İRAN, AMERİKANCI İSLAM ALEMİNE EN İYİ DERS VERİYOR...

Submitted by FTG on Sun, 03/15/2026 - 10:03

Ökkeş Ağaoğlu KONUYA nereden başlayacağız tabii ki de biliyorsunuz: Atatürk'ten... Mustafa Kemal Atatürk, 100 yıl öncesinden bugünü görerek aynen şu cümleleri söylemiştir: "Bir gün, Birinci Cihan Harbi’nden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvele haddini bildiren Türk halkı onların da hakkından gelecektir…” Evet... Bu öngörü bir asker için tespit edilmesi gereken düşünceleri için zaruri olmalıdır... Yani ülkesini ve dünya atmosferinde dönen dolapları analiz ederek ülkesinin çıkarlarını ve zararlarını iyice tespit etmesi gerekir... Peki bu yapılıyor mu?.. Tabii ki de hayır... Siz bırakın yapmayı, Türkiye'yi Ortadoğu batağına sokmak için sınırlarımızdaki mayınları bile kaldırmalarına karşı gelmeyen bir ordumuzun yetkililerinin ne kadar etkisiz ve pısırık olduklarını gösteriyor... Hal böyle olursa elbette pısırık olanları (yani korkaklar) ile cesur olanları (yani Atatürkçü Kemalist görüşte olanları) aynı teraziye koyarak tartacaksın... Ve doğru olan hangisi ise onun peşinden gideceksin.... Burada doğru olan Kemalist akımcılardır... Yanlış olanlar ise BOP'un peşinden koşanların peşinden koşarak yalakalık yapanlardır. Bugünkü yetkili ve etkililer her nedense yurt içinde vatandaşlarına etkili, ama yurt dışındaki Batılılara karşı etkisiz ve cılız kalmaktalar... Hatta onlarla aynı görüşte hareket etmekteler... Kendi yandaşlarının beyinlerini dinsel konularla öylesine aşılamışlardır ki, o kişiler kimin ve hangi görüşü savunanların peşinden gittiklerinin farkında bile değiller. Onlar için önemli olan din - iman ve duadan başka öteye gitmeyen zeka... O zekayı aşıp da sınırı aşarak ülkesini düşünecek olsa bugün iktidar partisi ve onu besleyen MHP asla bir daha ülkede (siz bırakın siyaset yapmayı) Meclis'e bile giremez. Ama gelin görün ki vatana ihanet açısından ülkenin içinde cirit atıyorlar... Buna ne onlara oy veren kitle bir şey sorabiliyor... Ne de yarının ülkesinin içinde daha da kötü durumlara düşebileceğini tahmin edebiliyor. Durum böyle olunca elbette Amerikancılık ön plana çıkmış oluyor... Amerika ne yapıyor peki? Ne yapacak!.. Ne kadar İslam ülkesi varsa hepsini kendine bağlamayı biliyor... Yaptığı politik manevralarla onları kendine bağlıyor... "Ülkenize Amerikan üssü kurmama izin verin, sizi koruyalım" palavrasını sıkarak dünyaya hükmetme arzusunu daha da perçinliyor... Buna uyanamayan cahil İslam halkı, "Süper güç Amerika'ya üs verdik, artık bize kimse karışamaz" edasıyla hareket ederek bugüne kadar geldiler...

