TÜRKİYE, 12 İSLAM ÜLKESİYLE BİRLİKTE İRAN'I KINADI, YAZIKLAR OLSUN

Submitted by FTG on Sat, 03/21/2026 - 09:21

Ökkeş Ağaoğlu

ULUSLARARASI hukuku dinlemeyen... Milletler topluluğunun siyasi duruşuna önem vermeyen iki ülke olan İsrail ve Amerika, 200 uçakla İran'ın üzerine çöktüler... Bir okula bomba yağdırdılar ve 165 tane kız çocuğu bu vahşi saldırıda öldürüldüler...

İslam ülkelerinin tamamı suspus oldular... Bir tanesi meydana çıkıp da, "Bunu yapamazsınız... Bu yaptığınız katliam... Çocukları öldürdünüz hem de hiç duraksamadan" demedi... Aksine kendi düşüncelerinde dünyayı toz pembe görmeye devam ettiler... Peki İslam alemi bu kadar hareketsiz dururken, Türkiye'de neler olmuştu?.. AKP, Galata Köprüsü'nde İsrail'in yaptığı katliamı kınamak için yürüyüşler düzenledi. AKP hayranları da Galata Köprüsü'nde siyonist İsrail'i kınarken bağırıp çağırdılar. O halde şimdi sormanın tam da zamanı: "Hey AKP gönüldaşları... Galata Köprüsü'nde düzenlenen İsrail'i kınama yürüyüşünde esip yağıyordunuz... Peki şimdi İran'ı 12 İslam ülkesi (daha doğrusu korkak Arap ülkesi) kınarken, (Bunların arasında Türkiye de varken). neden ortaya çıkıp da, (Bizi neden kandırdınız?.. Galata Köprüsü'nde yaptığınız o yürüyüşlerin hepsi bir oyun muydu?) diye sormuyorsunuz?.." Soramazsınız... Çünkü sizde soru sorma kabiliyetiniz yok... Sizde Atatürk düşmanlığı oldukça, değil AKP'ye soru sormayı, ülkenin uçuruma gittiğini göremeyecek kadar vatan sevginiz körelmiş... Bunun ne anlama geldiğini dahi bilmeden, her gün sosyal medyada "Uçak yapıyoruz" yalanlarına... "Araba yapıyoruz" ilanlarına... "Uçak gemisi yapıyoruz" palavralarına dalıp gittiniz... Oysa bunların hiçbirini yapacak kapasitemiz de... Paramız da yok... Zaten paramız olsaydı emeklilere verilirdi... Öyle değil mi?.. Bizim yaptığımız her yapıcı eleştiriyi düşman gibi görerek cephe almanın manasızlığını şu anda İran'ı kınayanların arasında Türkiye'nin de olduğunu okuduğunuzda bize ne diyebilirsiniz?.. Hiçbir şey diyemezsiniz. Çünkü vatan aşkı ile yanıp tutuşan bizler, sizin İslami bakış açınızın daha da derinine inen ruhani yapıya sahip olduğumuzu kavrayamıyorsunuz... Bu gidişte hiç de kavrayamazsınız... Çünkü Atatürk'ü dinsizlikte suçlayan bir iktidarın peşinden giderken "Ülkeyi kurtaran ve bize Cumhuriyeti hediye eden Atatürk'e bunu neden söylüyorlar acaba?" diye hiç düşünmüyorsunuz bile... Bugün kuduz ve İslam düşmanı Trump'ın dokunulmazlığını Amerikan Yüksek Mahkemesi kaldırıyor... Düşünün, kendi ülkesindeki en ağır mahkeme bile Trump'ı her konuda suçlu görerek onun dokunulmazlığını kaldırarak cezalandırıyor... Ama Türk makamları hem İsrail'in ve hem de Amerika'nın yanında yer alıyor... Ve utanmadan İran'ı suçluyor. Peki İsrail Türkiye'deki bir okulda 165 tane minik kız çocuklarını öldürseydi bugün Amerika ve İsrail için ne düşünürdünüz?.. İsrail'i Galata Köprüsü'nde kınarken, Ankara'nın İsrail'in ve Amerika'nın yanında olduğunu gördüğünüzde ne yapardınız?.. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?.. Galata Köprüsü'nde yapılan İsrail karşıtlığından sonra bugün İsrail için mi Galata Köprüsü'nde buluşacaksınız?.. Siz ne yaptığınızı... Neyi nasıl düşünmek gerektiğini.... Atatürk'e küfür edenlerin bugünleri yıllar öncesinden nasıl planladıklarını hiç görmüyor musunuz?..

