veya haneleri... Veya okulları... Ve hatta vakıfları... Ve bu vakıflar ekonomik açıdan hükümetten öyle kıyak paralar alıyorlar ki, bunu söylemenin değil, telaffuz etmenin bile ne kadar zor olduğuna söylemek mümkün.... Örnek mi istiyorsunuz... Bedavadan vakıflara dağıtılan paraların adreslerini verelim, bakalım ne düşüneceksiniz. 1) Okçular Vakfı'na: 16.640.457.11 TL. 2) TÜRGEV'e: 51.593.04070 TL. 3) TÜGVA'ya: 74.276.471.18 TL. 4) T3 VAKFI'na: 41.363.939.34 TL. 5) ENSAR Vakfı'na: 29.797.240.53 TL. 6) Önder İHL Derneği'ne: 13.290.324.65 TL: 7) Türkiye Maarif Takvimi'ne: 26.490.665.00 TL. 8) İlim Yayma Vakfı'na: 9.365.326.00 TL. 9) İnsan Vakfı'na: 4.335.820.00 TL. 10) Asitane Vakfı'na: 1.770.354.00 TL. 11) Birlik Vakfı'na: 758.300.00 TL. 12) Yeni Dünya Vakfı'na: 1.401.576.42 TL. 13) Darü'l Fünun Vakfı'na: 2.242.686.40 TL. 14) Mahmut Hüdai Vakfı'na: 16.476.823.48 TL. Alın size bedavadan tarikatlara, vakıflara ve vakıf ayağını kullanarak ortalığa giren cemaatlere dağıtılan paralar... Şimdi sizce bu paralar, yandaşlara yönelik kurtarıcı olmuyor mu?. Ama onlara sorarsanız Cumhuriyet sistemi İslami toplumu olumsuz yönetiyor gibi... Ama bu açıklanan paraların hiçbirinin ne halka yönelik bir yatırımı olmuştur... Ne de Türk halkına yönelik bir bilim ve ilimden oluşan eğitimine.... Bu paralar resmen haksız yere yandaşlara verilen cumhuriyet düşmanlarının bir sembolü niteliğindedir. Asıl konu ise, halkın bu kadar ağır vergi yüküyle ezildiği, inim inim inlediği yılları böylesi bedavadan geçinen vakıflara nasıl ve neden dağıtıldığıdır... Bunun açıklamasını aslında yaptık: Atatürk'ü din düşmanı ilan etmek... Ve Türklüğü ortadan kaldırmak... Oysa bu iki faktör ortadan kaldırılması gereken o kadar kolay bir konu değildir... En önce sen ekonomiyi kendine bağlarsan... Yandaşlarına Hazine'nin musluklarını açarsan bundan ne halk memnun kalır, ne de eğitimimiz... Hatta silahlanma sanayimiz bile bu tür peşkeş çekmelerden oldukça rahatsız oluyordur... Ama ne yaparsınız ki şeriat kafasıyla yönetilmek istenen sağ zihniyetler bedavadan dağıtılan bu paralara sırf ideolojilerini bu hükümet tatmin ettiği için seslenmiyorlar... Yoksa onlar da paylarına düşen hisseyi öylesine isterler ki, hiç sormayın... Hatta ortalığı birbirine katarlar.

ŞİMDİ KAPIMIZA KADAR DAYANAN BİR İRAN SAVAŞI SUYU KAYNATILIYOR... AMA BU KAYNAMA ENİNDE SONUNDA BİZİ DE VURACAK. O ZAMAN EMEKLİYE VE MEMURLARA MAAŞ BİLE VEREMEYECEKLER... Petrol savaşları sonunda Venezuela'ya kadar uzandı ve bir ülkenin liderinin yatağından alınarak başka ülkeye kaçırılmasına bile neden oldu... Bunu yapanlar elbette Amerika'lılar... Çünkü Amerikalılar o kadar şımarık ve o kadar kendilerinden eminler ki, "Dünyayı biz yönetiyoruz" şımarıklığıyla hareket edip ne Birleşmiş Milletler Uluslar Kanunu'nu dinliyorlar... Ne de NATO gereği başka ülkelere saldırmazlık paktına uyuyorlar... Uydukları hiçbir şey yok... Sadece silah gücüm etkili ve yetkili olduğu için istediğim ülkeye çökerim ve hatta onun yönetimini kendisiyle yok ederim şımarıklığının esiri olarak hareket ediyorlar. Tabii bu bir yere kadar... O yer de İran oluyor... Çünkü İran o kadar kolay bir lokma değil... Bunu Amerika da biliyor. Nasıl biliyor derseniz?.. İsrail bir arada İran'a füzeler fırlatmıştı... .Tahran da bu füzelere Hipersonik füzeleriyle karşılık vermiş ve İsrail'in o çok övündüğü, hatta yere göğe sığdıramadığı çelik kubbeyi delip geçmişti... Bu da İran'ın füzeler konusunda sesten 10 - 12 kat hızlı füzeler ürettiğini kanıtlamıştı... İşte bu açıdan bakıldığında Amerika'nın gözü bu füzelerden korkmaktadır... Çünkü füzeler başka ülkelerde bulunan Amerikan üslerini (bunların içinde Katar, ırak ve Türkiye'de bulunan Amerikan üslerini) vuracak şekilde konumlandırılmışlardır... İlk hedefler olarak da haritada yerleri belirlenmiştir.. Ama asıl müttefikleri korkutan, Trump bu füzeleri durduramazsa olası bir nükleer başlıklı füzeleri kullanmaya yönelik olacağı yönündedir...