BİR TEK İRAN, ONURUYLA AYAKTA DURARAK AMERİKANCILIĞA KARŞI GELDİ VE BOYNUNU EĞMEDİ... PEKİ İSLAM ALEMİ NE YAPIYOR?.İRAN'IN ARKASINDA DURAMIYOR... Bugün Ortadoğu'da kan gövdeyi götürüyor... Okullar bombalanıyor... Gencecik öğrenciler atılan bombaların altında can çekerek ölüyor... Vahşice bir savaşı uygulamak isteyen iki kuduz köpek İsrail ve Amerika, Ortadoğu'ya ateş açıyor... İslam alemine kin ve nefretini azılı bir şekilde gösteriyor... Bunu daha önce Kaddafi'yi öldürterek... Saddam'a da aynı kaderi paylaştırarak... Ve Suriye'ye uzanıp Esad'ı dışarı kaçmasını zorlayarak Ortadoğu'ya çöken bir cinayet şebekesini görüyoruz... Hedefleri: Kukla bir Kürdistan devleti kurmak. Sonra oraya fitneci Yahudi grubunu yerleştirerek Büyük İsrail devletini kurmak... Asıl amaçları bu... Peki bunu nerede yapıyorlar?.. Elbette Ortadoğu'da... Yani İslam aleminin göbeğinde... Niye, başka yer bulamadılar da mı oraya yapıyorlar?.. Mutlaka oraya yapacaklar... Çünkü hem atalarının intikamını almak için Haçlı ordusunun zaferini devam ettirmek istiyorlar... Hem de İslam aleminin tam da göbeğine bomba gibi düşerek Müslümanlığı ortadan kaldıramasalar da, onları köle durumuna düşürüp, kabile ülkeler haline getirerek zayıflatmak... Suriye'ye kadar yıktıkları ülkelere karşı gösterdikleri yapay kahramanlıklarıyla övünen Amerika ve onun yedek takımı İsrail, en son yumruğu vurmak için heyecanlanırlarken, hiç ummadıkları bir İran çıktı karşılarına... Rıza Pehlevi'den beri İran'ın üzerinde oynadıkları oyunlarının gücüne ve dış ilişkilerine güvenerek saldırdıkları İran'ın kolay lokma olacağı tahminini yürüttüler... Ama hayat öyle sürprizlerle doludur ki, İran onlar için sert bir kaya oluverdi... Hele ki Çin gibi, Rusya gibi güçlü nükleer ülkelerin de İran'ın arkasında olduğunu görünce Amerika ister istemez geri vitesi takıverdi... Gerisin geriye doğru çekiliverdi... Çekildi ama fiyakası da bozuluverdi... Çünkü İran, Amerikan uçak gemilerini ve normal savaş gemilerini de vurunca bu Trump için büyük bir bozgun oldu... İran ise hiçbir zaman masaya oturmadı ve otursa da ülkesinin boş durmadığını göstererek İsrail gibi o da Tel Aviv'i vurarak gücünü göstermeye devam ettirdi.

AMERİKA'NIN YENİ TAKTİĞİ: HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN DÜNYA EKONOMİSİNE TEHDİT OLMAMASI İÇİN ÜLKELERİN HÜRMÜZ'E GEMİLERİNİ GÖNDERMELERİNİ İSTİYOR... Trump, İran karşısında aldığı yenilgi onu yeni suç ortakları aramaya sevk etti... Örneğin Hürmüz Boğazı'nı sanki dünyaca korunması gereken bir bölge gibi göstererek kendine yandaş arama yoluna gidiverdi. Bakın Trump ne dedi: "Özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülke, Boğaz'ın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla, ABD ile eşgüdüm içinde bölgeye savaş gemileri gönderecek... Umarım Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkeler de bölgeye gemiler gönderir ve böylece Hürmüz Boğazı, tamamen etkisizleştirilmiş bir ülke tarafından artık tehdit oluşturmaz..." Zaten Çin için önem taşıyan Hürmüz Boğazı için İran "Boğazı açık tutma" garantisini vermişti... Hatta Rusya, Çin, Pakistan ve Türkiye'ye ait gemilerin serbestçe geçmeleri sözünü de veren İran'a karşı "Hürmüz Boğazı'nı kapatacak" yaygarasını koparan Trump'ın dünya ülkelerindeki savaş gemilerini yardıma çağırması, bir nevi fitnecilikten öteye de gitmemekte... İşte tam da burada dünya ülkeleri verdikleri kararla eğer ki İsrail'i ve Amerika'yı kınarlarsa, İran'dan alacakları hizmet devam eder (Ki, bunun böylesi olması da icab eder...) Ayrıca bunun aksine savaş gemileriyle Hürmüz Boğazı'nı kapatıyor yaygarasıyla İran'a savaş açmak, tam bir delilik olur... Çünkü bu gibi tehlikeye karşı Çin ve Rusya, İran'ın savaşta galip gelmesi için epey füzeler, akıllı bombalar ve havada üstün olması için sismik cihazlar gönderdiler... Bu ve buna benzer haberler zaten basına yansıyor... Ama hepsi elbette ki yansıtılmıyor...