12 İSLAM ÜLKESİ BİR ARAYA GELİYOR VE İRAN'I KINIYOR... BUNLARIN ARASINDA TÜRKİYE DE VAR... GERÇEKTEN YAZIKLAR OLSUN... AKP hükümeti, sürekli İsrail üzerinden politikasını yürüterek "Nasıl olsa İsrail bana dokunmuyor, ben de onlara dokunmuyorum. Üstelik gemi ticaretimiz de tüm hızıyla devam ediyor... Ben usulen nasıl İsrail'i sınama yönünden eleştirilerimi yapıyorsam... Aynı şekilde İsrail de aynı seviyede eleştirisini bana yapıyor ve soframızın tuzu biberi aynen devam ediyor" demekte... Peki bunu ve bu gidişatın yalan dolan olduğunu anlatmaya çalıştığımız AKP'liler ne yapıyor?... Yaptıkları hiçbir şey yok... Ama ne zaman ki emeklilik yaşayan AKP'li naylon kahramanların bütçeleri azalmaya başladı... İşte o andan itibaren hafif de olsa eleştirilerini dile getirmeye başladılar... Peki bunların hepsi mi bu eleştiriyi yapıyor?.. Hayır... Asla yapmazlar... Hatta yapamazlar... Çünkü AKP'yi eleştirmek onların ruhlarında bile yok... Nasıl ki Allah - din - kitap ile yola çıkıp CHP'yi komünist ilan ettiler... İşte o kafa bugün de aynı şekilde devam etmekte... Hatırlarsanız 1968 yapımı Rus filmi olan Kiev'deki Adam filmi Türkiye'ye gelmişti... O zamanlar sol - sağ kavgaları manasız bir şekilde yapılıyordu... Manasız diyoruz, çünkü bugün Rusya ile sıcak temas halinde olan AKP'nin düne göre nasıl da dört elle Putin'e bağlılıklarını bildirdiğini unutmamak gerek... Hele ki o kapıda bekletildiği günlerin manasını da iyi bilmek gerekir... İşte o Kiev'deki Adam filmi Türkiye'de oynatıldığında yer yerinden oynadı... Sokakta üniversitelilerin kavgaları... Sağ cenahın Amerikancı pozisyona bürünmeleri... Solcu senaha "Siz komünistsiniz" ifadesiyle çatışmaları süratlandirmeleri... Hele ki Demirel'in "Kimse bana sağcılar adam öldürdü diyemez" ifadesiyle sağcı zihniyeti dopinglediğini... Ve bunların hepsinin altında yatan makam, oy potansiyelini artırma ve Atatürkçülükten uzaklaşma varyasyonları olduğunu unutmamamız gerekiyor.

