Ökkeş Ağaoğlu
YİNE bir bilmişlikle ortaya çıkan emekli generalimizin, "Türkiye üzerinde oynanan oyun var" diyerek gündeme gelmek istemesi tuhaf değil mi?.. Çünkü daha önceleri söylenmesi gereken açıklamaları (veya sırları diyelim) bugün ülkenin bütün tersanelerine çöken hükümetin tezgahına karşı ayak uydurmak için çıkıp "Derin devleti" açıklaması biraz tuhaf değil mi?... Bunu hangi kefeye koyabiliriz?..
Bakın emekli generalimiz Pekin ne demişti: "Emekli Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, "Türkiye'de silâhlı kuvvetler veya askerî öğrenciler içinden seçilen gençlere Seferberlik Tetkik Kurulu ve sonra da Özel Harp Dairesi'nde görev verilirdi. Bunların kim olduğunu sadece MİT bilirdi. MİT ise zaten CIA ile Ankara'da aynı binada altlı üstlü çalışırdı. Maaşlarını ABD verirdi..." Ben Pekin generalimizin bu açıklammasına pek sıcak bakmıyorum... Çünkü yıllar önce söylenmesi gereken açıklamayı güya bir şey başarmışcasına ortaya çıkarak derinden bir devletin yapısını açıklaması biraz tuhaf değil mi?.. Çünkü..."Madem ki bunu açıkılıyorsun ve biliyorsun, o dönemde neden bunları açıklamadın?" diye sormamız gerekmiyor mu?..... Madem ki sende bu derin bilgi vardı "Neden sustun" generalim?.. Hem Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı'nı yapacaksın... Hem her konuda istihbarat gücünü elinde bulunduracaksın... Hem Genelkurmay karargahında olası güncel toplantıları yaparken bunları açıklamayacaksın... Hem Türkiye'nin kaderi elindeyken (Belki de kendi aranızda bunu konuşarak) kendi kendinize kafa yapacaksın... Ama Türk milletini bekleyen tehlikeyi bile bile yaşayarak susup öylece oturacaksın. Sizin bilginiz Türkiye için çok önemli bir yer edinse bile, sizin müdahalenize ve muhalefetinize inanmak çok zor... Çünkü Atatürk yaşamış olsaydı ve siz bu bilgiyi karargahta açıklamasaydınız (veya diğer generallerin bildiği halde Atatürk'ü bu bilgiden yoksun bıraksaydınız) sizi kapının önüne çoktan koyardı... Onun için sizin "Derin Devlet ve Amerika" üçlüsünü açıklayarak güya bir şey yaptığını sanmanız kadar acemice bir davranış, bir açıklama olamaz... Bunu bugün açıkladığınız için de utanmanız gerekmiyor mu?b. Sizin nereniz general?.. General dediğin ülkenin taşına toprağına gelecek her türlü zarara karşı canını ve kanını ortaya koyar... Gözü kara olması gerekir... Ama sizin bu açıklamanız diğer siyasi olayları saklamaktan öteye gitmiyor... En azından yazarların başına gelenler... Tehditler almaları... Hatta öldürülmelerine kadar uzanan olaylarda derin devlet var ise, o zaman sakladığınız bu düzenin suçlusu olmuyor musunuz? Sizin aldığınız askeri tedbirlerde sivil vatandaşların da can güvenliği için siyasi kadrolara farklı şifreli mesajlar göndererek onları durdurmanız gerekmiyor muydu?.. Örneğin MHP'nin başındaki Devlet Bahçeli'nin öz yapısının bugünkü hareketlerini ve siyasi amaçlarını taaaa o zamandan da biliyordunuz gibi bir his doğdu içimize... Ve sizler istihbaratın gereği gibi tehlikeyi gördüğünüz halde susmanız hiç istihbaratın gizlilik şifrelerine uyuyor mu?.. Ayrıca, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu değerlerimizin öldürülmelerinde bu Derin Devlet'in parmağı mutlaka vardır... Ve bunu zamanın İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın bilgisi sanki yok mu?.. Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'nun Mehmet Ağar'a "Bir şey biliyorsanız açıklayın" sorusuna verdiği "Bir tuğla çekersem duvar yıkılır" cevabın da Derin Devlet yapısından gelmiyor mu?.. Bize göre hepsinin parmağı var... Ve hepsi de Amerikan ajanlığı yapmaktalar. "Apo'ya özgürlük verilsin" diye ortaya çıkan Devlet Bahçeli de Derin Devletin adamıdır... Çünkü bunu anlamak için Ecevit'in açıklaması yeterlidir... Yani hem milli hareket olarak ülkede gençlerin ruhlarını kasıp kavuracaksın... Hem Amerikan düşmanlığı yaparak ülkenin her yerine adamlarını yerleştireceksin... Ve generalimiz Pekin de bunları bildiği halde bile bile her şeyi masal gibi seyredecek... Sonra da ortaya çıkarak "Derin Devlet" yapısını açıklamaya çalışacak... Bunun neresi vatanseverlik?.. Öyle değil mi?.. Eğer Pekin'in sözlerine "Doğrudur" diyeceğiz (Ki, bunu Ecevit yıllar önce açıklamıştı...) O zaman bugünkü Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı da "Derin Devletin adamıdır" dememiz gerekmiyor mu?.. Çünkü AKP'li oldular... Türkiye'nin sınırları ve güvenliği umurlarında bile değil... Yani hem AKP bir Amerikan projesi... Hem de generallerimizin hiç itiraz etmeden bu yapıya dahil olmaları da aynı projenin devamı...