TÜRKİYE ŞU ANA KADAR ÇEKİMSER GÖZÜKÜYOR... İYİ DE TRUMP'IN DÜNYA ÜLKELERİNe "HÜRMÜZ BOĞAZI'NA GEMİLERİNİZİ GÖNDERİN" YARDIMINA NE DİYECEK? ELBETTE HAYIR DEMEDİLİR... Son olarak Trump, yenilgiye doymayan biri olarak halâ savaşın sürmesinden yana kozlarını kullanmaya çalışıyor... Hem asker ve hem de askeri yığınaklar yapmaya devam ediyor... Son olarak da, dünya ülkelerine "Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması gerekir. Yardım edin ve Hürmüz'e gemilerinizi gönderin" mesajını iletiyor... Türkiye bu mesaja ne diyecek?.. Tabii ki icap etmeyecek... Etmemesi gerekir... Çünkü İran şunu açıkladı: "Hürmüz Boğazı'ndan Rusya'nın, Çin'in, Pakistan'ın ve Türkiye'nin gemileri geçebilir... Onların dışındakiler geçemez..." Şimdi Türkiye'nin kalkıp da "Ben NATO üyesiyim ve Hürmüz'e gemi göndermeye mecburum" derse, işte o zaman "Ben İslam ülkesiyim" diyerek böbürlenmemesi gerekir... Çünkü İran, Türk gemilerine dokanmadığını Hürmüz Boğazı'nın Türk gemilerine açık olduğunu söylemişti... Şimdi durup dururken Batı'nın yanında yer almak hem İslamiyete karşı ihane olur... Hem de İran'a karşı büyük bir düşmanlık olur... Umarım bu acemiliği yapmazlar ve akıllı olurlar... Hiç olmazsa bir İspanya gibi, bir İtalya gibi dik dururlar... Düşünün İspanya Başbakanı ne diyor: "Biz barışın savaşarak gelmesini istemiyoruz..." İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de "İtalya’nın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesine katılmayacağız" dedi... Daha doğrusu her iki ülke de NATO üyesi oldukları halde yapılanların gaddarlık ve vicdansızlık olduğunu... Bir okula atılan bombayla yüzlerce minik yavrunun öldürülmesinin kabul edilir olmadığını vurgulayarak "Amerika'ya üslerini kullandırmayacağız" demişlerdir... Onun için Türkiye hem Müslüman olarak... Hem Hürmüz Boğazı'ndan Türk gemilerinin geçmesine müsaade edilmesine olanak tanıyarak barış sever duruşunu gösteren İran'a karşı komşuluk görevini yerine getirerek "Bizim hem Hürmüz Boğazı ile ve hem de İran ile hiçbir meselemiz yoktur" diyerek haçlı ordusunun şımarıklığına hiç olmazsa dur demelidir... Çünkü İran'ın düşmesi, Türkiye'yi de olağan üstü rahatsız edecek ve milyonlarca mülteci akınına uğrayacaktır. Dilerim Ankara'dakiler kafalarını çalıştırır da Amerika'ya ve İsrail'e gereken cevabı ders niteliğinde verir... Haçlı ordusunun daha fazla ilerlemesini sağlamaz ve yerinde durdurur... Çünkü burada bebek katilleri Amerika'nın ve İsrail'in değil, İran'ın yardıma ihtiyacı var.