(Ki Trump bunu yapabilecek deliliğe sahip faşist bir liderdir... Psikopattır...) Ve bu gelişmeler Türk ekonomisini öyle yaralayacaktır ki, hiçbir üretimi olmayan bir ülkeyi dışa bağımlı yapan AKP'nin bütün kozlarının Amerika'da olacağı şüphesizdir. Çünkü her şeyde ithal rejime dayalı bir ülke yöneten AKP, Amerika'nın işine gelmeyen ülkeler için "Türkiye'ye bu ürünleri vermeyin... Veya AKP hükümetine "Şu falanca ülkelerden şu ürünleri alamazsınız. Buna müsaade etmiyorum" derse bizimkiler ne yapacak?.. Her şeyi dolara endeksleyen bir ülkenin yönetimi koltuğunu kurtarmak için Amerika ne derse onu yapacak. Yani enflasyonu düşüremeyen AKP hükümeti, "Şu anda savaş komşumda, yanıbaşımızda gerçekleşiyor ve ekonomiz elbette sağlıklı gitmeyecek" diyerek bahaneyi çoktan bulmuş olacak.

DAHA BUGÜN EMEKLİSİNE PARA VEREMEYEN BİR TÜRKİYE YARIN OLASI BİR SAVAŞ ANINDA HİÇ VEREMEZSE O ZAMAN TÜRK EKONOMİSİ NASIL OLACAK?.. DOLARA BAĞIMLILIĞIYLA BATACAK... Yarınki savaş olasılığına hiç gerek yok... Bugün bile emeklisine doğru dürüst bir maaş veremeyen hükümet ile karşı karşıyayız. Düşünsenize, milyonlarca mülteciyi ülkesine almış bir Türkiye'yi düşünün... Ve AKP liderinin ortaya çıkıp "Gerekirse size bir 40 milyar dolar daha bulurum" diyerek ülkesindeki insanlarına karşı ters bakan bir zihniyeti düşünün... Hatta bir keresinde yaptığı basın açıklamasında "Benim için Suriyeliler, Türk vatandaşlarından üstündür" demişti... Ve bu sözü Türk milletinin yüreğini o kadar acıttı ki, resmen BOP'un gerçekleşmesi yönünde Türk'e nasıl düşman gözle baktığının bir kanıtı olduğu sabitlenmiş oldu. Şimdi durum bu açıdayken, hatta bir keresinde "Suriyeliler için gerekirse 40 milyar daha bulurum" diyerek emeklisine rahatlatıcı bir maaş veremeyen Erdoğan hükümeti, artık sıfırı tüketmiş bir hükümettir. Ve ekonomisi de gittikçe batmaktadır... Onun için diyoruz ki, "Bugün ekonomisinin enflasyon yükselişini durduramayan bir AKP, yarın olası bir İran - Amerikan ve tabii ki İsrail savaşı sırasında Türkleri nasıl bir yıkım projesi bekliyor olacak?" Ve o yıkım projesine bahane olarak "Kapı komşumuz savaş halindeyken bizim ekonomimiz elbette etkilenir... Enflasyonun düşmemesinin nedenini anlatmaya gerek var mı?" bahanesine şimdiden başka kılıflar hazırlayan AKP hükümeti, 25 yıllık petrol anlaşmasına imza atarak Amerika'ya kökten beli bağlanmış durumdadır... Eeeeeee, bu kadar elindeki kartları açıklarsan... Bu kadar Türk düşmanı olmayı göze alırsan... Bu kadar Atatürk'e karşı olmak için ülkeyi uçurumun kenarına sürüklersen... Bu kadar din iman ahlak bahanelerini sıralayarak milleti kandırırsan... Sonunda Türk milletine "Kaybettik" açıklamasını rahatlıkla yaparsın. Ne de olsa BOP da İran ve Suriye ile tetiklendirilirse, AKP ve lideri şimdiden koltuklarını sağlamlaştırmak gayretine devam edecekler. Peki nereye kadar? Tabii ki seçime kadar. İlk seçimde sandığa gömülecekler. Onun için Ortadoğu ne kadar kaynarsa AKP için o kadar iyi görünmekte.