"KİMLER DERİN DEVLETİN ADAMI?" DİYE BİR SORU SORULSA, ELBETTE AKLIMIZA İLK GENEL ASKERİ KARARGÂHTAKİLER GELİYOR. VE TABİİ Kİ MHP'LİLER. MEHMET AĞAR VE DEVLET BAHÇELİ DE DAHİL DAHA BİRÇOĞU... Derin Devletin ucu Türkiye Cumhuriyeti'nin yapısını bozmaya kadar gidiyor... Ve suspus olan generallerimizin bugün günah çıkarır gibi konuşmaları insanı enayi yerine koymak gibi olmuyor mu?.. Ayrıca "Eğer milli derin devleti olsaydı 1970 ve 1980 arasındaki askeri darbeler... Müdahaleler... 12 Eylül ve 15 Temmuz asla olmazdı" deniyor... Doğrudur... Peki ama aydın kitlemizin kalemlerini kırmaları (yani öldürülmelerini) seyretmek nasıl bir mantığa girer?.. Mehmet Ağar'ın çekeceği tuğlanın duvarı yıkacağını açıklaması bugün gerçekleşmedi mi?.. Mehmet Ağar bugün bugünkü yapının Cumhuriyete karşı tehdit olmasını seyretmesi asıl Derin Devletin adamı Mehmet Ağar'dır dememiz mümkün değil mi?.. Mümkün... Hem de dibine kadar mümkün... Ama gelin görün ki Atatürk'ten sonra bugüne süregelen askeri erkanın da - sivil erkanın da (yani parti liderlerinin bazıları da) bir tarikatlar... Yobazlar... Cahiller ordusu yaratarak ülkemizin bütün nimetlerini yok etmelerini seyretmek ne acı değil mi?.. Onun içindir ki Türkiye'nin siyasi yapısı halâ dimdik ayaktadır... Bunu yine Atatürk'e borçluyuz. Neden mi?.. Çünkü Atatürk, Anayasa'ya o ünlü 4 maddeyi koyduğu için, ne yaparlarsa yapsınlar o 4 madde onların yüreklerini hop hop hoplatıyor... Neden hoplatmasın ki?.. Düşünün, bugünkü iktidar güç zehirlenmesiyle bütün taşları yerinden oynattı ama o 4 maddeyi kaldırmaya gücü yetmiyor... Çünkü o maddede şu ürkütücü ifade var: "MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez." İşte bu "Teklif dahi edilemez" kelimesi, maddeler kaldırılsa dahi sonuçta vatan hainliğinden hapse girecektir manası çıkmaktadır... Ayrıca o kadar güçlüler ama her resmi bayramda Anıtkabire giderek Özel Deftere süslü laflar yazıyorlar. İşte o 4 maddenin korkusu onları oraya götürmekte...
ECEVİT'İN ATATÜRKÇÜLÜĞÜ BU YAPIYI GİZLEMEDEN BİR TELEVİZYON PROGRAMINDA AÇIKÇA SÖYLEMESİYLE ORTALIK FORMALİTE OLARAK KARIŞMIŞTI. SONRA ÖRTBAS EDİLDİ... O ZAMAN SAYIN PEKİN, NEREDEYDİNİZ?.. Ecevit'in odasına bir general girer.. Ve kendisine şu istekte bulunur: "Efendim bir ödenek için imzanız gerekli." Ecevit: "Bu imza ne için gerekli?.." General: "Özel Harp Dairesi için gerekli efendim..." Ecevit: "Ben öyle bir kuruluş duymadım ve duymamıştım..." General: "Şimdiye kadar Amerikalılar bu masrafı karşılıyorlardı... Ama şimdi kestiler..." Ecevit: "Peki kuruluş nerede oturur?.." General: "Amerikan askeri yardım binasının bir kanadında oturur..." Ecevit: "Peki ne yapar bu kuruluş?.." General: "Efendim, bu kuruluş Türkiye'nin bazı bölgelerinin bir işgale uğraması durumunda bir yeratı faaliyeti başlatabilmek için bazı vatanseverleri ömür boyu görevlendirir... Ve birtakım gizli silah depoları bulunur bu örgütün..." Ecevit, bu kendisinden ödenek isteyen generalin de o Özel Harp Dairesi'nde görevli olduğunu öğrenince kendisine şu soruyu sorar: "Bu konuda kaygılıyım..." General: "Bu konuda kaygınıza hiç yer yok efendim... Bunlar dürüst insanlardır... Böyle karanlık işlere bulaşmazlar..." Ecevit: "Peki ama sayın general, şu sırada Sarıkamış'taki MHP ilçe başkanı da o ömür boyu görevlilerden biri olamaz mı?.." General: "Evet öyledir ama çok iyi bir kimsedir..." İşte Ecevit bunu yıllar önce açıklamıştı... Bugün general Pekin'in bunu açıklaması yapay zekadan destek alması gibi bir şey olmuyor mu?.. Zaten general Pekin biraz düşünmüş olsaydı, Ecevit'in yıllar önce açıkladığı bu sözü tekrar gündeme getirmezdi... Veya başka açıdan getirerek sakladığı isimleri de ortaya dökerdi... İşte o zaman ölümsüz bir isim olurdu. İşte bunu başaramıyorlar... Sadece Derin Devlet var diyerek bir şey yaptıklarını sanıyorlar... Bunu yıllar önce biliyorduk... Hatta Ecevit'in bu açıklamalarının yanında Pekin sıfırda kalır... General Pekin bunu açıklayacağına, "Atatürk yaşasaydı Musul ve Kerkük'ü de Hatay gibi masaya yatıracaktı ve o ünlü Ankara Antlaşması gereği bu iki bölgeyi de Türkiye'ye katabilirdi" diyerek ortaya askeri bir açıklama yapabilirdi... Ve bugünkü Genelkurmaylı apoletlilerin hepsini utandırırdı.. General Pekin sen aslında bunu yapmalısın...