KOMÜNİZM SAĞCILARIN YANINDA BEBEK KALIR... ÇÜNKÜ SAĞCILARIN NE DİNİ, NE DE İMANI VARDIR... ONLARIN İMANI MADDİYATA DAYANIR... BU SORULARA ASLA CEVAP VEREMEZLER... Neden mi?,, Soru: 1) Bugün S-400 füzelerini alan AKP neden komünist olmuyor?.. 2) Doğalgazda ve petrolde Rusya ile anlaşma sağlayan AKP neden komünist değil?.. 3) Bugün Rusların Proton Nükleer Füze Üretim Merkezi'nin teknolojisine neden ulaşamıyoruz?.. Rusya komünist olduğu için mi?.. 4) BAKIN BURAYI ŞİMDİ İYİ OKUYUN: Mersin Akkuyu Nükleer Santral yapılıyordu.. Ne oldu o iş?.. 2021-22 yıllarında bitecek denilen iş unutulup gitti .. Saf insanlar da "Bizimde nükleer santralimiz olacak" diye ağızları kulaklarına varmıştı... Oysa gerçek hiç de öyle değil... Ortada tam bir skandal var.. O skandalın adı "VATANA İHANET"... Akkuyu Nükleer Santralı (Akkuyu Mersin sınırları) içinde bir yer. Bakın burada neler dönüyor... Erdoğan dedi ki "Bütün dünya nükleer santral yapar da biz yapamaz mıyız?"... Yalan olduğu şuradan belli ki dünya nükleer santral yapımını durdurdu... Yapılmış olanların perdeypey tasviye edileceği İlan edildi... Yalanın ikincisi de Akkuyu santralini Türkiye yapmıyor...Ruslar yapıyor,,, İşin en vahim olanı da, yapımı devam eden bu santral Türkiye'nin değil... Yani bizim degil .. Bu santral Ruslar'ın.. Şimdi bu olanakları Ruslara sunan AKP neden komünist olmuyor?.. 5) Cumhuriyet tuğla tuğla sökülüyor... Atatürk sevgisinin azalması için her türlü pisliği yapıyorlar... Peki Atatürk mü komünist oldu da Cumhuriyet'i yıkmaya çalışıyorlar?.. Yoksa AKP mi gerçek bağımsızlık savaşı veriyor?.. İşte tüm gerçekler bu 5 soru içinde yatıyor... Ve bu soruların içini irdelemeye kalkarsanız sürüsüyle soru işaretlerinin karşınıza çıkacağını görürsünüz... Onun için dün 12 İslam ülkesinin İran'ı kınamasının arkasında elbette Amerikancılık politikası yatıyor... Daha doğrusu İslam ülkeleri resmen Haçlı ordusunu savunuyor ve onun arkasına geçerek kendini (yani makamını) garanti altına almaya çalışıyor... Yani koltuk kavgası... Bir iktidar koltuk sevdasına düşerek koca ülkenin kaderini ve yaşayan insanların geleceğini bu şekilde harcaması ve hatta harap etmesi ne demektir?.. Bu tam bir vatana ihanettir. İşte bunu iktidara oy verenlere anlatamıyorsunuz... Nasıl ki dün solcular komünist sevdalısı diye tanıtılarak yanlış politikalarla Amerika'yı evlerinin içine kadar soktular ise... Bugün de aynı düzen Amerikancılık üzerinden yapılarak servetlerine servet katmaktalar... Örneğin çok ciddi bir olay gözden kaçırılmak isteniyor. 2014-2018 yılları arasında boru hattı üzerinden yapılan işlemler nedeniyle Uluslararası Tahkim Mahkemesi Türkiye’nin Irak’a tam 1 Milyar 471 Milyon dolar ceza ödemesine karar verdi. Peki şu durumda bu olay, hükümet tarafından kamuoyuyla paylaşılıyor mu? Tabii ki de HAYIR... Peki hükümet bu para cezasını nasıl ödeyecek?.. Elbette her şeye zam yaparak ödeyecek... Özellikle akaryakıta zam yaparak... Ama bu parayı tahsil etmenin en kolay yolu var... Yani o kesilen cezayı o muazzam ihalelerle milyarlık yaptığı yandaşlara yansıtmalı... Hem de onlardan aldığı kadar, parti içinde trilyoner olanlara... Ve henüz basına sızmayan diğer ismi duyulmamış milyarder yandaşlara da yansıtılmalı... İşte o zaman işin adaleti ve hukuku yerini bulmuş olacak... Ne diyebiliriz ki?.. Buraya kadar yazıyoruz çiziyoruz... Ama ortada ne bir kıpırdanma var... Ne de bir açıklama... Sürekli halkın inim inim inlediği ekonominin bozukluğu... Dengesizliği... Ve aşırı bir zenginleşme ortamı... Bu işleri tek bir kurum çözecek.... Seçim, seçim, seçim... Yani halk.